şükela:  tümü | bugün
  • ilk defa lise yıllarımda karşılaşmıştım facebook'la, sıra arkadaşım ilk profil fotoğrafını çektirmişti bana. güzel kızlar onu beğenecek, ben de yanındaki daha az güzel kızlarla münasebet kurmaya çalışacaktım. güzel kızlar bizi sevmeyecek diye çok korkmuştuk, ne gerekiyorsa yapacaktık. bu sorunu saçlarımıza bolca jöle sürerek aşabileceğimizi düşündük, en son gidilen akraba düğününde büyük beğeni toplamıştım bu yöntemle.

    o zamanlar facebook’u, okulda yaşıtlarımızla sosyalleşme şansımızı evde de devam ettirebileceğimiz, top oynayamadığımız ikinci bir okul bahçesi gibi düşünmüştüm. hatta diğer okullardan da gelenler vardı. bu ne kalabalıktı böyle. ve hiç teneffüs zili çalmıyordu.

    `:https://goo.gl/images/gshg6r`“bi latif doğan değildik ama biz de küstük” tadındaki durum bildirimlerinden, rakılı fotoğrafların altına yapılan “oo kuzen hiç çağırmıyorsun” gibi densiz yorumlara, dini inançlarımızı pekiştirebileceğimiz ve dünyanın her yerine sipariş üzerine dua gönderip, dua alabileceğimiz sarı sayfalardan, arayıp söylemek yerine olmadık fotoğrafların altına gelen “canım benim, annenlere çok selamlar, seni çok seviyoruz, kendine dikkat et” gibi öz teyze demeçlerine varan süreçte facebook’u çok ama çok yıprattık.

    bence mark zuckerbeg’in de davalık olması, seçim manipülasyonlarının yanında bunlara karşı bir tepkiyi de barındırıyordu. amerikalı yargıçlar arasından, facebook ve devlet işlerini birbirinden ayıramayan bir kaçı, neden böyle düşünmesindi?

    bazı güzel kızların fotoğraflarının altındaki 15 yorumun arasında hiç bir beğeni ve yanıt almamış, topluluklar içinde yalnız bir “çok güzelsin canım.” yorumuna değinmiyorum bile. o zaten kendi dramını yaşamış ve yaşatmış.

    `:https://goo.gl/images/mmejhz`kapak fotoğraflarından her yerde ve her şartta mangal yapabileceğini anlatmaya çalışan bu amcalar, insanların facebook’u bırakıp başka platformlara yönelmesini sağlamış olabilir ve belki de o platformların gizli ortaklarından birkaçıdırlar diye de düşünmüyor değilim boş zamanlarımda. boş zamanlarımda düşünmeyi çok severim, beni tanıyanlar bilirler.

    velhasıl, kontağımız olan ama numarası olmayan arkadaşlar, yabancı ülkelerde yaşayan arkadaşlar, bir nesil yaşlılar, bir kaç nesil daha yaşlılar, dedeler, sapık amcalar, feyk profiller, ingiliz futbol holiganları, her profili için yeni bir jöleli vesikalık çektiren ergenler, yeni doğmuş bebek profilleri, akşama kadar kedi videoları paylaşanlar ve komik sayfalar dışında pek bir şey kalmadı, ve benim için neredeyse bitti.