şükela:  tümü | bugün
  • bir tür dolandırıcılık.

    "genellikle kadınların evlerine gider, fal öncesi kadının ziynet eşyalarını mendile sarmasını isterler. mendili alır, yanlarında getirdikleri mendil ile kaplarlar. mendil, bir süre sonra el çabukluğu ile yanlarında getirdikleri diğer dolu mendil ile yer değiştirir. "altınları yarın çıkart, fal bozulmasın" der, altınlarla evden çıkarlar."
  • falcıların bilip de müşterisinin bilmediği tek şey: müşterinin bir budala olduğu.
  • özellikle iş hayatında, kişiliğiniz ve çalışma şekliniz ile değil de kestirmeden, sinsilik, kaypaklık ve yalakalıkla bir yerlere gelmek istiyorsanız bunların yanına mutlaka falcılığı da ekleyin. nasıl mı; insanlara falcı gibi duymak istediklerini söyleyin. sadece duymak istediklerini. zira doğruluk, dürüstlük, içi-dışı bir olmak para etmiyor ve insanlar bundan hiç haz etmiyor. mesela ben bunu yeni yeni anlıyorum. tabii bu saatten sonra değişemem ama ben yandım, siz yanmayın. ok?

    hamiş: düşündüm de sadece iş hayatında değil, tüm hayatınıza yayın falcılığı. sırtınız yere gelmez, benden söylemesi.
  • falcılık meslek değil suçtur. yargıtay, falcılığın menfaat karşılığı yapılmasını ve iş olarak seçilmesini suçun oluşması için yeterli görmektedir.

    falcılık yapanlar “basit dolandırıcılık” suçundan değil, nitelikli dolandırıcılığa giren “dini inancın istismar edilmesi” suçundan yargılanacak. basit dolandırıcılık suçunu işleyenler 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılırken, nitelikli dolandırıcılık suçunu işleyenler 2 yıldan 7 yıla kadar hapse mahkûm olabilecek.
  • üç vakte kadar...
  • fal baktırmak arkadaşlar arasında bir çeşit sosyal aktivite olarak yapılmıyorsa, güncel olarak hissedilen çaresizliğin basit bir dışa vurumu bence. hiç tanınmayan ve geleceğe dair güzel bir şeyler söylemesi umut edilen insana ödeme yaparak alınan bir hizmet; endişeleri ve kaygıları bir tarafa bırakıp, iyi haberler alınacağını duyma ihtiyacının en acil yoldan giderilmesi. rasyonel bir çözüm mü, hatta bir çözüm mü? hayır ama hayat da hep bir düz çizgi üzerinde ilerlemiyor ve insan yaşadığı zorlukları atlatmada her gün aynı başarıyı gösteremiyor. bu konularda başvurulması gereken kişi psikolog ya da psikiyatrist olsa da, onlara gittiğinizde yarım saat içinde modunuzun tersine dönmesi çok mümkün değil ve bazen iyi haberler duymaya o an ihtiyaç var. desteklenilmese bile durumu anlamak çok da zor değil bence.

    richard wiseman paranormal'de başka birkaç doğaüstü fenomenle birlikte bu konuya da değiniyor. kitabın adı "bir haftada nasıl falcı olunur?", "fal partilerinin aranan yıldızı olmaya hazır mısınız?", "içinizdeki falcıyı serbest bırakın!" gibi bir şeyler olsaydı muhtemelen daha çok satardı; bu kadar her seviyeden okuyucunun anlayabileceği seviyede bilimsel ve eğlenceli bir kitap için yazık olmuş.

    kitabın falcılık bölümünün yıldızı bay d takma ismi verilmiş olan, hayatının büyük bir kısmını profesyonel medyum olarak geçirmiş ve oldukça isabetli tahminlerinden dolayı büyük bir şöhrete kavuşmuş bir adam. bay d fal bakarken kendisini izlemek isteyip istemediğini sorarak yazarla iletişime geçiyor ve macera başlıyor.

    şimdi ve gelecekle ilgili sihirli bir kavrayışa sahip olduğunu iddia eden insanların, bu iddialarını kanıtlamak için soğuk okuma* tekniğini nasıl kullandıkları ve karşı tarafın nasıl etkilendiği adım adım anlatılırken, pek çok psikolojik prensip hakkında da açıklamalar yapılıyor:

    1- pohpohlamak sizi her yere götürür

    "hemen hepimizin kırılgan bir egosu vardır ve dış dünyanın haşin gerçekliğinden kendimizi korumak için çeşitli teknikler kullanırız. bizler yaşamımızdaki başarıdan kendimizin sorumlu olduğuna kendimizi inandırmakta aşırı yetenekliyizdir ama aynı şekilde başarısızlıktan dolayı dolayı başkalarını suçlamakta da çok iyiyizdir. eşsiz olduğumuza, ortalamanın üzerinde yeteneklere ve becerilere sahip olduğumuza ve gelecekte şansımız sayesinde muhtemelen hakkımız olandan daha fazlasını yaşayacağımıza inanarak kendimizi kandırırız.**

    en iyi bilinen örnekte araştırmacılar, uzun süreli ilişki yaşayan çiftlerden yaptıkları ev işlerinin yüzdesini belirtmelerini istediler. neredeyse bütün çiftlerden gelen toplam birleşim %100'ü aştı. herkes kendi işine odaklanıp eşinin katkısını az göstererek benmerkezci ön yargı sergiledi.

    esas itibarıyla bu bencillik sizin için iyidir. kendiniz hakkında olumlu hissetmenizi sağlar, sabah yataktan çıkmanız için sizi motive eder, kaderin cilveleriyle baş etmenize yardımcı olur ve olaylar sertleştiği zaman vazgeçmemeniz için sizi ikna eder. insanların büyük çoğunluğunun mantıksız bir biçimde kendilerinin ortalama insandan daha yardımsever, düşünceli, sorumluluk sahibi, dost canlısı, daha kendinden emin, becerikli, kibar ve güvenilir olduğuna inanmasına neden olur. bu yanılgılar hayatımızın geri kalanında keyfini süreceğimiz mutluluk, başarı ve çabuk iyileşme gücü için ödememiz gereken bedeldir."

    iyi bir falcı/soğuk okuyucu da benmerkezci düşüncemizden faydalanarak ne kadar mükemmel olduğumuzu söyler ve evet; biz de inanırız. karşıdaki insan "özünde çok iyi bir insansın." dese buna itiraz edecek fazla insan yoktur herhalde.* muhtemelen ufak tefek başlangıç iltifatlarına bayılıp, kendimizden geçme seviyemize göre de iltifatların* dozu artıyordur.

    2- görmek istediğiniz şeyi görmek

    aynı cümlede genellikle birbirinin tersi iki ifade belirterek, karşıdaki insanın istediğini/kendisine uyanı seçmesini sağlamak olarak özetleyebiliriz. söz konusu olayda bay d. bunu karşısındaki insana hem aşırı duyarlı, hem de hissiz olduğunu söyleyerek yapıyor ve karşıdaki de elbette şaşkınlıkla hakkında nasıl bu kadar çok şey bildiğine hayret ediyor.

    3- anlamın yaratılışı

    insanın boşlukları doldurarak söylenileni anlamakta aktif bir çaba içine girmesinden ve falcı "mülkiyetle ilgili bir konu" dediği zaman bunu geçmişte ve bugünde, miras kalanlarla, kiralayıp/satın aldıklarımızla örtüştürmeye ne kadar çok çaba harcadığıyla ilgili bu kısmı yazar çok güzel örnekliyor:

    "bu fenomen, yataklarına tam olarak sığmalarını sağlamak için konuklarının uzuvlarını gererek uzatan ya da kesen yunan figürüne ithafen procrustean etkisi olarak tarif edilir."

    4- "b ve ç kelimelerini" kullanmak (orijinalinden direkt çeviri yapmışlar ve "balık tutma ve çatallama tekniği" demişler; fishing ve anchoring olarak bakınca daha mantıklı kaynaklara ulaşılabilir.)

    fal bakma esnasında falcının söyledikleri üzerine verilen tepkileri tartarak, seçilen yoldan ayrıntıya girmeleri; nabız yoklayıp, geri bildirime göre söylediklerini değiştirmeleri diyebiliriz.

    5- teklik yanılgısı

    "diğer insanlardan çok farklı olduğunuzu düşünmeyi seviyor olsanız da işin aslı şaşırtıcı derecede benzerlik gösteriyoruz ve bu nedenden dolayı da çarpıcı bir şekilde tahmin edilebiliriz.

    herkes kendisinin benzersiz olduğunu, bu ifadelerin bir başkası için geçerli olamayacağını varsayar ve böylece bu durum karşısında aşırı etkilenir."

    psikolojinin en güzel tarafı bu bence; herkesin/hepimizin ne kadar eşsiz iç dünyamız ve biricik hayatlarımız olsa da, aynı olmamız. bunu bilerek falcıya inanma konusu ise başta yazdığım çaresizlik kısmıyla ilgili; yoksa falcılar her gün aynı sözleri kim bilir kaç kişiye söylüyorlar, kişiye özel bir hizmet bile değil esasında.*

    6- psişik limonları limonataya dönüştürmek

    falcının yanlış yorumlarını doğrulaştırma çabası: yorumları genişleterek ifadenin belki de o kişi için değil ama aileden/iş yerinden/okuldan/arkadaşlardan birisiyle ilgili olabileceğini söylemek; bu olmazsa geçmişi ve geleceği de işin içine katmak. geriye başka bir şey kalmıyor zaten; tutmaması imkansız.*

    tebrikler! artık siz de fal bakabilirsiniz! en azından şimdiye kadar kaptırmış bile olsanız, bundan sonra o parayla güzel bir yemek yiyerek kendinize daha gerçekçi bir hoşluk yapabilirsiniz.* bazı şeyleri duymaya ihtiyacınız varsa da falcıya gitmenize gerek yok, ben söylüyorum; güzel şeyler* olacak ve güzel haberler* alacaksınız.
  • konsomasyona çok benzer.

    insanlar gelir, çok deşmeye gerek kalmadan içindekileri olduğunu gibi döker ve duymak istediklerini sizin ağzınızdan çıkmasını bekler.

    tamamen insanların içinde oldukları duygusal boşluktan yararlanmaktan başka bir şey değil.
  • uzaktan yaptıgım eylem. ücreti mukabilinde kahve falı bakıyorum