şükela:  tümü | bugün
  • yine simply red diyoruz, yine 90 larin basina damgasini burmus hareketli bir calismayla karsinizdayiz. bu sarkida simply red cakalaga cukagala bir sound yakalamislar, o yaz halikarnasi costurmakta katki sahibi olmuslardi.

    sozleri soyleydi.

    love the thought love the thought

    driving down an endless road. taking friends or moving alone. pleasure at the fairground on the way. it's always friends that feel so good. let's make amends like all good men should. pleasure at the fairground on the way. walk around, be free and roam. there's always someone leaving alone. pleasure at the fairground on the way.

    (chorus:)

    and i love the thought of coming home to you*. even if i know we can't make it. yes i love the thought of giving hope to you. just a little ray of light shining through.

    love can bend and breathe alone. until the end it finds you a home. don't care what the people may say*. it's always friends that feel so good. let's make amends like all good men should. pleasure at the fairground on the way.

    visit my friends wep page---

    cool links---

    ve daha nice paste sirasinda araya karismis gereksiz kelime yigini.
  • give it up samplei uzerine oturtulmus simply red sarkisi. bir rollercoaster uzerinde geciyordu klibi.
  • sozlerini russell seniorun yazdigi pulp sarkisi. freaks albumunun girisini yapar ve insani bir silkeler. sozleri su sekildedir..

    as the signs outside proclaimed, nature sometimes makes a mistake.
    was it the mother or the father to blame?
    inside the damp grass and tilted tent.
    won't you come with me to the fairground? y
    our head will be spinning. your head is your feet.
    and the man at the side of me starts a lewd laugh. ha, ha, ha, ha, ha, ha, ha.
    at the cat with two heads and the dog with eight legs. (laughter).
    the man has come between us, his cheeks rattle like a fence. (laughter).
    he's come between us and he starts a lewd laugh. (laughter).
    i sought shelter from the storm in a small inn on the yorkshire coast.
    inside 3 identical sisters sat except for the one that was hideously deformed, her grotesque features seemed to parody her sisters' beauty.
    ridiculing and mocking everything i held dear.
    and the man, etc. the fish-eyed foetus floated blankly in the yellowed water, still as wax.
    the man came between us, my sister and i, making a mockery of our former emotions.
    dragging it all down to his level.
    and then we went for rides
  • simply red çalışması aşırı gaz olan parça. oynama isteğinden çok, gaza basma isteği uyandırıyor... kırmızı ışıkta duramayınca polis "sağa çek" dedi. o sıra içerde bu parça çalıyordu. "biraz ses verir misin" deyince işte o zaman ikimizde dayanamadık ve oynamaya başladık.

    - 250 yazıyorum ?

    - soğuk birşeyler içmeye nedersin ?

    - olur...
  • simply red'in the goodmen'in give it up'indan sample iceren harika parcasi. sozleri soyledir:

    driving down an endless road
    taking friends or moving alone
    pleasure at the fairground on the way

    it's always friends that feel so good
    let's make amends like all good men should
    pleasure at the fairground on the way

    walk around, be free and roam
    there's always someone leaving alone
    pleasure at the fairground on the way

    and i love the thought of coming home to you
    even if i know we can't make it
    i love the thought of giving hope to you
    just a little ray of light shining through

    love can bend and breathe alone
    until the end it finds you a home
    don't care what the people may say

    it's always friends that feel so good
    let's make amends like all good men should
    pleasure at the fairground on the way

    and i love the thought of coming home to you
    even if i know we can't make it
    i love the thought of giving hope to you
    just a little ray of light shining through
  • ing. panayir yeri.
  • ne kadar abartılsa az, ne kadar dinlense az.. paralel evrende başlangıcı ve sonu yok bu şarkının.
  • euro 96 maçları oynanırken bu şarkı pek revaçtaydı. turnuvada zaten ingiltere'de düzenlendiği için bol bol duyulurdu. biz de ailecek bir akrabamıza gitmiştik londraya o aralarda. hatta ingiltere-isviçre maçını izlemeye götürmüştü babam kardeşimle beni, bileti nereden nasıl bulduysa bulmuştu. bu şarkı devre arasında çaldığında babam bir beni bir kardeşimi omuzuna alır zıplatırdı...

    şimdi eşşek kadar olduk be sözlük... ama bu şarkıyı duyduğumuzda hele ki klibiyle birlikteyse hayat durur ve bir şarkıdan kesinlikle çok daha fazla şeyler ihtiva eder bizim için...
  • istanbul trafiğinde hayata tutunma sebebi olan şarkı kimi zaman. ya da bomboş yolda gaza basarken ki özgürlük hissi.

    aynı zamanda nakarat incelenirse aslında hafifte melankolik yanı da var bu şarkının. polyana. yılmaz erdoğan'ın "ihtimalini sevdim..." gibi.
    süreç odaklı bir şarkı, sonuç odaklı değil.

    yollar gidecekleri yere ulaşmasa da önemli olan o yollarda yaşananlardır diyorum ve kapatıyorum.

    "and i love the thought of coming home to you
    even if i know we can't make it
    i love the thought of giving hope to you
    just a little ray of light shining through"

    (bkz: simply red)