şükela:  tümü | bugün
  • spikerlerin fenerbahçe ile galatasaray *maçına koydukları alternatif isimlerden biri.
  • turkiye'deki ezeli rekabetlerin 4 buyuk takim arasinda gectigini belirtmeye gerek yok sanirim.. trabzonspor son yillarda geride kalsa da sehrin ve taraftarin ilgisi, ayrica da yasamis oldugu sampiyonluklarla bu resimde her zaman yerini alacak kuluptur. peki sampiyonluklarin bu 4 takim arasinda gecmis olmasi iyi midir kotu mudur? ezeli rekabet takimlarina neredeyse koru korune bagli olan taraftarlara ayri bir keyif ve zevk mi veriyor, yoksa tam aksine garip bir gerginlige mi surukluyor? bu sorularin cevabini vermeden once gelin* (bkz: trt turkcesi) dunyada ezeli rekabet orneklerine* bir goz atalim..

    italya: neden italya ile baslama geregi duydum bilmiyorum, oysa ki en sevmedigim liglerin basinda serie a geliyo.. efendim simdi yerel derbilere bakicak olursak, milano derbisini soylemeye gerek yok adamlar ayni stadda oynuyolar, milan ve inter rekabetinden soz edilebilir, her ne kadar inter, milan'in basari bakimindan 4-5 gomlek altinda olsa da bunu derbiden saymak gerekiyor (yoksa italya'da ne derbisi, hemen gecerim ispanya'ya).. ayni sekilde torino-juventus ve lazio-roma'yi da eklemek durumundayiz sanirim.. ama birbirimizi kandirmayalim, son yillarda derbi denicekse eger, juventus-milan basari bakimindan en kayda deger rekabet olarak gosterilebilir.. simdi entryi okuyan lazio veya roma sempatizanlarini sakin olmaya davet ediyorum, cunku juve ve milan kadar istikrarli 2 takim yok malesef bu ligde..

    peki bu 2sinin maclari nasil geciyor? ehhh.. puanlar yakinsa ciddi, degilse pek de alaka yok.. siddet olarak aslinda lazio-roma maclarinin daha sert gectigini tahmin ediyorum.. her ne kadar en basarili 2 takim olmasa da taraftarlarin her ne olursa olsun kosarak gidecegi mac bu olsa gerek.. ezeli rekabetten kastim da bu zaten, ne olursa olsun karsi tarafi yenmek ve bunun herseyden daha cok keyif vermesi, belki rakibe olan nefretin kendi takimina olan sevginin onune gectigi an bu.. yani kuzey italyadaki ruhsuz taraftarlar gibi diil roma'daki gladyator torunlari, kendilerini gercek italyan gibi gorup daha kotu olan ekonomileri yuzunden belki de takimlarina kuzeydekilerden daha siki baglilar..

    ispanya: eksi sozluk'un en populer takimlarindan ender ataklara sahip osasuna ve alaves den bahsetmiycegimiz ortada.. gercek ezeli rekabetten bahsediyoruz, tarihten, politikadan, bagimsizliktan, azinlik olmaktan, ekonomiden, luis figo'dan, ronaldo'dan.. dunya'da barcelona-real madrid maclarini sevmeyen bi futbol sever var midir bilemiyorum ama gercekten benim icin ezeli rekabetin en keyiflisi bu maclardir, ve acikca soylemek gerekirse bilmedigim bi sebepten real madrid'i destekliyorum ama onemli olan orda gercekten rekabeti yasamak.. maca gelenlerin gercekten kendilerini vatan arti takim bunyesinde o 2 takimla birlestirmeleri ve o sekilde desteklemeleri gercekten muhtesem.. yani boyle muhtesem bi derbinin altina aslinda madrid derbisinde atletico ve real de saglam derbidir yazamiycam, yo yoo yazamiycam.. bosverin..

    fransa: iste en zayif oldugum liglerden birisi, sadece gozlemledigim kadariyla anlatmaya calisayim, yanlis gorenler affetsin.. monaco, paris st germain ve marsilya basarilari bi kenara dursun en populer takimlar gibi gozukuyor.. bu ligin en onemli ozelligi bir yil sampiyon olan takimin ertesi yil kume dusmesinin baya yuksek ihtimalli olmasi.. kardesim dalga mi geciyosunuz dunya futboluyla, istikrar diye bisey var.. bi monaco'nun hakkini yememek lazim bu konuda, adamlar en azindan zirveye oynuyolar, sampiyonlar ligindeler cogunlukla.. ama don de st germain'e bi bak.. simdi ben nasil buliyim boyle ligde ezeli rekabet? marsilya-st germain?? monaco-marsilya?? yok ben bilmiyorum ve pas geciyorum fransa'yi..

    almanya: bilin bakalim takimlardan bi tanesi kim... yani ne kadar heyecanlandirmaya calisirsam calisayim bayern'in fiks basarisindan fazlasiyla sikildim.. yeter ya, eskiden seviyoduk tamam, ee kac yil ustuste sampiyon oldular, diger takimlari da kusturduler.. nedensiz olarak antipatik gelen dortmund'u bile tutar oldum, yeter ki cesit olsun.. daha fazla uzatmaya gerek yok, dortmund-bayern rekabeti iyidir, gerisi de yillik puan durumuna gore sekil alir, eger dortmund yaris icinde degilse ne olur bilmiyorum.. yani bayern'in ust siralarda olmadigini dusunemiyorum malesef.. rekabetin siddeti fena diil, roma-lazio'ya gore basarili olduklari icin daha ust seviyede ama barca-real olmadigi da kesin..

    ingiltere: her ne kadar liverpool'un ayri bir yeri olsa da* son yillarda arsenal-man utd rekabeti en keyif vereni.. yanlis anlasilma olmasin, ezeli rekabetten kasit su anda ligdeki en iyi 2 takimin maclari degil daha en azindan bir sure ve donemi kapsayan rekabetler.. o lige mal olmus, damgasini vurmus takimlar.. bu yuzden chealsea yok bu listede.. premier lig fanatikleri kusuruma bakmasin, liverpool-aston villa gibi eski donem bir rekabet varsa da son donem basarilar arsenal-man utd rekabetini cok populerlestirdi.. bu eslesmede taraflardaki ayni pozisyonun oyunculari hep kiyaslanir birbiriyle, bu bakimdan iyidir.. kaleci david seamon’la schmiechel’den tutun da defansin gobeginde kim varsa, ilerde eskiden bergkamp-anelka, bugun henry olsun tutup da bir andy cole, teddy sheringham, rudy van nistelrooy ile surekli olarak karsilastirilir.. (sanki bire bir oynuyolar anasini satiyim) aslinda bu bakimdan en uyumlusu bu rekabettedir.. avrupa’daki en iyi rekabet benim icin olmasa da biliyorum ki premier lig sevenler icin arsenal-man utd’dir.. bi kere adamlar seviyo bu sporu (kuzey italyali ruhsuz mu bunlar oyle defileden defileye gezsin, sokakta yan kessin, bildigin holligan) derbi falan bahane o yuzden..

    arjantin: yanlis hatirlamiyorsam 98 dunya kupasi zamanlarinda cikan bir dergi bu ezeli rekabetleri bir dosya haline getirmisti ve en yuksek siddeti de boca juniors-river plate maclarina vermisti.. eh bize uzak olsa da siddetin nedenini anlamak cok zor degil.. arada tarihi, cografi veya politik bir cekememezlik var mi hic bilmiyorum ama diger orneklerde goruldugu gibi ulkedeki ekonomik durumun icler acisi olmasi, insanlarin siki sikiya baglanabiliecekleri tek seyi futbol yapiyor.. zaten futbol memleketi, siddet seviyesi bizdeki galatasaray-fenerbahce rekabetinden daha yuksekte malesef.. yani gol olunca kale arkasindan ondeki tellere dogru firlayan taraftarlari akliniza getirin, sokakta sopali kavgalar.. bizde de olurdu eskiden bunlar ama artik pek kalmadi, organize guvenlik onlemlerinin arttirilmis olmasi da var tabiki..

    amerika birlesik devletleri: evet onemli bir ayrim duragi bu ulke.. garip bi yer cunku, spora en cok yatirim yapan ulke ama futbol yok.. major league soccer’daki rekabetten bahsetmek yersiz, cunku takimlarin hepsi lige bagli, kadrolari mls* belirliyor, gelir paylasiliyor.. amerika’daki butun profosyonel sporlarda varolan esitligi koruma ilkelerinin (bi tek baseball’da yasallastirilmis monopoli var) etkisi oldugu icin ezeli rekabetler sadece 5 ila 10 yillik donemleri kapsayabiliyor.. draft sistemi, salary cap, gelir paylasimi donemsel olarak cesitli yerlerdeki takimlarin gelisimine degisik zamanlarda izin verebiliyor.. yani bize en yakin olani nba, ordan ornek vermek gerekirse 80lerin muthis lakers-celtics yani bir anlamda bird-magic rekabeti bugun de aynen kobe-pierce ile devam ediyor demek cok dogru olmaz sanirim, dengeler bu saydigim ilkelerden dolayi surekli olarak degisiyor..

    amerika’da gercekten ezeli rekabet ariyorsaniz kolej sporlari en iyisidir.. gelenegine daha baglidir okullar ve iyi takimlar mezunu olmayan kisiler tarafindan da desteklenir.. amerika’da en zor bulabileceginiz biletler duke-north carolina arasindaki maclar icindir, bulamazsiniz bu biletleri.. almak mumkun degildir neredeyse.. amerikan futbolu olarak da michigan-ohio state ve benzeri bircok rekabet bulunmasi dogaldir.. eh yeni dunya’nin kuzeyinde fanatizm sokakta kavga ederek devam etmiyo arjantin’deki gibi ama takimlarina bagli fanlar destegi kesmiyolar takimlarindan.. kolej sporlarindaki enerji profosyonel sporlarda yok..

    amerika sayesinde futbol disina cikmisken bizde ve diger ulkelerdeki basketbol rekabetine bakicak olursak, italya’da 2 bologna takiminin muthis rekabetini gorebiliyoruz.. ordan donelim atina’ya, panathinaikos-olympiakos macina beni kimse goturemez mesela, can guvenliginiz oldukca alt seviyelerde, selanik’in 2 takimi aris ve paok maclari da iclerinde oldukca gerilim barindirir.. bizde efes-ulker maclarina takimlarin yatirimi ve istikrari bakimindan derbi denebilir cunku cogu zaman bu ikisi final serisini oynar, ama taraftari yoktur ikisinin de, o yuzden taraftar bakimindan bir ezeli rekabetten bahsedilemez..

    sonuca gelicek olursak aslinda 4 buyuk klubu olan turkiye futbol ligi bir bakima cok sanslidir.. artik bu kadar ust duzey rekabetin oldugu yerler pek yok.. amerika gecmisi olmadigi icin artik yukarida bahsettigim rekabetleri bir pazarlama sekli haline getirmis durumda.. italya, futbol bakimindan bence sanssiz, fransa’da zaten elle tutulur istikrarli takim yok.. ee bu durumda ingiltere ve ispanya kadar sansli durumdayiz ulke olarak..

    bir sporsever ve taraftar olarak donup baktigimda malesef keyifli bir tablo goremiyorum turkiye’deki ezeli rekabetler babinda.. belki de o yuzden barcelona-real madrid maclari daha cekici geliyor, cunku o kaos ortaminin icinde degilim bu maci izlerken.. diger yandan bizim derbilerde malesef medya ve onun derinden etkiledigi kamuoyu rekabetten alinan keyfi her firsatta fazlasiyla bulandirir oldu.. bi baktik ki artik keyif almiyoruz, hepimiz biribirimizle dalasiyoruz.. birakin takimlar oynasinlar, rekabet etsinler ve birakin hakemler hata yapsinlar.. her yerde art niyet arar, galibiyetleri, maglubiyetleri fazlasiyla kisisellestirir hale geldik, asil sporu cirkin yapan seyler bunlar.. stres olmadan keyif alarak guzel maclar izlemek spor severin hakki olmali.. herkese keyifli seyirler..

    not: yukarida ligler, ulkeler ve takimlarla ilgili bilgiler tamamen kisisel gorustur, eklenebilecek veya eksik yazilmis bilgiler olabilir..
  • warcraftta alliance vs horde olma durumu. futboldaki yansıması galatasaray vs fenerbahçedir. tabi kim alliance kim horde orası gayet belli. orcların fenerlilerden daha nazik yaratıklar olduğuna eminim bir yandan.
  • nerden not aldıgımı hatırlamadıgım bir kaynakta yazana göre galatasaray fenerbahce nin ezeli rekabeti söyle baslamıs:

    dunyanın en zorlu derbileri arasında gosterilen gs-fb rekabetinin nasıl basladıgı buyuk bir merak konusudur. bu sorunun yanıtını bulabilmek icin 94 yıl geriye gitmemiz gerekiyor. fenerbahce, kurulusundan bir yıl sonra aralarında fuat husnu kayacan, galip kulaksizoglu, hasan kamil sporelin de bulundugu galatasarayin unlu futbolcularını renklerine katar. galatasaray bu, bos durur mu? onlar da misilleme yaparak donemin en unlu futbolcusu olan ingiliz horace armitageyi fenerbahceden koparır. olay, fenerbahce camiasında "ilk ihanet" olarak tanımlanır. galatasaray, bundan sonra zor durumlara dusmemek ve futbolcularını fenerbahceye kaptırmamak icin oyuncularına taahhütname imzalatır. boylece gunumuze kadar süren ezeli rekabet baslamıs olur...
    not: taahutname tarihi 18-31 temmuz 1909 olarak kaydedilmistir.
  • bazı yörelerimizde "ebedi rekabet" olarakta telaffuz edilen mücadele biçimi.
  • (bkz: #23756641)
  • fenerbahçe spor klubü'nün 1907, galatasaray spor klubü'nün ise 1905'te kuruluduğu göz önünde bulundurulursa ezeli olamayacak rekabettir. olsa olsa amansız rekabet ya da yaman rekabet olabilir.
    mecaz yapacaksanız da usturuplu yapın!
  • içindeki gereksiz düzeydeki düşmanlığın bitmesi için atılabilecek adımlardan bir tanesi şudur bence:

    diyelim ki x oyuncusu fenerbahçe'de oynuyor. çok da iyi oynuyor, milli takıma çağrılıyor veya herhangi bir ödül kazanıyor. çıkıyor galatasaraylının biri ben galatasaraylı olmama rağmen çok sevindim minvalinde bir şeyler söylüyor. yahu galatasaraylı olman ekstra ne gibi bir durum içerebilir ki? bunu bıraktığımız zaman veya ekstra herhangi bi durum olmadığını düşünüp, anlayabilirsek ilerlemiş olabiliriz. tamamen ''kaynak: kıçım'' modu da olabilir tabi.
  • galatasaray açısından fenerbahçe tt arena'da şampiyonluk kupası kaldırana kadar bitmiş olan rekabettir.