şükela:  tümü | bugün
  • leyla ile mecnun'un gerçek leylası olma durumu kendisi istesin veya istemesin üzerine yapışmıştır. leyloşsun sen..
  • garibim mecnun o kadar yalvarmasına rağmen bir kere öptürtmemiştir kendini.
    elin carlos'una ise...ya neyse.
    yazıklar olsun!

    ek1: deathbringer uyardı. bir kere zarla zorla öptürtmüş.
    ek2: allah belanı versin carlos.
    ek3: şimdi de leylaninmecnunu uyardı. 2 kez ağızdan öpüşmüşler ama sevişmemişler. piç ettiniz lan entryi.
  • yahu hukukta azmettirici diye bir kavram yok mu?
    bu kız "u.ç. beni dövdü ama neden bilmiyorum" mu diyecekti? daha olaylar olmadan birkaç saat önce b.b. kendisini tehdit etmiş, yok efendim "ben güzellikle söylüyorum u.ç. sert olur" demiş. ben bunu anlatmayacağım ama öyle mi?

    olayda ezgi asaroğlu'nun tek bir cümle fazladan açıklama yaptığını, bir şekilde meslektaşlarını karalamaya, onların oyunculuklarını, yeteneklerini eleştirdiğini, onlara hasetle kindar bir cümle kurduğunu düşünmüyorum.

    ayrıca ezgi kovuldu b.b. kendi ayrıldı diyerek mağdurun tekrar mağdur gösterilmesini de kabul edemiyorum! ezgi asaroğlu elbette ki bilseydi yapımcıları bu kadar iki yüzlü, para kazanma hırsından gözleri dönmüş insanlar çoktan kendi istifa ederdi b.b.nin sözde yaptığı söylendiği şeyi yaparak! halbuki bu durumda olması gereken şirketin yanında olmasıydı o da gayet iyi niyetle herhalde "kovulacağını" düşünemedi! b.b. ise bu saatten sonra elbette ki o sette barınamazdı, bir tek dönüp yüzüne bakan olmazdı ki! ama bir şekilde ona kendi gitmesi hakkı tanındı, noldu ezgi kovulmuş da b.b. güzellikle ayrılmış da...

    azıcık aklı olan herkes bilir, türkiye'de haklı ve mağdur olan, iyi niyetli olan safça bekler bir şeyler düzelecek diye elindekinden olur. düzen dolap çevirmesini bilen de kovulacağını anlar "ben istifa ettim" der...

    oyuncular sendikasını, kadın derneklerini, dizinin sevenlerini, herkesi ezgi asaroğlu'nun yanında yer almaya davet ediyorum, onur ünlü ise isterse bin ödül alsın artık tek olumlu cümle kurmam hakkında! tipik bir haksızlığa ses çıkarmayayım, bana dokunmasınlar da ne halleri varsa görsünler insanı olduğunu göstermiştir...
    kadına karşı şiddetin arkasında durmuştur.
  • tüm sözlüğe eski sevgili hissiyatı yaşatan * oyuncu. herkes geri dönsün istiyor.
    (bkz: leyla ile mecnun)
  • aşağılık bir şiddet eylemi sonrasında "konuştuğu" için işinden olmasına "oyunculuğu da kötüydü, iyi oldu" diyen akbaba kitleyi hadi görmezden gelelim. "şiddet"in nasıl bir tesiri olacağını hiç tahayyül edemeyecek yoksul bir zihin dünyaları olduğunu varsayalım.

    ama ortada yapımcı şirketin, "davadan vazgeç diziye zarar gelmesin" dediği iddiası da var artık.

    eğer bu iddia doğruysa, olay, gittikçe aşağılıklaşıyor.

    "ağır bir şiddete uğradın ama bunu dava etme" diyen bir yapım şirketi var.

    "tecavüze uğradın ama bunu söyleme, dava etme, ailemize zarar gelmesin" denmesinin "absürd" versiyonu..

    onur ünlü'ymüş.. şairmiş vs. uzak olsun.
  • karşıma otursa saatlerce niye bir tarafına bakıyım lan, oturur konuşurum adam gibi ne yaptın ne ettin diye...

    edit: entry başımıza kalmış ya lan. üzgünüm sözlük. yanlız entry için de biraz üzgün olabilirim. neden?. çünkü ben sana aşığım be ezgi. 27 yaşında hala üniversite okuyan bir insan olarak hala sana aşığım be ezgi. biliyorum seninle hiç tanışmadık, tanışamayız da zaten ama nedense o kaşına, gözüne, gülüşüne, konuşmana, sesine aşığım be ezgi. imkansız ama belki tanışsak anlaşamıcaz, olsun ben sana yine de aşığım be ezgi. sözlük senden tekrardan özür diliyorum ama napıyım yengeç burcu adamım sonunda patladım. dileğim seni yurtdışında ya da amerika da bir film de, dizi de hatta tiyatroda görmek. sende daha fazlası var çünkü.
  • kendisini çok özledim, hakikatten böyle bir anda çıksa leyla ile mecnun'da..
    yeter ulan sedef kim, şirin kim dese..
    bizde aha işte dizi bu desek...
  • insanlari yargilamak cok kolay. neden konusmus, neden kendini acindirmis... diziden ayrilisini twitleyen dizi ekibi, senaristi; neden babasinin vefati uzerine bir sey yazmiyor? birlikte calistiniz o kadar sure. gercekten yaninda olduklarina inanmiyorum. tamam kardesim, profesyonellik falan da, insanin cani, babasi o derece hastayken de saglikli dusunmesini bekleyemezsiniz. ne olursa olsun, daha cok anlayisi hak ediyordu. basi sagolsun.
  • ateş püskürdü şeklindeki açıklamaya bakıyorum da; "bilindiği üzere yapımcı eflatun film beş gün önce beste bereket'in de jüri üyesi olduğu adana altın koza film festivali'nde ödül almıştır. basında genişçe yer alan bu olaylar nedeniyle, ödülün kamuoyunda yeterince yer almaması eflatun film'de rahatsızlık yaratmıştır" sadece neden kovulduğunu açıklamış, eflatun filmin yaptığı açıklama da çok farklı değil. onlar da ezgi asaroğlu bu haberle fazla gündeme geldi dedi. hemen hemen aynı mana. herhangi bir püskürme göremiyorum. röportajlarda ve katıldığı programlarda diziyi çok sevdiği belli oluyordu, böyle tatsız bir olayla, diziden çıkarılmasına üzülmüş olması da doğal. medya bu tarz olayları daha seviyesiz konuşmalara çekme konusunda hevesli ve rakipsiz. şiddet görmüş bir insan olduğu için hırslıdır, yaptığı ya da yapacağı hiçbir hata ushan çakır'ın hatası kadar büyük ve affedilmez değil.
  • 103 bölümlük leyla ile mecnun dizisinin ilk 29 bölümünün, geri kalan bölümlerini ezip üstünde tepinebilecek kadar iyi olmasının en önemli etkenlerindendir. malesef bunun en büyük diğer etkeni de arda rolünü oynayan ushan çakıroğlu'dur.

    şimdi 29. bölümü izledim ve sonraki bölüme geçmeye gönlüm izin vermedi. her ne kadar senaryoya göre 30. bölümde ölse de, en son sahnesi 29'da göründü, 30'da hiç oynamadı.

    ushan çakıroğlu çok beğendiğim bir oyuncu olsa da, o olaydan sonra ucuz bi para cezasıyla değil, bir süreliğine hapis cezasıyla cezalandırılması gerekirdi. ezgi'ye, dizi yönetiminden yapılan şikayetini geri çekmesi baskısı da, l&m yönetiminin verdikleri sosyal mesajları özde değil sözde gündeme getiren, samimiyetsiz bir yönetim olduğunu gün yüzüne çıkardı.

    cidden belki bölümlerin senaryosu daha iyidir bilemem ama, 29'dan sonraki bölümlerde tek bir kez bile orijinal l&m tadı alamadım. istanbul'un latin işgalinden önceki-sonraki hali gibi oldu. şehrin adı yine istanbul'du ama, kendisi değildi.

    edit: en çok üzüldüğüm iki ölümden biridir leyla'nın ölümü. diğeri de the oc'de marissa'nın ölümüydü.*