şükela:  tümü | bugün
  • toplumda yaygın olan "her çocuk kendi rızkıyla doğar" inanışından mütevellit, doğan çocukların çalışmak için sokaklara salınıp rızıklarına göz dikilmesinden ileri gelir.
  • para olmayinca hobide olmuyor, onlarda çocuk yapmayi hobi ediniyorlar.
  • bunların bir de devlet doğum kontrol hizmeti götürdüğünde soyumuzu kıracaksınız diye taşlayanı vardır. sizin soyunuzu sopunuzu... diye küfür edilesilerdir. yemin ederim anlamıyorum. çok da kafa yormuşumdur. ulan hiç mi acımazsın o çocuğa? bir de sokağa atılıp kendi kendine büyüyen çocuğun, ilgiyle sevgiyle özenle büyütülene oranla deli gibi ailesine bağlı, vefalı, sevgi dolu olması falan vardır ki hiç girmeyeyim. sizin ben var ya taaaa... neyse. şimdi bile bikaç tohum serpildi kesin. 9 aya yenileri hazır. biz de anca yazalım burda. tey tey.
  • hayatım boyunca anlayamayacağım bir ivmedir bu.

    fakirsin değil mi? gelirin oldukça düşük. karı koca zar zor geçiniyorsunuz. hadi çocuk sevgisi dersiniz yokluğunuza rağmen 1 tane yaparsınız eyvallah. hadi 2'nciye de eyvallah. ya 3,4,5,6 çocuk nedir ya?

    zaten kısıtlı imkanların var. 6'sına birden vereceğin şeyi 2'si arasında paylaştır hem onlar kazansın hem sen.

    sabah metroda geliyorum. belki dilenci belki değil ama yoksul bir aile oldukları her hâllerinden belli. 2 tane çocuğu var kadının eteklerini tutuyorlar. üstte yok başta yok. kadın bir de üçüncü çocuğu kucağına almış.

    hani iktisâdî açıdan bakınca mâli durumu yerinde olan ailelerin daha çok çocuk yapmasını beklersin ama gerçekte nedir? en fazla 2 çocuk yaparlar. fakat iş geliri düşük insanlara gelince alabildiğine çocuk.

    doğum kontrol yöntemlerini kullanmak istemiyorlar elbette çünkü bu da bir mâliyet belki. adam bir kondom hesabı yaparak, bir dakikalık zevki için geri çekilmeyerek bakamayacağı çocuğu dünyaya getiriyor.

    kendi ailemden de örnek vereyim. benim ailemin de maddi durumu iyi değildi ve 5 kardeş çok zor büyüdük. yaptıkça yapmışlar maşallah bizimkiler. burada yazamayacağım kadar uzun ve çok acı etkilerini yaşadık yıllar boyu. herkese yetişmek için kendini paralayan bir anne, ilgisiz bir baba, yokluk yokluk ve yokluk.

    ben ki en küçükleriyim; ilk iki kardeş olan abim ve ablam olsaydı da ben gelmeseydim bir şey eksilir miydi dünyadan? hayır eksilmezdi. ikisi çok daha kaliteli yaşarlar belki bugünkü hayatlarından çok daha başka yerlerde olurlardı.

    küçükken o aklımla da sorgulardım ailemi "neden bakamayacakları hâlde doğurdular ki beni?" derdim.

    anadolu'da "gelen rızkı ile gelir" diye bir söz vardır bütün fakirler sırtını bu söze dayamıştır hep. sanırlar ki dünyaya çocuk getirirsek bir şekilde öyle böyle büyür nasılsa. ama maalesef onlar gibi tüm fakirler öyle düşündüğü için ortalık geçim derdindeki insan kaynıyor.

    ne hakkın var ki senin bakamayacağın bir çocuğu dünyaya getirip gönlünü eğlendirmeye? öyle iğreniyorum ki şu insan denilen varlığın bencilliğinden.

    edit: başlığı fakir ailelerin daha çok çocuk yapması olarak açmıştım ama faşist sözlük yönetimi bu başlığa almış. iki başlığın alakası var mıdır? takdir sizin.
  • birinden biri bizi kurtarsın dürtüsüdür.
  • cahillikten kaynaklanır.
  • dünyanın sonunu bu getirecek işte.