1. bunu, kökeni çok eskilere dayanan bir zanaat olarak görüyorum; piskopos efendilerin kuş tüyünden yapılmış kalemi mürekkebe dalıp çıkarken, michelangelo'nun bıçağıyla sanginini açışını hayal ediyorum. bu bana dolaylı olarak empoze edilmiş bir şey; falçatayla kalem açmanın ve desen çizmenin ayrılmaz birer bütün olduğu düşüncesi; bu bir güzel sanatlar fenomeni...

    ben falçata kullanmayı 13 yaşımda öğrendim. istanbul anadolu güzel sanatlar lisesine hazırlanmak için desen dersi aldığım ruhcan akil öğretti ; 100x70 resim kağıdı alıp bunu falçatayla ikiye veya dörde bölmeyi ve kalem açmayı; ve bunun büyük bir marifet olduğunu hissetmemi sağladı. ama liseye girince benden çok daha uzun süre kursa gitmiş insan yavrularının bu işi benden çok daha iyi yaptıklarını gördüm ve kendimi geliştirmem gerektiğine karar verdim.

    ciddi bir karizma yapma aracıydı o yaşta. üniversitedeki gibi değil; ergenlik çağının başında her şeye başka türlü yaklaşıyor insan. herkes falçata kullanır, kullanmayana iyi gözle bakılmaz zaten ama asıl önemli olan, sonunda kalemin alacağı haldir. ne kadar zamanda, ne kadar uğraş sonucu, ne kadar düzgün açılmış bir kalem tutuyorsunuz elinizde; işte önemli olan bu. tabii ki her ortamda ve her konuda olduğu gibi bu konunun da bir kaç marjinali vardır, özellikle ve hatta özel bir çabayla kalemi olabildiğince yamuk açıp bir james dean umursamazlığıyla çiziminin başına dönen... ama benim gibi bazı insanlar için bu bir meditasyondu. bir kere kalemi ne kadar uzun açarsanız o kadar iyidir. mesela 3 cm. uzunluğunda ve pürüzsüz açılmış bir kalem ele rahat oturur, parmaklarınızın arasında istediğiniz konumu rahatça alır. ayrıca daha geç körelir, kalem açma seanslarının arası uzar; deseninizin başından zırt pırt kalkmanız gerekmez. ama kalkıp çöpün başında kalem açmaya başladığınız zaman, çok değerli bir zaman dilimine girmiş olursunuz. o zaman dilimi, sizin yaptığınız işi düşündüğünüz zamandır. orada sorarsınız bütün önemli soruları kendinize, ne yaptığınızı, ne yapmak istediğinizi, ne yapacağınızı; tıpkı tuvalete gitmek gibidir, aklınız çalışmaya başlar... ve bir çöp tenekesinin başında üç kişi görülür uzaktan, başlarını önüne eğmiş, birbirleriyle konuşmadan, ağır ağır, düşüncelere dalmış, falçatayla kalem açan üç kişi ve sessizce yerlerine gidip yaptıkları çizime bakıp kara kara düşünen tipler...

    başka bir açıdan daha tuvalete gitmeye benzer, bir tür dersten kaçma yöntemidir. kaleminizi açmanız gerekiyorsa kaleminizi açmanız gerekiyordur ve hiç bir hoca buna sesini çıkaramaz ve siz kaleminizi açmaya gidersiniz. canınız çok mu sıkılıyor, kalemi açıp açıp sonra "yanlışlıkla" ucunu kırarsınız ve bütün süreci baştan almanız gerekir, hoca yine bir şey diyemez; tabii bir yere kadar...

    bir de bunu da alıp çöpün başında topluca kalem açan ilkokullu kızlar muhabbetine çevirenler vardır elbet, bu da yine tuvalete gitmeye benzer; topluca giderler ve orada kimin kime baktığını, kimin kimden hoşlandığını falan konuşurlar; ben de yaptım itiraf ediyorum, şimdi pişmanım; ergenlik işte, hormonlar falan...

    sonuç olarak eskilere dayandığını düşündüğüm bu zanaatin, çok da eskide kaldığına inanıyorum; kimsenin bunu umursamadığına; ne güzel sanatlar liselerinde ne de güzel sanatlar fakültelerinde. ama hala arada sırada meditasyon amaçlı yapıyorum, kendimi ormanda ateşin başında çakısıyla bir dalın ucunu sivrilten bir adam gibi hissediyorum. ayrıca ofiste de karizma oluyormuş, sizin sanatçı kimliğinizi pohpohluyormuş; sekreter, muhasebeci, bilmemne müdürü gibi arkadaşların size başka türlü bakmalarına neden oluyormuş, onu farkettim.

    ayrıca (bkz: bıçakla kalem açmak)
  2. kalemtıraş denilen mınagoduumun aleti askerde hiçbir yerde bulunamadığından, askerlikte mecburen yapılan şeydir. opsiyonel olarak kasatura kullanıldığı da olur ama falçata kadar başarılı olunamaz (hatta hiç başarılı olunmaz, zira kördür o kasaturalar).
  3. dikkat edilmesi gereken eylemdir. hem yaralanmalara yol açabilir, hem de kalemin yamuk yumuk açılmasına sebep olabilir.

    yaralanmaları önlemek için falçatayı kendinize doğru çekmeyin, kalemin açılacak tarafı ileriye baksın.

    kalemin düzgün bir şekilde sivrilmesi için, sivriltmeye başlayacağınız noktada falçatayla kalemin etrafında 1 tur dolaşın. sivriltirken, her hamlenizi işaretlediğiniz bu yarıktan başlayarak yapın.
  4. karakalemin çizimlerde daha efektif kullanılmasını sağladığı için tercih edilen yöntem. kömür silindirin odundan bağımsız uç kısmını daha uzun dolayısıyla eğik meğik tutarken daha etkili kılar. havası da vardır tabii.

falçatayla kalem açmak hakkında bilgi verin