şükela:  tümü | bugün
  • askerliğimi yaptığım f tipi cezaevi jandarma bölüğünde şahit olduğum kadarıyla; içinde bulunan yasadışı örgüt militanlarının günün belli saatlerinde aynı anda kendi hücrelerine ait avlulara çıkıp hep birlikte slogan attığı, aynı anda komutanın da bir bölük askeri, arkasında cezaevi avlularının bulunduğu duvara uygun adım yaklaştırıp "her şey vatan için", "vatan sana canım feda", "şehitler ölmez vatan bölünmez" yürüyüş kararı saydırarak karşılık verdiği cezaevi.

    aynı zamanda içeride yatan çok tanınmış bir mahkumun yine kendi avlusuna çıkıp hasımlarına ana avrat düz gittiği cezaevidir.
  • yıl 2000:

    "f tipi cezaevleri hücre tipi cezaevleridir.
    insanın ruh ve beden sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratacağının bilimsel olarak ortaya konulmuş olması,
    sosyo-kültürel yapı ve gelenekle çelişki oluşturması,
    dayandığı yasal düzenlemenin hukuka aykırılığı ve ortadan kaldırılması konusunda adalet bakanı da dahil tüm hukuk çevrelerinin mutabakatının olması,
    insan haklarına aykırı bir uygulama olması nedenleriyle f tipi cezaevleri kabul edilemez.

    [izolasyon ortamlarının tıbbi sonuçları:]

    - görme alanında daralma
    - işitme duygusunda azalma
    - sinirsel tipte sağırlık
    - tinnitus (çınlama)

    - hücresel immun yanıtta azalma
    - tümör büyüme hızının artışı
    - viral enfeksiyonların yarattığı tahribatta artış

    - amenora sendromları
    - hirsutik değişiklikler (kıllanma)
    - prematür menapoz (erken menapoz)

    - algı ve duyu bozuklukları
    - agresif etki, saldırgan davranış
    - güvensizlik, sosyal ilişki kalitesinde azalma
    - depresyon, anksiyete
    - uyku bozuklukları
    - konsantrasyon bozuklukları
    - işitsel ve görsel halusinasyonlar
    - çevreye ve karşı cinse ilgi kaybı

    - izolasyon şartlarında artan stress yükü ve beslenmeyle ilintili olarak çeşitli tabloların ağırlaşması"

    yıl 2006:

    "2003-2005 arasında f tipi cezaevlerinde kalan 404 kişi tihv'ye [türkiye insan hakları vakfı] başvurdu. bunlardan 203'ü de psikiyatrla görüştü.

    tihv istatistiklerine göre, bu 203 kişinin aldığı psikolojik tanıların dağılımı şöyle:

    - kronik travma sonrası stres bozukluğu: 52
    - uyum bozukluğu: 37
    - majör depresif bozukluk: 36
    - yaygın anksiyete bozukluğu: 17
    - akut travma sonrası stres bozukluğu: 6
    - diğer duygudurum bozuklukları: 5
    - obsesif kompulsif bozukluk: 5
    - depresyon: 4
    - diğer anksiyete bozuklukları: 4
    - eşik altı spesifik olmayan psikiyatrik belirtiler: 4
    - uyku bozuklukları: 4
    - ayrışmamış somatoform bozukluk: 3
    - diğer psikotik bozukluklar: 3
    - major depresif bozukluk, yineleyeci: 3
    - panik bozukluğu: 3
    - sosyal anksiyete bozukluğu: 3
    - distimik bozukluk: 2
    - majör depresif bozukluk, tek epizod: 2
    - somatizasyon bozuklukluğu: 2
    - şizofreni: 2
    - akut stres bozukluğu: 1
    - alkolün kötüye kullanımı: 1
    - amnestik bozukluk: 1
    - cinsel işlev ya da kimlik bozuklukları yada parafililer: 1
    - diger psikiyatrik bozukluklar: 1
    - diğer organik ruhsal bozukluklar: 1
    - diğer somatoform bozuklukları: 1
    - enurezis nokturna: 1
    - gerilim tipi baş ağrıları: 1
    - karışık anksiyete-depresyon bozukluğu: 1
    - konversiyon bozukluğu: 1
    - psöriyazis: 1"

    kaynak:
    - türk tabipleri birliği, "f tipi cezaevlerine ilişkin türk tabipleri birliği raporu", 2000
    http://www.ttb.org.tr/eweb/rapor/f_tipi.html
    "'tecrit ağır hak ihlali, hükümet çözebilir'", bianet, 15 kasım 2006
    http://bianet.org/…gir-hak-ihlali-hukumet-cozebilir

    bkz:

    <raporlar>
    - türkiye insan hakları vakfı, "tihv f-tipi raporu: medyanin cezaevi katliamindaki rolu" (aktaran: indymedia)
    http://istanbul.indymedia.org/…comment/reply/114606
    - helsinki yurttaşlar derneği, "f-tipi cezaevleri raporu", 12 haziran 2001
    http://www.hyd.org.tr/?pid=304
    - insan hakları ve mazlumlar için dayanışma derneği, "bolu f tipi cezaevleri raporu", 12 mayıs 2003
    http://istanbul.mazlumder.org/…i-cezaevi-raporu/499
    - insan hakları derneği, "ihd temmuz cezaevi raporu", 26 ağustos 2002 (aktaran: bianet)
    http://www.bianet.org/…muz-cezaevi-raporu-tam-metin
    - insan hakları derneği, "ihd cezaevi komisyonu raporu", 12 kasım 2002 (aktaran: bianet)
    http://eski.bianet.org/2002/11/13/14558.htm
    - insan hakları ve mazlumlar için dayanışma derneği, "bolu f tipi cezaevi raporu", 13 ocak 2005
    http://istanbul.mazlumder.org/…i-cezaevi-raporu/488
    - insan hakları derneği, "ihd cezaevi raporu", 1 kasım 2005
    http://www.bianet.org/…/ihd_cezaevi_raporu_0510.doc
    - insan hakları derneği & insan hakları ve mazlumlar için dayanışma derneği, "van f tipi cezaevinde yaşanan hak ihlalleri raporu", 6 aralık 2006
    http://www.mazlumder.org/…hlalleri-raporu-2006/1026

    <basın açıklamaları>
    - amnesty international & human rights watch, "turkey: isolation and beatings in new prisons must stop now", 6 ocak 2001
    http://www.amnesty.org/…666d687/eur440012001en.html
    http://www.hrw.org/…tings-new-prisons-must-stop-now
    - türk mühendis ve mimar odaları birliği, "f tipi cezaevi sorunu...", 29 ocak 2001 (haber)
    http://www.tmmob.org.tr/…erik/f-tipi-cezaevi-sorunu
    - amnesty international, "turkey: call for immediate steps against isolation in 'f-type'", 16 nisan 2002
    http://www.amnesty.org/…0684588/eur440242002en.html
    - "'avrupalılar'ın f tipi cezaevi raporu eksik'", bianet, 11 haziran 2002 (haber)
    http://eski.bianet.org/2002/06/11/haber10733.htm
    - istanbul tabip odası (insan hakları komisyonu), "basın açıklaması", 24 ağustos 2006
    http://www.istabip.org.tr/…:haber-arsivi&itemid=248

    <haberler>
    - "sincan f-tipi", a-infos, 14 ocak 2001
    http://www.ainfos.ca/01/jan/ainfos00169.html
    - "f tipi her yönden 'sağlıksız'", tıp dünyası, sayı: 93, 1 kasım 2002,
    http://www.ttb.org.tr/td/td93/5.php
    - "'bolu f tipi'nde sorunlar bitmiyor'", bianet, 20 aralık 2002
    http://eski.bianet.org/2002/12/20/15449.htm
    - "'yanlış haberler, sorunları gizliyor'", bianet, 21 mayıs 2003
    http://eski.bianet.org/2003/05/22/19147.htm
    - "bilimsellik rafa kalktı", evrensel, 31 mart 2004
    https://web.archive.org/…l.net/04/03/31/gundem.html
    - "f tipinde insanlık dramı", cumhuriyet, 8 haziran 2004 (aktaran: bianet)
    http://bianet.org/…t/36263-f-tipinde-insanlik-drami
    - "korsakoff'lu benli adli tıp'a dava açtı", bianet, 15 haziran 2004
    http://eski.bianet.org/2004/06/15/36599.htm
    - şahin artan, "'tecrit ve tedavi'", bianet, 9 ağustos 2004
    http://jwkhscd.bianet.org/…i/40404-tecrit-ve-tedavi
    - "f tipi doktoruna soruşturma", radikal, 24 aralık 2004
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=138258
    - ahmet şık, "f tipinde yaprak da yasak", bianet, 12 temmuz 2005
    http://bianet.org/…/63825-f-tipinde-yaprak-da-yasak
    - "ihd: f tipi uygulamasına son verilsin", bianet, 5 haziran 2006
    http://bianet.org/…f-tipi-uygulamasina-son-verilsin
    - "'f tipi cezaevi hiç olmasın'", bianet, 15 aralık 2006
    http://bianet.org/…89076-f-tipi-cezaevi-hic-olmasin
    - "bir insan ölüyor duyan yok", radikal, 18 aralık 2006
    http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=207663
    - "tihv: 19 aralık yargılamalarını sonuçlandırın", bianet, 18 aralık 2006
    http://bianet.org/…ik-yargilamalarini-sonuclandirin
    - ""f tipi'nde tecrit işkencedir, son verin"", bianet, 2 ocak 2007
    http://www.bianet.org/…-tecrit-iskencedir-son-verin

    <makaleler>
    - melda türker, "'f' tipi cezaevi mimari tasariminin çağdaş cezaevleri modellerinin gelişme sürecinde yeri"
    http://ilcintas.tripod.com/…aset/f_tipi_cezaevi.htm
    - cem kaptanoğlu, "f tipi sağlığa zararlıdır!", radikal iki, 3 şubat 2002
    http://www.radikal.com.tr/…er.php?ek=r2&haberno=867

    [bu entari sürekli güncellenecektir]
  • kaderin bir cilvesi olarak bu cezaevlerini savunangillerden önemli bazı insanların bu cezaevlerine girmeleri ve daha sonra da hızla sağlıklarını kaybetmeleri sonucunda tekrar gündeme gelmiş olan cezaevleridir. bu cezaevlerinde kaç insan öldü şimdiye kadar? buhün yani 24 eylül 2008 günü yaygara kopartanlardan bir tanesi bile çıkıp ses çıkardı mı? hayır. şimdi yandım allah! yanarsın tabi güzel kardeşim. bu cezaevlerini oluşturan, uygulayan, toplumu f tipleştirmeye çalışan kim? senin zihniyetin! şimdi senin zihniyetinden bir kaç kişi o koşullarda 1 yıl yaşamaya dayanamıyor bile. eserinizdir, övünün. o koşullarda yıllarca yaşayan ve çok daha fazla baskı görenleri de unutmayın.
  • f tipi cezaevi teoride aslinda gayet guzel bir cezaevi'dir. pratikte de gayet iyi olabilir ama bir avrupa da veya oyle baska bir yerde filan. tek kisilik hucrenizde kafaniza gore takilirsiniz kitap okursunuz ne bileyim artik kafanizi dinlersiniz vs. oyle koguslarin hirarsi sisteminden entrikalarindan bilmemnesinden uzak sahsen tercih edecegim bir seydir.

    ha ama turkiyede f tipi demek ustunuzde belirli bir "flag"-"tag" varsa yarraklara yan basmak demek ceza icinde ceza cekmek, iskence gormek, asaglanmak ve daha neler neler demektir.

    bu flag tag lara gelince belirsiz kalmasin: sol goruslu bir insan olmak, gorusu filan siktir et "belirli bir kismin" pek iyi niyetli bakmadi herhangi bir azinliktan olmak, ne bileyim ataist olmak vs vs..

    yukardaki ozeliklere sahip olmadan f tipine; sol goruslu/komunist birini oldurmekten, namus davasindan, gaspci basi, mafya babasi olmaktan, banka hortumlamaktan vs filan girerseniz muhtemel pasalar gibi yatar pasalar gibi cikarsiniz.
  • roll dergisinden alınmıştır. (mayıs 2001)
    "70li yılların başında hamburg üniversitesi psikoloji fakültesi'nde bu konuda deneyler gerçekleştirildi. önce ışık ve ses yalıtımı olan, gündüzün ve gecenin farkedilemediği odalar yapıldı. dışarıdan hiçbir etkinin girmediği bu odalara deney amacıyla insanlar kondu. bu insanların bir bölümü alman askerleriydi. deneylerin, yani tecritlerin sonuçları, bilim adamlarınca değerlendirildi: insanların dayanma sınırı nedir? ne zaman ağlamaya başlıyorlar? ne zaman yalvarıyorlar?... sonuçta, tecritte insanların kişiliklerini kaybettikleri ve dışardan yeni kişiliklerin empoze edilmesinin mümkün olduğu ortaya çıkarıldı..."
    sonrada vaktiniz varsa eğer, lütfen (bkz: otomatik portakal) ve (bkz: leviathan)
  • f tipi tecrittir veya değildir; düşünün bir, insani haklar yediğin yerde yatıp uyumak, yemek, içmek, sıçmak değildir. birilerinin yetkisinde, hayata baktığı pencereden değerlendirilebilecek bir konu hiç değildir. insanlara konuşmak, zaten yalıtılmış olmanın getirdiği bir cezaevi hayatının içerisinde oturup iki laf edebilmek, iki satır kitap okuyup fikirlerini tartışabilmek de insani bir haktır. evren içerisinde bir evren olarak zorunlu ikamet yerlerinde imkanlar ölçüsünde maksimum hayattan yararlanmaktır.
    suçun kategorisinin de önemi yoktur. sen az kişi öldürdün, sen çok kişi öldürdün diye kategori edilmiyorlar insanlar içerde. sadece suç işleyip işlememiş olduklarına bakılarak kendilerine bir yaşam alanı belirlenmektedir. kocasını öldüren de, pankart asan da, örgüt sempatizanı olan de aynı çatı altındadır.

    altı yıllık bu tartışmanın önüne geçme; tecridi bir şekilde ortadan kaldırma yöntemi illa da koğuş sistemi de olmak zorunda değildir üstelik. sivil toplum örgütlerinin bu konuda herkesin uzlaşabileceği öneriler ortadadır. sakat anlayış, konunun tartışılmasına bile karşı çıkmaktır. "size f tipi bile çok" demektedir. sakat anlayış tartışma özgürlüğünün önüne geçilmeye çalışılmasıdır.
    şahsen bu konuda herhangi bir düzelme olacağını düşünmemekle/inanmamakla birlikte en "insani" haklardan biri olan düşünceyi ifade etme hakkı da ihlal edilmektedir f tipi ile. haklar istenir/talep edilir, verilir/verilmez ama bu süreç içerisinde "hött isteyemezsin böyle bir hak" diyen üçüncü kişiler sadece mide bulandırmaktadır.
  • siyasi suclularin deyim yerindeyse bayrak diktigi koguslarda sislenme korkusuyla gozunu bile kirpmadan vaktini gecirmeye calisan, yatacak yeri birakin oturacak yeri bile olmayan insanlar icin en sonunda uyuyabilme firsatidir f tipi. bunu da ancak yasayanlar bilir.
  • alfabetik ceza evi.

    eskiden açık-yarı açık-kapalı mapushaneler vardı. bir de muhtelif askeri mapushaneler vardı. isimleri vardı bu damların. paşakapısı, sultanahmet, balmumcu vb. şimdilerde rivayet olunur ki, yapılış tarzına uygun harfli ve ceza evi devri. hurufat ve damlar. çeşmesi yok ki aksın yandan. erik ağaçları çiçek açmaz.

    eskiden koğuşlarda yatardı mahpus kişiler. eskiden ve eski tabiriyle kader mahkumları. arada sırada, tek tük garip adamlar düşerdi dama, onlara da siyasi denirdi. kırk elli allah ne verdiyse tıkılırdı koğuşlara, tıkış tıkış kaderin mahkumları, devletin mahkumları.
    mahkum ilk gecelerini kapı altında geçirirdi, ihtilattan men odalarda. tımar edilir, bitten böcekten azat edilirdi güya. koğuşların nizamı, nizamatı vardı. koğuş ağası feodal sistemden bakiye idi. bileğinden ziyade keseli zatlardı bu ağa mahkumlar. tayın hakkı, çay kumar ot esrar ondan sorulurdu. gardiyanların dostu, idarenin kullarıydı.
    adem baba koğuşu vardı mutlaka, sefil, sefaletin mahkumlarıydı onlar. baldırı çıplak, san külot. bir de sübyan koğuşu, yaşı küçük, tecavüz nesneleri. gardiyanından koğuş ağası ve hempalarının gece eğlencesi.

    devletin başı rahattı bu nizamdan. tıkar, kulağının üstüne yatardı çoğu zaman. kimi zaman eskilerde tatar ramazan tipinde yağız, kuvvetli ve safkan anadolu yiğitleri düşerdi dama. damın nizamına taş koyardı. devlet bu ne derdi, adamı koğuşun nizamında ikinci kere infaz ederdi.

    devletin tayını vardı birde sade suya tirit karavanası. ağaların sofrası, çilingir. dışarıdan yemek gelir, malzeme gelirdi. bir gün sultanahmet cezaevine ziyarete gitmiştim. tencereler tek kaşık daldırılarak güya muayeneden geçerdi, aman silah bıçak vesair var mı karnıyarıkta.

    işte tam da o günlerde damlarda siyasiler çoğalmıştı. çoğu genç insanlardı bunlar, komüncülerdi. bu genç devler cesurdu, lafını sakınmazdı. nice ünlü şimdilere uzanan mafya adamları, bu çocuklardan çok ders aldı. zaman geçti damlar gençlerin hem kalıcı mekanı oldu, hemde okulu. yeni bir dünya kurdular çocuklar. mahkumken, esirken özgürleştiler.

    devletin nasır ağrıları başladı. sızlıyordu devlet. ama ne çare dam cumhuriyetini yıkamıyordu. feodal günlere hasretti. hele bir kaç dam vardı ki, kızıl damdı. uyku kaçırıyordu. etinden et koparılmış hissinde nizam, yeni bir nizam aradı durdu yıllarca. ve batının, amerikanın dam planları yatırıldı masaya, ödenekler çıkarıldı, arı gibi çalışıyordu devlet, büyük depremlerde felç olan devlet yeni dam nizamında gayur. memleketimizin dört köşesinde muhtelif harflerde damlar inşa edildi. ama boştu içi. damı dam yapan içinde yatan mahkumlardı.

    ve devlet çok insani hedefleri olan yeni dam projesinin kampanyasını başlattı medyada. bunların içinde f olanı pek yamandı. ranzası vardı, duşu, tuvaleti. insanımız devlete bakıp aşk olsun dedi, ne yufka yürek, ne cesaret, ne bonkör, iyi devlet. bak sen şu işe, koğuşlarda, tıkış tıkış odalarda, kokudan geçilmez mekanlarda yatan mahkumlar burun kıvırır, istemeyiz derlermiş bu konforu. iyilikten ne anlardı bu adamlar, onlara her şey müstahaktı. devlet aldı bu mesajı hemen ve birden bir kurtuluş projesi sundu ahalisine. bak dedi biz onları kurtaracağız bu rezaletten. adı da medyatikti, hemen herkesin yüreği kabardı. hayata dönüş. mahkum anaları, babaları artık rahat olsunlardı. kızlarını oğlanlarını kurtaracaktı bu melun dam cumhuriyetinden aziz ve muhterem devletimiz. nihayet bir şafak vakti, idam mangaları gibi damı deldi devlet, duvarları yıktı devlet, yaktı parçaladı, onlarca çocuk günlerdir açlık grevinde iken son soluduğu hava gazdı, ateşte yandı dermansız bedenleri. medya manşetleri alkışladı devleti, aşk olsun, tereyağından kıl çeker gibi başarmıştı bu işi. ve çocuklar şimdi bir iki üç kimse ve yalnızlar.
  • vakt-i zamanında tekirdağ f1 ve f2 tip cezaevlerinde görev yapmama istinaden, insanı insanlıktan utandıran bi tanımı vardır, başka da bi lafa gerek yoktur.
  • içine düşmeden hakkında atıp tutmak kolay. girdiğinde "öldürün beni daha iyi" dersin. betondan ve biraz genişçe bir tabuttur.