şükela:  tümü | bugün
  • din.
  • cop biber gazını yiyeceklerini bildikleri için hiç bir zaman olmayacağı durumdur. bu ülkede grev bile yasaklandı.
  • ayaklanma bittikten sonra elde edilen ganimetin paylaşımında, zengin olan tarafın yine kendileri olamayacağı gerçeğini konu edinen öğrenilmiş çaresizlik.
  • (bkz: geceyi aç geçirip de kılıcına davranmayanın aklından şüphe ederim)

    (bkz: ebu zerr)
  • sistem içinde, üst statüye geçebilmenin mümkün olduğuna inanmaları. yani kendilerinin de, bir gün daha varlıklı olabilecekleri hayaline sarılmaları. ve hepsinden önemlisi her insanın, görebileceği ve kıyasını yapabileceği, kendisinden daha yoksul insanların var olması.
    kapitalizmin en büyük başarısı toplumsal sınıfları da kendi içinde ufak farklılıklar la statü seviyelerine bölmesi olmuştur. gerçi bu durum, biraz da, kaçınılmaz olarak bu yönde gelişti. orwell in oligarşik kolektivizm dediği yapıdaki her katman sayısız derecelere ayrılır. aynı apartmandaki komşunun astrası varken; diğerinini bmw si olabilir. bmw si olan, bu sayede, fakirliğinin farkına varamaz. ya da buna yeterince içerlememiş olur. astrası olanın ise, bmw si olan komşunun seviyesine çıkabilme umudu, hep olacaktır. işte sistemi çeviren bu iki duygudur. ilerleyebileceğine inanların umudu ve çevresinde görebileceği daha yoksullar bulunan ' nispi fakir' lerin üstünlük sanrısı.
  • “asıl açıklanması gereken, neden aç insanın çaldığı ya da sömürülen adamın grev yaptığı değil, neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir.” demiş wilhelm reich.
  • isyan etmek ayaklanmak bile parayla olur. bir haksızlığa uğrasa işten izin alamayacak polise şikayete bile gidemeyeceklerdir. işten çıkıp aylarca haklı davası için çabalasa evde yiyecek yoktur.(bkz: daha sayayım mı)
  • çalıyorlar ama çalışıyorlar, demelerindendir.

    azıcık gözlerini boyamaya görün milleti...
  • bu tartışmaları görünce benim aklıma hep john steinbeck'in şu laf geliyor:

    "sosyalizm köklerini amerika'da bulamaz; çünkü fakirler kendilerini sömürülen bir sınıf olarak değil, geçici olarak sıkıntı yaşayan milyonerler olarak görmektedir."
  • kesinlikle filmlerdir. filmlerde zenginler hep mutsuz sevgi yok aşk yok ama fakirlerde hepsi var. eğer zenginlerin gerçek yaşantılarını anlatsalar ya da tam tersini anlatmasalar o boğazdaki villaların .mına koyar başına yıkarlar. biz zenginiz ama mutsuzuz siz zengin olursaniz böyle olacak oturun oturduğunuz yerde keyfimizi kaçırmayın diyorlar.