şükela:  tümü | bugün
  • 1955 tunceli doğumlu şair, yazar. söz dardayken en güzel şiirlerinden biridir.
  • dağlı bir kabiledir aşk

    aşk, dört işlemle ifade edilmeyen,
    görünmeyen rüzgar, bir kum tanesinin
    hafızasında kalan kaya parçası,
    düşün bozup bozup kendince kurduğu görüntüler
    ve resmi tarih yazıcılarının asla anlayamadığı şeydir aşk

    aşk, suda ıslanmaz.
    kutuplarda eksi altmış derecede bile yakar insanı.
    babadan oğula devredilecek bir mülkiyet
    ve iktidar da değildir aşk.

    dini, dili, rengi,
    sınır ve bayrağı,
    nöbetçi kuleleri yoktur,
    ama genellikle biri sonunda yaralanır.
    acil servislerde de kaydına rastlanmaz.
    erken tanısı yapılamayan,
    yüreğimizi yurt edinmiş
    ve asla düze inmeyen
    dağlı bir kabiledir aşk

    aşk, dünyada dolaşan serseri bir ıslıktır.
    zamanın arşivinde esrarı çözülmemiş giz,
    dibe vurmuş mektuplarda solmuş elyazısı,
    telefonda uzakların ayak izi,
    defter arasında kurutulmuş gülün ahı,
    hep sürgün efsanedir aşk.

    kahramanı dağları deler, kuyulara iner.
    sevgilinin yokluğunda
    yağmalanmış kent görüntüsüdür aşk

    aşk, dağlara çivi gibi çakılmış
    eşkıyanın kendince hayata itirazdır.
    kaşları çatılırsa çatışma hali,
    susarsa soğuk savaş, gülerse devrimdir aşk.
    hindiçin'de giyap anti-emperyalist anti-faşist
    ve ispanya iç savaşında anarşist,
    yunanistan'da teslim olmaktansa
    beynine kurşunu sıkan
    aris'tki bağlılıktır aşk

    aşk, babil kulesinin
    varlığına duyulan şüphedir.
    kafkasya'da şeytanın dağlarla
    aynı torbada yeryüzüne inmesi,
    duaların hayatı temize çekmediğini
    öğrenen tibetlinin
    tapınağını terk etmesidir aşk

    dünyanın yedi günde
    kurulduğunu yazan tevrat'a göre
    iki kişiliktir, üçüncü bir kişinin varlığı
    mısır'ı düşman görmektir israiloğularına göre aşk
    aşk, başını buluta koyup uyumak değildir.
    tedirginlik, şüphe, heyecan, kızgınlık,
    küskünlüktür, sonsuz bir kahkaha da değildir aşk

    içimizde bin yılda bir uyanan
    ve uyandığında kıyameti koparan
    ateşlerin çocuğu devdir.
    o, gecelerin efendisi,
    gündüzlerin kanatları ışıktan
    kuşudur sevgiliye göre.
    yaratan, ama ihaneti asla bağışlamayan,
    bir elinde gül, diğerinde rüzgar.
    kıyamet gününde suyun yüzü,
    yastığının altında bıçakla uyumaktır aşk

    bu şaheserin sahibi güzel insan.
  • "sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanımadan, ne garip.."
  • ''sözcüklerim varmıyor uzaklığına,
    suskundur takvimlerde adım üstelik,
    bir bir düşüyor bütün öpmelerim,
    ağır yenilgiler alarak.
    kalbimse sildi bütün defterlerde,
    adresini, yokluğunu kıyamet bilerek.

    sadece susarak özlüyorum seni
    hiç tanımadan, ne garip.
    sense uzaklara çivili,
    bir deniz gibisin resimlerde.

    dokunsan dersim olur göçerim mecburen,
    yalnızlığın on milyon olur, istanbul
    duydum çok sonra,
    adın önemli değil,
    acın aynı tadı veriyor zaten.

    ıslık çalan zamanlardan gelmiştim,
    bilirim bulutları eskitmenin güzelliğini,
    zaman, o zaman değil şimdi,
    güneş yine doğar bu kente,
    ama gözlerin... gözlerin...

    şimdi adı yok hiç bir sevgilinin,
    sıcak dokunuşunda dağılan,
    binlerce öpücüğün.

    işte, buna bıçak çekiyorum,
    bir kadın, aşkını savunan
    bir çocuk gülüşü gibi ince,
    bir havalanış...
    yok
    belki de çekip vurmak,
    bütün uykuları göz kapaklarında.''

    susarak özlüyorum
  • bir tarafım gözünü tavana dikti aylarca,
    diğer tarafım iğneden geçen iplik oldu yatakta.
    dilim bile yok, kederime yaslanmışım…
    bıraktığın gibi durmuyor o şarkı,
    o şarkı arkamdan gelen annemin gözleri gibi,
    şarkı toplanınca ben, ben toplanınca şarkı dağılıyor.

    gitmekle kalmadın, benimle bir şarkının arasını açtın…
    yüzümün bir tarafı geldiğim yerlerde sabah,
    diğer tarafı gidişinle güneşin battığı akşamüstü.
    gölgem bile yok, bıçağıma yaslanmışım…
    bıraktığın gibi durmuyor bu şehir.
    bu şehir vurulmuş bir arkadaş gibi,
    beni şehri sarınca sabah, şehir beni sarınca akşam olmuyor.
    gitmekle kalmadın, benimle bu şehrin arasını açtın…

    kirpiklerimin bir tarafı bir kaldırımda,
    diğer tarafı karşı kaldırımda akasya ağaçları.
    rüzgar bile yok, bulutlara yaslanmışım…
    bıraktığın gibi durmuyor bu dünya,
    bahar geçiyor, yaz geçiyor, ama sen geçmiyorsun.
    yumsam gözlerimi rüya, açsam serap oluyor bütün dünya.
    gitmekle kalmadın, benimle dünyanın arasını açtın.

    yüzümün bir tarafı bir kıtada latin
    diğer tarafı karşı kıtada uykusuz asyalı
    ışık bile yok, ateşe yaslanmışım
    vurulmakla alıp götürmedin,
    insanla beraber doğup büyür ölüm.
    benim uykum ölüm, senin ölümün uykum olmuyor
    vurulmakla kalmadın, benimle hayatın arasını açtın.
  • bu sabah izmir'deki evinden artıgerçek'te yazdığı yazılar gerekçesiyle gözaltına alınmış.