şükela:  tümü | bugün
  • kırmızı pazartesi isimli nobel ödüllü yapıtı türkçeye çeviren çevirmen.
  • 9 aralık 2002'de aramızdan ayrıldı...
    mekanı cennet olsun...
  • 1.12.1922'de adapazarı'nda doğdu. çeşitli liselerde fransızca ve ingilizce öğretmenliği yaptı. gazetelerde, dergilerde çalıştı. ikinci dünya savaşı boyunca yedek subay olarak orduda görev aldı. başından sonuna kadar meydan larousse'un çalışmalarına katıldı; ilk romanı sarduvan'ı 1944 yılında yayınladı. arkasından çok sayıda şiir, öykü ve roman yazdı. sarduvan'la orhan kemal roman armağanı'nı, sancı meydanı'ylasait faik hikâye armağanı'nı kazandı. faik baysal'ın fransızca’dan birçok çevirisi vardır. evli ve iki çocuk babasıdır.
  • (bkz: sarduvan)
  • siir kitapları:"ilk defa", "uyy", "beyaz şiirler", "ayın ucunda";
    oykü kitapları: "perşembe adası", "sancı meydanı", "nuni", "militan", "tota", "güller kanıyordu", "ilgaz teyze öldü", "elleri sesimin rengindeydi", "beni bırakma doktor";
    romanları: "sarduvan", "rezil dünya", "drina'da son gün", "babasının oğlu", "kavanozdaki adam", "ateşi yakanlar", "voli"
  • guzel turkcesiyle*, zengin edebiyatiyla* yeri cok buyuk kalem ustadi. fena halde akil odalarinda kovalar bu incelikli ve olculu sair/yazar.
  • yine adapazarlı olan necati mert'e göre şöyle olan insan: "faik ağbi, iltifat eden ama iltifat beklemeyen bir insan, şipşak sevilişi bundan. kırmızı çizgileri hemen hiç yok. şiir yazıyor, hikâye yazıyor, roman yazıyor, edebiyat tarihinde yeri elbette, öyleyken bir sahte şairin dört satırlık çalakalemini bir yahya kemal rubaisiymiş gibi dinler. sevildiği ölçüde de kolay sevinir. iltifat beklemez ama edilen iltifatın üzerinde de düşünmez, dahası mübareği hiç mi hiç almazlık etmez." *
  • ilk yazdığı metinler yandığı için sarduvan'ı yeniden yazan edebiyat insanı. bunu da 18'indeyken yapmış.
  • sarduvan, rezil dünya romanları ile militan ve nuni öykülerini okuduğum büyük yazar. bir edebiyat ustasının değeri, hakkında girilen entry veya sayfa sayısınca ölçülemez ancak ekşi sözlük'te yeterli ilgiyi görmediğini düşünüyorum.

    henüz 20 yaşındayken kaleme aldığı ilk romanı sarduvan'da, cumhuriyetin ilk yıllarında köylülerin yaşadığı sıkıntıları konu edinmiştir. betimleme üstadıdır faik baysal, denizi de gökyüzünü de onun kadar iyi tasvir edebilen azdır. beş duyunuza hitap eder kelimelerle resim çizerek. hikaye ettiği kahramanlar sefaletin, yenilmişliğin, diplerde yaşamanın kasvetini yüreğinde taşır. yine de umutsuz değillerdir, gerçekçidirler sadece. kısacası hayatın sunduğu imkanlar ölçüsünde mutlu olabilir ve tebessüm edebilirler.

    şehirler arası yolculuklarda gördüğümüz, bozkırın unutulmuş bir köşesindeki ufak evlerin içinde ne yaşandığına ayna tutar faik usta. kitaplarını mutlaka okumanızı öneririm.