şükela:  tümü | bugün
  • kendini ezik gostererek bundan cikar saglamaya calisanlarin kurdugu cumlelerin incelendigi dal. "bizim evimiz sobaliydi, o yuzden sabahlari yataktan ciktigim zaman usuyecegimi dusunurum. ama sizin ev kaloriferli di mi? bu gece sizde kalabilir miyim?" cumlesi ornek gosterilebilir.

    edit: tirnak icindeki soru cumlelerini kimsenin yarasina iki parmak birden sokmamak icin sonradan yazdim.
  • ezikle fakir kelimeleri arasındaki farkı bile anlayamayan ve bunları aynı şey zanneden bünyeler tarafından yapılan edbiyat türüdür.
    misal bunlar bir yazının ezik olduğunu göstermek için "bizim evimiz sobaliydi, o yuzden sabahlari yataktan ciktigim zaman usuyecegimi dusunurum." örneğini kullanabilirler. ama anlamazlar ki bu cümle fakirliği anlatmaktadır ezikliği değil. aa tabi unutmadan parası olmayan zavallı fakir insanların hepsi de eziktir demi, tabi evet.
    peki bunun tersi nedir, yani ezik edebiyatı olmayan edebiyat türüne hemen bi örnek verelim:
    "bizim yatta yerden ısıtma vardı, o yüzden yatımızla hawaii sahillerinde dolaşırken, havyarımı yemek için yataktan çıkarken hiç üşümezdim"
    evet bakın ne kadar edebi, ne kadar muhteşem oldu, hiç ezik değil
  • mazlum edebiyatından çok daha farklı olan, çoğunlukla bir ayrılık veya mağlubiyet sonucu patlak veren çılgın edebiyat türü.

    nazım birimi: beyit/2. yani tek mısra
    ölçü: serbest
    konu: kanpisliknefretöfkeintikam

    örneğin ayrılık mevzusunu ele alalım. sayılar nasıl tek ve çift diye iki gruba ayrılıyorsa, ayrlık mevzusu da iki temel öğeden oluşur. bir, ''terkeden'', iki ''terkedilen''. terkedilen kişi önce derin bir üzüntüye, kendini sorgulamay ve suçlu bulmaya başlar. arkadaşları tarafından üzülmemesi için dolduruluşa getirilir misal. bunu herkes yapar ama o kişi üzerindeki çılgın etkisini düşünemez zira terkedilen şahıs her an dellenmeye hazırdır. bu dolduruşlar zamanla içte bir öfke birikmesine dönüşür. şimdii, bu öfkenin de dışavurumu iki şekilde olur. birincisi çirkefleşmektir. olay;
    -ben seni terk ettim.
    +hayır ben
    -lan ben diyorum
    +yahu ben terk ettim neden anlamak istemiyorsun ahah
    -siktir git allasen
    e kadar varır. ikinci yol ise mağdur edebiyatına başvurmaktır. kişi, terkedildiği kişi ile görüşmeyi veya onun kendisine bir şey söylemesini bekler ki tek dizesiyle karşısındakinin boğazına bassın, karnını yumruklasın. onu da şöyle örnekleyelim hemen;
    -naber canım (terkeden bu)
    + *oha ne kadar da yüzsüz baksana* iyiyim. (nokta var, resmiyet ve araya mesafe koyma belirtisi)
    -sen nasılsın diye sormicakmısın aa küstüm
    +*te allaam sen bana sabır ver* nasılsın?
    -iyiyim ya, akşam bi arkadaşa gidicem de evin temizliğini bitiremedim bir türlü. aysu da gelmedi yardıma sinir oldum.
    +aa olur mu ya, gitmelisin sen; ne de olsa bir şeyleri bırakıp gitmeye çok alışıksın.
    çat çat pat pat şeklinde beyin yankıları ve beraberinde gelen huzur anı. artık kişi edebiyatına başlamış, deşim deşim deşme startını vermiştir.

    başka bir durum olsun bu sefer de. misal çok yakın iki genç var. birlikte büyümüşler ama birbirine rakip takımların fanatikleriler aynı zamanda. akşam maç oldu , aynı barda plazma tv'den maçı izlediler biralarını yudumladılar kah sinirlendiler kah sevindiler. birinci gencin takımı yenmiş olsun misal. yenilen takımın taraftarı olan gencin önünde yine iki seçenek var. biri çirkefleşmek. oynatalım:

    -abi nası koyduk var ya siz bu balık kaleciyle bi yere varamazsınız. bi de nasıl el kol yapıyo şerefsiz asdjkdska
    +lan ibibik, geçen sene üç tane koyduyduk o zaman kendi kalecinizden konuşmuyodun he naber
    -aynı şey mi olum o, en has defans oyuncuları sakattı o zaman
    +siktir lan

    ikincisi ise bilindiği üzre mağdur edebiyatı yolu. bakalım:

    -ohoho bu sefer puanı taktık kesin şampiyon biziz bah şuraya yazıyorum ahjshasdsadk
    +aslanım, ben sana galibiyeti hazmetmeyi pek öğretememişim galiba; üzüldüm
    -abi? üh...

    gibi.
  • "milletin mağdur edilmesi" diye bir şey yoktur, adam olmamakta inat eden insanların "mağdurmuş gibi davranmaları" ve "bu imajı kullanmaları" vardır.

    örneğin başörtülü sandık görevlisi olmaz diye buyurulmuş. ya da üniversiteye kapalı alınmıyorlar. haliyle başlarını açmamakta inatla direnen bu kadınlar mağdurmuş gibi oluyor. sonra da bu imaj seçimlerde "koz olarak" kullanılıyor.
  • akp'nin yıllarca ekmeğini yediği edebiyat çeşidi. son zamanlarda muhalefete kaptıracağım diye bir telaş bir telaş ki sorma, onlara bir tavsiye : fikri mülkiyet haklarını alın dostlar, yalnızca siz kullanın ;)
  • akp'nin artik iyice sundurdugu bu lafebeligi artik her yuzsuz insanda kok buldu, yeserdi, agac oldu. (eskiden sadece gokcek yapardi, "ben birilerinin benle ayni ortamda alkol icmesinden rahatsiz oluyorum, birileri de benim gibi magdur oluyor" falan derdi.)

    simdi sozluge de bulasti bu hastalik, "beni donuza ekleyip takip etmiyorlar, magdurum" diyen mi ararsin, yarak kurek yazip sonra karmasi yerlerde surununce "iste boyle oluyor fikrinizi soyleyince, bohu" diyen mi.

    magduriyetinizi yiyim.
  • tayyip erdoğan'ın kullanmayı en çok sevdiği edebiyattır.
  • türk siyasetinin olmazsa olmazı.