şükela:  tümü | bugün
  • filiz akın ve cüneyt arkın'ın başrollerini paylaştığı, bence harika ötesi olan 1965 yapımı siyah-beyaz film. fakir genç cüneyt arkın'ın zengin ve şımarık kız filiz akın'a söylediği "senin kaç lira olduğunu bilmediğin ekmek için hergün binlerce insan ölüyor, öldürüyor" cümlesiyle beni derinden vurmuştur. ne zaman izlesem ağladığımı da belirtmekten gurur duyarım. (bkz: fakir değilim ama yine de gururluyum)
  • fakir oğlan * zengiz kız * imkansız aşkı olarak başlayıp zengin oğlan fakir kız melodramına evrilen türk filmi.
  • normalde türk filmi izlerken odaklanmam; ders çalışırım, nette gezinirim vs... buna istisna birkaç filmden biridir fakir gencin romanı...
    artık sıkan "fakir erkek-zengin kız aşkı" klişesi filmin konusudur.

    --- spoiler ---
    turgut*; fakir ve çalışkan bir teknik üniversite öğrencisidir. filiz* de turgut'un sınıf arkadaşı, zengin ve şımarık kızdır.
    turgut filiz'e aşık olur, kız önceleri yüz verse de, sonra sallamaz bizimkini. zaten kızın zengin ailesi de turgut'u istemez. neticede, filiz zengine gider. zenginden çocuk yapıp adını turgut koyar. * zengin adam godoşun tekidir. içkisi ve kumarı vardır ve de arkadaşlarının filiz'e sarkmasına aldırış etmemektedir.

    bu arada, turgut'un ailesinin eskiden zengin olduğu, turgut'un annesiyle filiz'in annesinin kardeş olduğu, filiz'in annesinin eskiden çok fakir olduğu ve sahip oldukları her şeyi turgut'lara borçlu oldukları, turgut'ların sonradan fakirleştikleri ortaya çıkar.

    turgut, artık büyük adam olmuştur. filiz ise eşinden boşanmış, turgut'un yolunu gözlemektedir. bir zamanlar turgut'u beğenmeyen filiz'ler fakirleşmiş, turgut'a yalvarır olmuştur.
    filiz, turgut'a geri dönmek ister. ama turgut kabul etmez. hatta filiz'i reddederken söylediği çok etkileyici bi laf vardı, onu da araya sıkıştırayım:
    - küçükken zengin çocuklarının eskileri ile giyinirdim. onların attıkları oyuncaklarla oynardım. tahsilimi elden düşme kitaplarla yaptım. ama artık..istemiyorum. seni sevmiyorum..sevmiyorum seni.

    efenim sonracıma, filiz intihar eder. ona “oğlum turgut’u sana emanet ediyorum. onu da kendin gibi yetiştir. ama ona affetmesini öğret…” diye bir not bırakır ve,
    -son-
    --- spoiler ---

    feci halde klişe dolu olmasına rağmen, o dönemin istanbul'unu, insanlarını görmek için merakla izletir, nasıl biteceğini bilsek bile, sonunda hüzünlendirir.
  • itü taskisla'nin oradan her geçişimde aklıma gelen film..filmde cüneyt abi'mizin hayatın gamından kurtulmak için gittiği salaş meyhane,filiz'in gümüş çerçevedeki resmi,ogrencilerin modern görünümleri ,tontiş manav kasap figürleri,kumarhane sahibi komik mafya babası öztürk serengil fonda yıldızların altında müziği.. o zaman fakirlik cok teknoloji yokmuş ama ruh varmış umut varmış be abi..şimdiki gibi her seyin ici boşalmamış anasını satayım!
    (bkz: manav faik namlı)
    (bkz: faik eğin kasabı)
    (bkz: orhan restoran)
  • bu sabah show tv'de verilmişti çok hoşuma gitti.
  • isvec'e giden insaat muhendislerinin mimar olarak dondugu, fantastik bir paralel evrende gecen film.

    turgut (cuneyt arkin) itulu bir insaat muhendisidir. mezun olunca isvec'e gider. yillar sonra mahalleli gazetede turgut hakkinda cikan haberi okumaktadir.
    - evet... uzun muddetten beri isvec'te olan yuksek mimar turgut subasi'yi yakindogu'nun insaat firmalari paylasamamaktadirlar.

    olasiliklari degerlendirelim:
    1. turgut isvec'e gittikten sonra oss'de aile baskisiyla yanlis tercih yaptigini fark eder. aslinda mimar olmayi daha cok istemektedir. isvec'te mimarlik okumaya karar verir. uzun muddet isvec'te bulunduguna gore bunu yapacak vakti de olmustur. hem turgut'un itulu, mimarlik fakultesi kizlarinin da isvecli olmasi turgut'u bastan mimarlik okumaya ikna edecek tesirli etkenlerdir. zaten statigi, ingilizceyi, itbleri filan saydirmistir, oradan donem kaybi olmaz.
    2. yandas gazete yalan ve tarafli haber yapmaktadir.
    3. film fantastik bir paralel evrende gecmektedir.

    basta 3 gibi geldi ama sanki 1 daha bir aklima yatti.