şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • öncelikle faiz kuranda ve birçok dini kaynakta en büyük günahlardan biri olduğu ve haram olduğu yazmaktadır,

    yıllardır kurandaki faizle günümüzdeki faizlerin bir olmadığını savunurum, gelin hep beraber yazdıklarımı inceleyelim ve değerlendirelim.

    birçok ilmihal ve eski kaynaklardan yaptığım araştırmalardaki örneklerden anladığım kadarıyla,kuranda ve eski dini kaynaklardaki faiz, cahiliye dönemindeki arapların 1 verip 5 isteme gibi, sadece insanı bitirmeye ve yolmaya odaklı tefe sistemlerini kast etmektedir. ne günümüzde nede eskide 1 verip en azından 6-7 kazandırabilen bir iş olmadıki tefeciye 5 olarak geri ödeyebilesin. dolayısıyla batmak üzere olan adamları tefeciler bu şekilde pençelerine kıstırıp ellerindeki son mallarıda haksız bir şekilde almaya çalışmışlar ve faizin günah olduğu belirtilmiş, dinden ziyade zaten bu etikte değil,

    fakat 1 milyon türk liramız olduğunu var sayalım, bu parayı gidip örneğin yıllık %24 brüt faizle faize koyduğumuzda banka üzerine belirli bir miktar komisyon koyup ihtiyaç sahibi birey ve ticarilere bu parayı satmaktadır, planı projeyi doğru yapıp bu krediyi kullanan ticari katma değerli hizmet/mal ürettikten sonra üzerine kârını koyup satmakta ve hem istihdam hemde hacim yaratmaktadır, birey ise bu yöntemle ihtiyaçlarına daha erkenden ulaşabilmektedir.

    bugun eğer dünya sistemine aykırı bir şekilde faiz sisteminin bileşenlerinden mevduatlar ve diğer parçalar birden sahipleri tarafından sistem dışına çıkarılırsa kimse maaşlarını bile alamayacak hale gelir. kurandaki faizle mevduat faizi veya kredi faizi çok farklıdır.

    peki diyeceksinizki son dönemde artışlarla beraber faiz tefeci seviyesine geldi, hayır hala çok düşük, fed ve amb bundan 10 sene önce gökten para yağdırırken bu rehavete kapılan ve üretim yapmayan türk halkı bütün haklarını doldurdu ve şuanda paraya eskisi kadar ucuz ulaşamayacak, bunu herkesin kabullenmesi lazım. emin olun şuanda %24 lük faiz bile mevcut konjönktürlere göre çok düşük.

    velhasıl kelam faiz günah diye sizin yılların birikimlerine ücretsiz çökmeye çalışan şirketler ve bankalardan uzak durun. size faiz günah diyen bir şirket borsada kağıt satıp ucuz iç borçlanmaya gidiyorsa bu bir içten pazarlıktır, size faiz günah deyip kar payı diyen bir banka piyasadaki mevduat faizlerinden düşük kar veriyorsa bu bir içten pazarlıktır (ki şimdiye kadar bu kar zarar ortaklığıyla ilgili zarar edipde kar payını veremeyen banka görmedim, yahu zaten banka niye zarar etsin ?). faiz faizdir, faiz bir malı satarken üzerine koyulan kârın paracasıdır. kimse birikimlerini insanlara ücretsiz verip o zengin olurken kendisinin fakirleşmesini izlemek zorunda değildir.
  • nato kafa müslüman açılı bakamaz. baksa zaten arap çöl bedevisi olmaktan kurtulup adam olur. banka faizi kazanç değildir. enflasyona karşı değer kaybını bile karşılamaz. ama sen bunu anlatamazsin. zaten anlamasın. bana ne.
  • belkim o açıdan bakılmışı var.
    (bkz: sukuk)
  • (bkz: riba)

    tefecilik yasak...
    ;)
  • biz zamanında bu açıdan baktık. entarilerimizde bu açıdan yazdık.
    müslümanlara bu açıdan bakmaları gerektiğini ifade ettik.

    ebu suud efendi ve imam yusuf‘un kendi zamanlarında bu açıdan baktıklarını ifade ettik.

    reel faiz ve nominal faiz kavramlarının farklı şeyler olduğunu söyledik.

    merkez bankasının faiz oranını belirlerken enflasyona dikkat ettiğini söyledik.

    ne oldu peki? at yarakları kafir filan dedi bizim için.
  • çukur dizisi gibi bir mantıkla yapılan aklama çalışması. silah tüccarları olan iyi insanlar eroin, esrar tüccarları olan kötü insanlara düşmandır. sürekli birbirlerini kötülerler ve silahlı çatışmaya girip birbirlerini öldürürler. peki sayın iyi adamlar o kötü insanlar o size sıktıkları silahı nerden alıyorlar?
    bankaya mevduata koyduğun paranın sana verdiği faizi bu bankacılar nereden alıyorlar? her banka uluslararasıdır. o batan, o isyanlar çıkan ülkelerdeki emekçiler, köylüler, garibanlar var ya işte onların elindeki ekmeği, sofrasındaki tuzu alıp sana mevduat faizi diye veriyorlar. onu da o ülkelerdeki kaynağı, hammaddeyi, işgücünü sömüren şirketlere kredi diye vererek yapıyorlar sayın müslümanlar. o helal diye aldığın her kuruşta birilerinin çalınmış ekmeği vardır sayın müslüman.
  • islamda yasaklanan emeksiz kazançtır.bunun en bilineni faizdir bunun yanında rantsal gelir,hava parası,kumar,tefecilik de yasaktır.hatta kira geliri bile bu kapsama girmektedir. ha 100 bin liranı faize koyup ayda bin tl kazanmışsın ha 100 bin ile ev alıp kiraya verip ayda bin tl kazanmışsın ikisi de islamın bakış açısına göre aynı şeylerdir.islami ekonomik anlayış üretime ve istihdama dayanır yani elindeki parayı üretim çarkına sokacaksın der.hepsi bir yana islam ihtiyaçtan fazlasını ver der.mesela paran var kendine ve iki çocuğuna ev aldın 4.evi alma,bu parayı paylaş der.eğer paylaşmazsan mal biriktirenlerden olursun der.
    “ey inananlar! hahamların ve rahiplerin çoğu, insanların mallarını haksızlıkla yer ve onları allah yolundan alıkoyarlar. altın ve gümüşü biriktirip allah yolunda sarf etmeyenlere can yakıcı bir azabı müjdele. bunlar cehennem ateşinde yakıldığı gün alınları, böğürleri ve sırtları o biriktirdikleri ile dağlanacak, 'bu kendiniz için biriktirdiğinizdir, biriktirdiğinizi tadın' denecektir"(tevbe, 34-35).
    kur’an; servetin belli ellerde birikmesine ve sermayenin verimli ve yararlı ekonomik kanalların dışına çıkmasına yol açan bir şekilde, emek harcamadan gelir elde edilmesini yasakladığı gibi, herhangi bir şekilde ihtiyaçtan fazla mal biriktirmeyi de yasaklar. islamyette aşırı bir şekilde sermaye birktirmek,sermayeyi baskı aracı olarak kullanmak ve paylaşmamak tamamen yasaktır. hz muhamed'in en önemli vasiyetlerinden bir tanesi de devlet hazinesi oluşturmanın yasak olması,parayla hükmeden bir zümrenin olmaması ve tüm kazancın eşit bölünmesiydi.
  • faiz tum kotuluklerin anasidir.
    .bir dine inanmiyorsaniz bile ekonomiden az cok anliyorsaniz faizin haksiz kazanc oldugunu , sadece zenginleri daha da zenginlestiren bir arac oldugunu anlarsiniz.

    altin ve gumus kullanmak yerine kagit paranin kabul gormesini saglayan aractir faiz.
    j.p morgan 1920 lerde abd kongresinde , "gercek para altindir, geri kalan hersey ya kredi ya da altinin turevidir " demistir.

    faiz olmasa kimse kagit para (artik kagit da yok banka veri tabaninda bir satir kayit) kullanmaz. altin veya gumus kullanir.

    faiz oldugu icin insanlar para kullanir ve kullandiklari parayi da bazi gucler basma yetkisine sahiptir.

    bu gucler bastiklari parayla faiz oranlarini belirler. bu paralari istedikleri adamlara verip onlari daha guclu hale getirir. siyasileri satin alir dunyada savaslar cikarir. siz de bu gunahlara ortak olursunuz.

    en basitinden ornek vereyim. insaatda calisan bir amelesiniz. senede 20 bin tl kazaniyorsunuz. 100bin tl de birikmisiniz var.

    bankaya 100bin tl koyup 1 sene sonra 125bin tl alacaksiniz. paranizi 125 bine sizden satin alan banka o parayi sizin patronunuz zengin muteahite 135bin tl ye satar.
    sizin 100 tl nizi 135 e alan zengin muteahit bu sene size 100bin lye satacagi evi ertesi sene en az 135bin tl ye satmak zorunda kalir. maliyeti artmistir.
    sizin paraniz ise bir sene sonra 125bin tl olmustur. 10 bin tl daha calisip uzerine koyup evinizi alirsiniz. yani sizin 6 aylik emeginiz buhar olmustur.
    paranizla is yapan muteahit kazanmistir banka kazanmistir.
    bu is boyle surup gider . siz hep somurulursunuz .
    gun gelir iflahiniz kesilir.
    bankaya koydugunuz son paralar yine muteahite verilir, muteahit evini yapar ama artik sizin bir seyiniz kalmamistir. onun evini alacak paraniz yoktur.. muteahit evini satacak kisi bulamadigi icin 135bin tlyi bankaya odeyemez. o da batar gider. ekonomik kriz.

    bu sirada daha zengin biri, bankadan aldigi kredilerle bu muteahitin evlerini yari fiyatina alir. artik yeni zengin o dur.
    o da faizle is yaptigi icin bir sonraki krizde o da batar gider.
    boylece fakirle zengin arasi ucurum hep acilir.