şükela:  tümü | bugün
  • şu anda kont anton wolfgang von faber-castell tarafından yönetilen şirket.

    geçenlerde yanılmıyorsam (bkz: airport) programında bu adamla yapılan bir röportajı, "faber castell castle"ın uzunca bir gezi videosunu ve bir fabrikalarının gezisini de seyretmiştim. izleyenler varsa hatırlayacaklardır, kalemlere karşı ufacık da olsa bir hassasiyetiniz varsa adeta televizyonun içine girmeniz mümkündü, o kalemlerin üretimi, kurşunlar, silgiler, her çeşit tükenmez kalem falan, büyüleyici bir şey. koskoca fabrikada neredeyse hiç insan çalışmıyor, sadece o robot ve kalem seslerinin tuhaf harmonisi bile insanı etkileyebiliyor.

    ama en güzel yanı şuydu:

    şimdi bu adam, yani wolfgang bir şey bir şey faber castell olan adamdan bahsediyorum, dünyanın en zengin insanlarından biri. şimdi sayısal değer verebilecek kadar araştırmadım ve gerçekmiş gibi görünen küsuratlı sayı da veremeyeceğim ama bu adam varya, adamın dibi dibi. kendi arabasını kendi kullanıyor. evde, ay çok özür dilerim şatoda (kıhkıhkıh) yemekleri karısı yapıyor. oğluyla konuşuyorlar, babam evde gereksiz yanan ışıkları kapatıyor diyor böyle. ulan benim faber-castell şirketim olacak, bir şatoda yaşayacağım ve gereksiz ışıkları kapatmak için evi dolaşacağım öyle mi? adam çok lüks araba almayı gereksiz harcama olarak filan görüyormuş. çiçek ekiyorlar bahçeye karısıyla filan. şu an hatırlamadığım ama o an görüp mütevaziliklerine şaşırdığım öyle şeyler yapıyorlar ki insan helal olsun diyor içinden.

    bizdekiler de işte borç harçla kendilerine şoför tutuyorlar.

    öyle....
  • 250. yılını devirdiğinde, değil çizim, resim vs; neredeyse kalemle uzaktan yakından alakası olmayan insanların bile sahip olmak isteyeceği cinsten bir set çıkarmış firmadır. alıp her yeri boyamak istiyorum sözlük. hatta sözlüğü bile.

    http://www.youtube.com/watch?v=sxegk7h6ptu
  • melisa eliyeşil diye bir hanım kızımızın faber-castell'e gelin gitmesini hürriyet kelebek'te okuduktan sonra faber -castell ailesi diye bir şey olması beni şok etti.
    hemen mon ami, pelikan böyle aileler var mı diye araştırmalara giriştim ancak sonuç alamadım.
  • ürünlerine sonuna kadar sahip çıktığını öğrendiğim canım firma.

    yaklaşık 2-3 sene evvel aldığımı hatırladığım faber-castell tk fine vario l model kalemim 2 hafta önce metal ve plastik kısmın birbirinden ayrılması suretiyle elimde kaldı. yenisini almak için fiyat araştırması yaparken zamanında ödediğimin 3 katı* bir fiyatla karşılaştım. o sırada sikayetvar.com sitesindeki kullanıcı yorumunu ve faber-castell temsilcisinin ürünü bize yollayın minvalindeki yanıtını görünce firmayı arayıp problemi anlattım. ne ürünü ne zaman aldığımı sordular*, ne bir fiş ibrazı istediler, ne nereden aldığımı sordular. sadece ürünümü inceleyip yapabilirlerse tamir edeceklerini, mümkün olmazsa yenisini yollayacaklarını belirttiler. nitekim ertesi gün ürünü karşı ödemeli olarak yolladım ve 10 iş günü içerisinde ürünümün son üretim versiyonu elime ulaştırıldı.

    sonuç olarak kırtasiye alışverişlerinizi bu markadan yapmanızı tavsiye ederim. diğer büyük firmaların* yapmadığını yapmış, ürününe sorgusuz sualsiz sahip çıkıp, müşteri memnuniyetini sağlamıştır.
  • bir alman markası.

    kalem nihayetinde. adamlar üretiyor, tüm dünyaya satıyor. türkiye'de tabiki büyük pazar, bize de satıyorlar, bizde vay ne güzel kalemmiş diye alıyoruz. bende şahsen yıllarca aldım.

    bi kalem bile üretemeyen biz ondan sonra konuşuruz sağda solda yok cari açık, yok ihracat yapamıyoruz, elektrikli araba bizi kurtarıcak.

    arkadaş elektrikli araba, uçan araba falan kasmaya gerek yok, adamlar yıllardır kalem yapıyor lan. nihayetinde kalem. yap sat sende tutan mı var.
  • eskiden reklamında

    fabeeerrr-castell
    gug-guu

    derdi. aynısından müfettiş gadget'in müziğinde de vardı:

    dıgıdıgıdık inspekte gecıd
    dıgıdıgıdık dık dık
    gug-guu

    küçücük çocuğun kafasını karıştırıyorlardı itoğlusular.
  • bu firmanin sahibinin soyadi da faber castell'mis ve sahibinin cocugu bir turk kiziyla evlenmis. cocukken kullandigi pastel boya markasi soyadi olmus turk kizinin. ilginc.

    (bkz: melisa faber-castell)
  • arastirma yapmak için sozlukten yararlanacaklarin hayrina oncelikle yanlislari düzeltelim. (bkz: #308191)
    1761 tarihinde almanya'da kurulan küçük bir kalem atölyesinin 18. yüzyilda avrupa çapinda yaygin üne sahip bir firma haline gelmesinin hikayesidir faber castell'in öyküsü. 1700'lü yillarin ortalarinda firmayi kuran ilk kusak 18. yüzyilda kursun kalemin -bizdeki sana yağına benzer bir sekilde- tüm avrupa'da olarak hb faber olarak anilmasini sağladi. şirketi kuran lothar von faber'in bir oğlu yoktu ve kizlarindan birinin alexander von castell adli bir kont'la evlenmesi sonucunda sirketin adi bu tarihten sonra faber-castell halini aldi. firma bugün lothar von faber'in 8. kusaktan torunu kont anton wolfgang von faber castell tarafindan yönetiliyor. bir meksikali adi kadar uzun olan bu isim, faber castell'in bütün resmi belgelerinde eksiksiz olarak yer aliyor. faber castell'in bir diger önemli özelliği de yüzyilin basindan itibaren asya'dan amerika'ya kadar yayilan bir üretim ağı kurması. birçok uluslararasi firmanin ikinci dünya savaşı sonrasinda yöneldiği bu üretim alanini yayma stratejisi faber'de neredeyse 100 yillik bir geçmişe sahip. şirketin ilginç olan bir baska yönüyse neredeyse her gelir grubuna yönelik kalemler üretmesi ve bunlari tutundurmayi basarabilmesi. hala kursun kalem kullaniyorsak biraz da faber castell yüzünden kullaniyoruz sanirim..
  • öğrencilik hayatım boyunca kullandığım kalemlerin markası... reklamları pek sevilmiyormuş, kendilerine güzel bir reklam fikri verebilirim. reklamın şarkısı şöyle;

    "kalem yazar tükenir
    faber yazar tükenmez
    tükenmesin kalemimiz
    aynen öyle
    aynen öyle"

    şarkıyı da ajda pekkan söyleyecek elbet. özellikle şarkı faber'in dolma kalem ve tükenmez kalemleri için pek uyumlu olurdu.

    peşinen edit: hahhahaha yarın öbür gün piyasaya düşerse bana küfür etmeyin.