şükela:  tümü | bugün
  • 24 bölümlük tarihi bir kore dizisi. başrol oyuncusu lee min ho olduğu için izlenebilitesi çok yüksek.

    --- spoiler ---

    her şey iyi güzel de, mutlu mesut yaşamalarını görmeliydik. son dakikaya kadar insanı mutsuz edip, son 1 dakikada sevindirerek sevinci kursakta bırakmak hiç hoş şey değil sayın senaristler.

    --- spoiler ---
  • the cure'un en soğuk, en özel albümlerinden biri ve o albümdeki en son şarkının adı..robert smith bu şarkının en sevdiği the cure şarkısı olduğunu açıklamıştır: "i don't think i'll ever write a song that'll ever move me as much as faith, that'll change my life as much as that song did, or encapsulates a period of my life as well as that one ."..."i wish everything i did had such a strong effect on me." konserlerde her zaman son şarkı olarak çalınmıştır ve çoğu kez sözleri ya değiştirilmiş, ya da eklemeler yapılmıştır, hatta bazen diğer the cure şarkılarının sözleriyle de birleştirilmiştir...http://www.afoolisharrangement.com/…e/faithlist.asp adresinden bütün versiyonları okunmalı, robert bir kez daha takdir edilmeli ve o konserlere gitmiş şanslı insanlar kıskanılmalıdır...

    büyük, anıtsal bir şarkı...
  • bilmiyorum hayalgücüm çok mu gelişmiş ama george michael isimli şahsın şarkısı olan 'faith', tarkan isimli türkücümüzün hepsi senin mi isimli şarkısıyla epeyce bir benzerlik taşımaktadır* *... bu da, yıllardır süregelen, sezen aksu'nun besteleri arasında çalıntı besteler önemli yer tutar şeklindeki söylentiyi aklıma getirmiştir...
  • oh well i guess it would be nice,
    if i could touch your body.
    i know not everybody,
    has gotta body like you.

    oh, but i gotta think twice,
    before i give my heart away.
    'cause i know all the games you play,
    because i play them too.

    oh i need some time off,
    from that emotion,
    time to pick my heart up off the floor.
    oh, when that love comes down with-
    out devotion,
    well, it takes a strong man baby,
    but i'm showing you the door

    'cause i gotta have faith.
    oh, i've gotta have faith.
    i've gotta have faith.

    baby, i know you're asking me to stay,
    saying, "please, please, please, don't go away,"
    you say i'm giving you the blues.

    maybe, ha, you mean every word you say
    can't help but think of yesterday
    and now another little "tie me down to loverboy" rules

    before this river,
    becomes an ocean,
    and before you throw my heart back on the floor

    let me reconsider,
    my foolish notion.
    well, i need someone to love me but i wait for something more

    i'll just have to wait,
    'cause i gotta have faith.
    i've gotta have faith.

    before this river,
    becomes an ocean,
    and before you throw my heart back on the floor

    oh, lemma reconsider,
    my foolish notion
    well, i need someone to hold me but i wait for something more.
  • the cure severim. ama bu sevgimin %60'ı pornography, wish, disintegration ve faith kaynaklıdır. tam benim kafada albümlerdir bu dörtlü. pornography direk rahatsızdır. disintegration duygu ve edebi eseridir. wish biraz ana akımdır ama delikanlı hissiyatı vardır. faith ise içlerinde en donuk olan albümdür. soğuktur. mesafelidir. ama ruhsuz değildir. sözlükte ya da başka yerde okuduğum, aklımda kalan bir tanımı kullanacağım*, pornography kırmızıysa, faith gridir. kapağı da zaten gri ötesi tondadır, sislidir. faith'de tam bir "sis" albümüdür, hani yolda giderken arabanın farı bile aydınlatamaz, tek gördüğünüz havadaki o yoğun sis bulutudur, öyle anların arka plan müziğidir resmen.

    robert smith ve dadaşları, three imaginary boys ile post-punk tarzı temelinde piyasaya giriş yapmışlardı ama ikinci albüm seventeen seconds ile müziklerinin tonu kararmaya başlamıştı ve bu birşeyler olacağının sinyaliydi. faith bu sinyalın ilk gidişatını temsil eden albümdür. faith'den sonra gelen pornography ile zaten kan gövdeyi götürmüş, karanlık üçleme başlamıştır.

    albüm, ilk dönem the cure eserlerine uygun şekilde monoton, tek düze ve basit yapıdadır müzikal olarak. şarkılar belli bir melodi kalıbı üzerinden yürür ve tekrarlarla devam ederler. bas gitar şarkıların genel hatlarını çizer, az ve öz gitar riffleri ve çivi gibi bateri partisyonları, smith'in karamsar vokalleriyle birlikte şarkıları zenginleştirir. atmosfer olarak albüm, yukarıda da dediğim gibi, karanlık, karamsar ve pusludur. iddialı bir cümle olabilir ama bu albüm, müzisyenliği ve atmosferiyle birçok doom metal albümünü sollar. evet, farklı kulvarlar ama biliyorsunuzdur ki, the cure birçok doom metal grubuna ilham olmuştur. ve boynuz kulağı pek geçememiştir. all cats are grey ve ya faith'deki üstünüze gelen karanlığı, en kral brutal vokalle bile başarabileceğinizi sanmıyorum. all cats are grey ve faith bence bu albümün en kral şarkılarıdır, ardından the holy hour ve the funeral party'i sayarım. ama, özellikle faith'in yeri ayrıdır bende. ne zaman moralim sıfıra yakınlaşsa dinlerim. o gitar melodisi, katatonia'nın endtime'ında, duman'ın da herşeyi yak yorumunda ödünç aldığı o müthiş melodisi, kaç defa ayrı düşüncelere gark etmiştir beni, hatırlayamam. all cats are grey'in kupkuru karamsarlığı da beni ayrı çeker. psikopatlık işte.

    sizi bilmem ama benim için the cure, faith'dir, pornography'dir aynı zamanda. wish ve disintegration'u sonra sayarım. müthiş bir albüm. ayakta alkışlıyorum.
  • baş rollerini lee min ho ve kim hee sun'un oynadığı güney kore dizisidir.
  • robert smith'in bir zamanlar her konserde faith'e başka sözler uydurmak gibi bir takıntısı vardı. hangisi olduğunu unuttuğum 1 sitede onlarca farklı faith lirikleri var.
    konserde çalmayı en sevdiği parçalardan biri.
    ayrıca albüm cure'un ritmleri en yavaş albümü.
    rs'nin hayatının en bunalımlı (pornography dönemi de dahil) döneminin faith'i yeni bitirdikleri dönem olduğunu söylemiştir.
    pornography kadar dark bir döneme geçişin motoru olmuştur.
    çok da güzeldir.
    bir bütünlük ve tam bir atmosfere sahip ilk cure albümüdür kanımca, ama sık dinlenmeye müsait değildir.
  • buffy the vampire slayer daki karakter.genc kiz bir gun avci oldugunu ogrenir ve hayati degisir.gercek kimligini tam olarak gostermiyor.angel'a bile halleniyor.
  • the cureun faith albume ismini veren parcasi,en guzel the cure eserlerinden biri kanimca.

    catch me if i fall
    i'm losing hold
    i can't just carry on this way
    and every time
    i turn away
    lose another blind game
    the idea of perfection holds me
    suddenly i see you change
    everything at once
    the same
    but the mountain never moves

    rape me like a child
    christened in blood
    painted like an unknown saint
    there's nothing left but hope
    your voice is dead
    and old
    and always empty
    trust in me through closing years
    perfect moments wait
    if only we could stay
    please
    say the right words
    or cry like the stone white clown
    and stand forever
    lost forever in a happy crowd

    no one lifts their hands
    no one lifts their eyes
    justified with empty words
    the party just gets better and better

    i went away alone
    with nothing left
    but faith
  • tam sıra şöyledir
    (bkz: the holy hour)
    (bkz: primary)
    (bkz: other voices)
    (bkz: all cats are grey)
    (bkz: the funeral party)
    (bkz: doubt)
    (bkz: the drowning man)
    (bkz: faith)

    (bkz: the cure)
    (bkz: 1981)

    (bkz: the cure albümleri)