şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: ingilizce)de fabulous'un kisaltmasi. super $ahane oh yarmi$ demek. amerikalilar da fabulous'u hep yanlis yazdiklari icin boyle bi yol bulmu$lar.
  • (bkz: tori amos) (bkz: jupiter) adli parcasinda "your apocalypse was fab" demistir. meali "apokaliptik duzlemde hep fabulozo, peki ya estetik?"dir.
  • genelde yarıiletken üretimi yapılan fabrikalardan bu şekilde bahsedilir.

    örnek: "amd'nin dresden'deki fab'ini bu yaz sel bastı."
  • saçma sapan bir ortamda tanıştığım ve bu yüzden kendimi şanslı saydığım nadide insan. o zamandan beridir de iletişimi -biraz uzak kalsak da- kesmeyi istemediğim değerli tasarımcı. oky van kenobi, marlboro box adamı, düdük çalan monitörlerin sahibi, gecenin bir vakti köpekler kovalayasıca, nereye kaçacağını bilemeyesice :)
  • ingilizlerin feeeeeeeb diye agızlarını yaya yaya soyledikleri, aslında o kadar da harika olmayan seyler için bile kullandıkları mutluluk nidası.

    örnek vermek gerekirse:

    feta: buyur kardes 1.15 pound, kastık tam cıkarttık.
    bakkaldaki salak kız: detss feeeeb!!!
    feta: nooldu bacım naaptık?
    bakkaldaki salak kız: detts feeeb!!!
    feta: amaaaaaan neyse seni vicdanınla bas basa bırakıyorum...
    bakkaldaki salak kız: deeeeeeets feeeb!!!
  • hucrelerin mikroskobik morfolojilerine gore siniflandigi meshur kan kanseri siniflamalarindan biridir.
  • dünyanın en harika,en güzel,en en davulcusunun adının kısaltması.
  • (bkz: fab.com)