şükela:  tümü | bugün
  • onay bekleyen çaylaktı, badi bekleyen yazar olmuş, hoş gelmiş.
    takip edin, yazın, çizin; seveceksiniz.
  • bazen hayattan iyice umudumu yitirecek oluyorum. sonra tanıdığım iyi insanlar geliyor aklıma, vazgeçiyorum. sadece sevdikleri için yaşayabilmeyi öğrenmeli insan.
  • dünya görüşlerimizin farklı olduğu yazar. ama güzel yazıyor, okumaya değer.
  • kurduğu ekşi sözlük yerli edebiyat kulübü ile çoktan gönüllerdeki yerini alan, edebiyat sever, iyi yürekli yazar.
  • oldukça nazik, kibar bir insan. çok fazla okuyor, çok edebi bir kişiliğe sahip. ayrıca karakartaldır kendisi.
  • bir istisnadır bence bu yazar. ama kaideler ona göre konulsalar iyi olurlar. bu çağda böyle ve bu denli olabilmek büyük iştir. var olsun.
  • babam bana faik huseyni ismini koyduğundan beridir ikisini aynı anda hiç telaffuz etmedi. 11 yaşına kadar adımın sadece faik olduğuna kanaat getirmiş olacağım ki ben yeni tanıştığım insanlara sadece "faik" diyordum. berk, koray, volkan, umut gibi isimlerin olduğu sınıfta elbette biraz alaturka kalıyordu ismim. bu yüzden aldığım bütün mail adreslerinde farklı farklı isimler kullanmıştım.

    11 yaşındayım, okulun ve daha sonra ilçenin futbol takımının seçmeleri olacak. nasıl heyecanlıyım! oynadığım mevkide ilçenin açık ara en iyisiyim. kesin seçilirim, diye düşünürken adım aday listesinde bile yer almadı. allah'ım bu nasıl ağlamak. iki gün boyunca bütün o minik dünyam yerle bir olmuştu.

    sınıf arkadaşım gamze -ki buradan teşekkür ederim- beden eğitimi hocamıza gidip, "öğretmenim faik'i neden almadınız?" diye sormuş. okulun en iyisi filan demiş, hızlı demiş, süper ortalar açar demiş, alex ve sergen gibi sol ayak demiş.

    beni özel bir sınava tabi tutup kadroya aldı. lisans için kimliğimi istedi. "oğlum senin adın faik huseyni mi?" "evet öğretmenim." "oğlum ne güzel ismin var, niye hiç kullanmadın?" "öğretmenim kimse kullanmayınca ben de kullanmadım." "oğlum sen söylemeyince adının faik huseyni olduğunu nereden bilelim?"

    hakikaten haklıydı.

    iki ismimi ilk kullanan oydu. futbol takımımızda en beğendiği oyuncu bendim. her mevkide denedi ve en son "senin yerin merkez orta saha," dedi.

    bugün, futbol konusunda eskisi kadar iddialı değilim. dostoyevski'nin dönüm noktası, boynundan ilmeğin çıktığı zamansa, benim dönüm noktam da iki ismimin aynı anda kullanıldığı zamandır. öz güvenim, kendime olan bütün inancım bu iki kelimede saklı: faikhuseyni.
  • ahmet altan’ın, “hiç kimseyi kendi ahlakınla yargılama, herkesi kendi ahlakıyla yargıla,” sözünü kendi düstur edinir.

    bayrakları değil insanları sever.