şükela:  tümü | bugün
  • ötv denilen haraçtan az etkilenirsiniz.
  • dünyanın en pahalı benzininin sizin ülkenizde satılıyor olması ve periyodik zamlar gündeminize hiç düşmez.
  • sigaraya gelen ötv zammı sayesinde sigarayı bırakma konusunda daha azimli olursunuz.
  • dünyanın daha ulvi sorunlarına kafa yorup, canını sıkmamak. geçim derdinden zaman kalmıyor zağar.
  • -essek yukuyle para verip sacma sapan bi egitimi satin alip neticesinde bir kemalist papagana donusmemek.
  • iphone, ios, galaxy s, android, vb. ile ilgili herhangi bir entryi okuyup, ne kadar garip insanlar var diye insanoğlu adına endişelenmenize gerek kalmaz.
  • (bkz: şehit olmak)

    (bkz: erken ölüm)
  • kimse sizden birşey istemez. ne canınızı sıkarlar, ne de canları sıkılır.
  • fakir olmanın en büyük avantajı, dünyada az parayla edinilebilecek bir ton güzel şeyde seçme önceliğine sahip olmaktır.

    zenginliğin sosyal açıdan en önemli prensibi şudur: yediğiniz veya giydiğiniz şey, fakirler ona ulaşamadığı sürece güzel olmak zorunda değildir. yani başka bir deyişle zenginler, fakirlerin tüketeceği şeyleri seçtikten sonra geri kalanlardan seçim yaparlar. orta çağ'da baharatların avrupa'da inanılmaz prim yapmasının sebebi bunların uzak diyarlardan gelen ateş pahası şeyler olmasıydı. en temel ve en önemli 'baharat' tuz olduğu, tuz da herkeste olduğu için hint baharatları sosyetenin evinde olmazsa olmaz şeylerdi.

    aynı şekilde bugün de, bazı inanılmaz çirkin kıyafetleri ancak zenginlerin üzerinde görebilirsiniz. bazı en güzel kıyafetlere ulaşmanın tek yolu para olmakla beraber, zenginler basit ve şık kıyafetlerden de genel olarak 'fakirler' lehine vazgeçmek zorunda kalmışlardır.

    bunun en bariz örneklerinden biri zengin bir meksika restoranında, menüde bir et yemeğinin yanında "arros, frijoles ve elote" ile servis edilir yazmasıdır, bu üç kelime sırasıyla ispanyolca'da pilav, fasülye ve mısırdan başka bir anlama gelmese de, zengin biri fakirle aynı yemeği yiyemez. o yemek her ne kadar güzel de olsa, basitse basittir, halk ulaşabiliyordur. pilavın adını ispanyolcasıyla değiştirmek, pilav yediğini itiraf edebilmekten daha mantıklı bir çözümdür.

    ancak fakirseniz böyle yarrak kafalı oyunlara ihtiyacınız kalmaz, canınız pilav istiyorsa pilav, fasülye istiyorsa fasülye yiyebilirsiniz. hatta pilav üstü kuru fasülye bile yiyebilirsiniz utanmadan, bu da -hiç küçümsemeyin- inanılmaz bir özgürlüktür...