şükela:  tümü | bugün
  • depresyonların ikiye bölündüğünü düşünenlerin yaptığı kıyaslama. fakir depresyona girince tüm gün çekirdek yiyip televizyon izler. sürekli pijamalarla dolaşır. oflayıp puflar. annesine falan bağırır bazen.
    zengin ise saçı başı seksi bir şekilde dağınık bir vaziyette ofisindeki masanın üzerine yayılmış kokaini çeker, viskisini içer. arada sırada lanet falan der. fakirin depresyonu bile depresyon gibi değil amk.
  • fakirin depresyon hırkası pazardan 10 liraya alınmıştır. zengininki beymen'den 5 bin liraya.
  • fakir depresyona girer evde ki tabağı çanağı kırar. sonra yerine yenilerini alamayıp kupada pilav yer.
    zengin depresyona girer evi, arabayı komple ateşe verir. arkasını dönüp bakmaz bile.
  • zenginler depresyondayken tatile gider, fakirlerin en mutlu gününde bile gidemeyeceği bir tatile.
  • fakir depresyona girince evi seri osuruk ve geğirik sesleriyle inler. yalnızlığın verdiği boşvermişlik onu hepten depresyonun derinliklerine iter.
    zengin depresyona girince kalabalıklardan yine kurtulamaz. kendisine yazan kızları/erkekleri umursamaz tavırlarla tersler. evin hizmetçisini azarlar, evin uşağının taşıdığı içki tepsisini devirir.
  • (bkz: köpeköldüren) vs (bkz: jack daniel's)
  • fakirin depresyonu olmaz ki olsa olsa iç sıkıntısı olur en kötüsü içine öküz oturur. ama zenginin durumu çok farklı. mevsim geçişi olur kendini depresyonda bulur. sevgilisinden ayrılır, yeni saçlarını beğenmez yine depresyona girer. zenginlik de zor.
  • fakir, depresyondayken 3310'unu duvara vurmaya kıyamaz, zengin ise ipad kırar.
  • fakir dayanamaz intihar ederse en fazla bileklerini keser, zengin cipinin içinde kafasına sıkar.
  • fakir depresyona girince kendine, zengin depresyona girince fakire saldırır.