şükela:  tümü | bugün
  • cevabını bulamadığım soru.
  • wilhelm reich'in "asıl önemli olan aç insanın neden çaldığı ya da sömürülenin grev yaptığı değil; neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir" sözünü anımsatan soru.
  • öyle bir müzikalin içindeler ki; fabrika srenleri, araba egzozları, klaksonlar ve kornalar ve uçak, tren, vapur sesleri arasında duyulmuyor fakirler dramasının notaları. kime isyan edeceklerini bilemiyorlar. sonunda kendilerine ve varoluşlarına boyun eğiyorlar. ırmağın tersine yüzdükçe yorulduklarının farkına vardıklarında ömür denen zaman dilimi bitmiş oluyor. onlar değil ama diğerleri ömrü diyorlar ve her şey bitiyor.
  • haklıyken haksız duruma düşmemek içindir. tivitırcı liberal angutların yalancısıyım.
  • sabahtan akşama kadar kazma kürek sallamaktan evine götüreceği bir ekmek yarım kilo domates, azda peyniri düşünmekten aklına başka bir şey gelmediğindendir.

    bir insan çalışıyor ise helal kazanç peşinde ise isyan nedir bilmez. az kazanıyordur öz kazanıyordur. o kazandığına şükrediyordur. fakirdir, ama dilenci değildir. iki kilo makarnaya tamah edip ruhunu satmaz satmadığı içinde yarın beleş mallar kesildiğinde isyan etmez.
  • "bir gün köşeyi döneceğim" hayali.
  • cevabı; isyan edecek hal mi kaldı isyan edelim! olan soru.
  • karl marx dinin gücünü kanitlama savinda ne demis hatirlayalim: dini ıstırap, bir ve aynı zamanda, hem gerçek ıstırabın ifadesi hem de gerçek ıstıraba karşı bir protestodur. din, ezilen yaratığın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz koşulların ruhudur. kitlelerin afyonudur.
  • her boku dine bağlamaya gerek yok.
    evet onun da payı var fakat en büyük korku aç ve evsiz kalma korkusu.
    artı birleşmeye, faaliyet göstermeye yetecek felsefi, örgütlenme gibi faaliyetleri yapacak entelektüel birikime sahip olmamaları yani cahil olmaları.
    bir de zaten haftanın altı günü saatlerce köpek gibi çalıştırıyorlar. zaman mı var isyan etmeye?
    ülkemiz için özel olarak bir de otoriteye hep boyun eğmiş, cumhuriyetin başından beri ve hala diktatörce yeri geldiğinde militarist, yeri geldiğinde polis ve hukuk(!) sopasıyla korkutulmaları.
    tabi bir de kepçeyle kazanıp kaşıkla veren patronların dolapları.

    isyan kepçeyle kazanıp, kaşıkla veren patronlara olmalı.
    şahsen fakir değilim ama bu durumda olanları hep desteklerim.

    adamlar/kadınlar haftada 6 gün çalışıyor.
    sabah 7-8 arası işe başlayıp en erken 5:30-18:00 de işten çıkıyor. o gün akşam da dizi izliyor o kadar.
    pazar günü tatil. en büyük keyfi mangal yapmak, o da tavuk mangal, et almaya güç mü yeter.
    tam bir kölelik ve ömrü harcamak.
    hakkaten vicdanım çok sızlıyor, üzülüyorum bu insanlara sözlük.

    neden isyan etmiyor, birleşmiyosunuz?