şükela:  tümü | bugün
  • çağdaş şiirin ainsteinı. sanat onun için elektrik gibi bir enerjiydi. uygarlığın kendi kendini yok edeceğine o kadar inanıyordu ki, mussolini faşizmine kapılıp gitti. yirminci yüzyılın portreleri
  • imagism akımının öncülerinden, haiku benzeri şiirleriyle ünlü bir şair. en ünlü eseri in a station of the metro'dur.

    the apparition of these faces in the crowd;
    petals on a wet, black bough.
  • yillarca james joyce'un sponsorlugunu ustlenmis sonra kendini mussolini propangadansina adamis amerikali anlasilmaz sahsiyet. (bkz: pisan cantos)
  • entelektüel bir copy-paste ustası. sinir olduğu romantikler gibi kendisinin de eski yunan klasiklerine yönelmesi çelişki gibi görünse de, o söz konusu eserleri yorumlamak yerine direkt kesip kendi şiirlerine yamamayı seçmiş. bu bizim gibi copy-paste kültürünün tam göbeginde yetişmiş bir nesle pek orijinal gelmese de, elbette ki kendi zamanı, ki bu 1900'lerin başına tekabül eder, için epey radikal bir yöntem. çin edebiyatından da çeviriler yapmış olması onun imagism takıntısına koşut gider. çin alfabesindeki heceler ve edebiyattaki haiku'lar gibi tek bir görüntüyle beynimizi dağıtmayı amaçlar.

    t s eliot'a da the waste land'in yazarken yardım etmiştir, sırf bu yüzden gıcık olmamalıdır bu kişiye çünkü eğer olmasaydı "waste land" tam iki katı kalınlıkta olacaktı ve ne acılar çekecektik o zalim nisan aylarında, edebiyat sınıflarında...

    t s eliot kendisine "il miglior fabbro" (the better craftsman) olarak hitap eder. belki kendince haklıdır, ama değişir miyim onu pound'a? asla.
  • amerikan edebiyatında şiirleriyle yer etmiş değerli bir şair. zaman zaman dörtlükleri postakartlarının üzerlerini süsler. (bkz: hallmark)
  • 99 no'lu cantosunu salo o le 120 giornate di sodoma'nın sonlarına doğru dinliyoruz.
  • man's love follows many faces,
    my love only one face knoweth;
    towards thee only my love floweth,
    and outsrips the swift stream's paces.
    were this love well here displayed,
    as flame flameth 'neath thin jade
    love should glow through these my phrases.
  • (bkz: walt whitman)
    (bkz: ismet ozel)
  • ikinci dunya savasi'nda roma radyosunda mussolini propagandasi yaptigindan dolayi, 1945'te amerikalilar tarafindan esir alinan amerikan sairi.
  • bir metro istasyonunda

    kalabaliktaki bu yüzlerin hortlaklari;
    islak, siyah bir dal üzerindeki taç yapraklari.

    (bkz: http://www.khas.edu.tr/bukalemun/ezrapound.html)