şükela:  tümü | bugün
  • ismarlama kitaplar yazan zât. kitaplarinin (misal : cankaya),cumhuriyet gazetesi tarafindan verilmesi sasirtici olmasa gerek. (bkz: zeytin dagi)
  • belgrad ormanlarında bulunan ve bir zamanların en sevilen etabı... fr atay olarak da geçer
  • ulus gazetesinin eski genel yayin yonetmeniymis. insanlara tepeden bakar, oyle herkesle konusmazmis.
  • çok büyük uğraşlarla bir roman yazmış ve romanına günler, geceler boyunca düşünerek, varolan tüm yaratıcılığını kullanarak roman adını bulmuş kişi.
    daha çok faşist roma kemalist tiran, kaybolmuş makedonya, deniz aşırı, yeni rusya, moskova roma, bizim akdeniz, taymis kıyıları, tuna kıyıları, hind, yolcu defteri gibi gezi kitaplarıyla ve başyazarlık yaptığı gazetelerle anılır.
    zeytindağı, ateş ve güneş, çankaya, batış yılları, atatürkün hatıraları, atatürk ne idi, atatürkün bana anlattıkları, mustafa kemalle mütareke defteri ise anı kitaplarıdır.
    özellikle kitap isimlerinde yaratıcılığının ne derece kısıtlı olduğu açıkça fark edilebimektedir.
    atatürkün bana anlattıklarında gerek isim olarak gerekse içerik olarak "atatürk benim kankamdı" denmek istendiği çok keskin olarak bellidir.
  • "hukuk ile medeniyet ve kültürleri arasında ahenk kuramayan cemiyetler bedbahttırlar." - falih rifki atay
  • yapıtlarında kendi dahil herkese eleştirel bakabilmeyi başarmış bir yazar. belki doğrudan eleştirmiyor, ama ele aldığı konunun bütün boyutlarını anlatarak, farklı bakış açılarına olanak tanıyor. halbuki, türkiye'de genel tavır, hoşa gitmeyecek -hatta gitmeyebilecek- olayları görmezden gelmek biçimindedir.
  • falih rifki için cemal pasa'nin has adami demek ne kadar yerindedir bilemeyiz ama ittihat ve terakki döneminde cemal pasa'nin ozel kalem müdürü'dür. cemal pasa o donemde ittihat ve terakki troykasi içinde mustafa kemal'in de kendisine en yakin buldugu figürdür. cankaya'daki "istanbul'a lenin heykeli diksek yeridir" şeklindeki cümlesi ise surdan kaynaklanir.. ingilizler, fransizlar ve ruslar arasinda yapilan gizli bir anlasmayla trakya-istanbul bölgesi eskişehir'e kadar ruslarin işgal edeceği bölgelerden biridir. falih rifki da bu cümleyi kurarken "eğer bolsevik devrimi olmasaydi ve istanbul'u çarlik rusyasi ordulari isgal etseydi, onlar ingilizler gibi kolay kolay çekilmezlerdi" der hakli olarak. ingliizlerin bile isgal sonrasinda ve mütareke döneminde istanbulu "türklerden temizlemeyi" ciddi ciddi tartiştiklari hatırlanirsa 1917 bolsevik devrimi olmasaydi, ruslarin isgal ettikleri istanbul'da yasanacaklari kimse tahmin etmek istemez herhalde.

    falih rifki'nin kemalizmin ideologlarindan biri oldugu ise -hadi yanliştir demeyelim ama- çok doğru degildir. daha çok tanin hüseyin cahit ekolü parti gazeteciliginden ve kismen yeni türk alfabesi alanindaki katkilarindan sozedilebilir. asil önemi ise yakin tarih konusundaki birinci elden tanikliklarindan ve cankaya gibi yakin tarihle ilgilenen hemen herkesin okumasi gereken ani-deneme tarzi eserlerinden kaynaklanir.
  • kemalizm ile fasizm arasındaki sınırı belirleyemenler arasında endazeyi en cok kacıran sahıslardan biridir..

    dedikodu yapmadan kendi agzından dinleyelim;

    " .. dersim isminin neler hatırlattıgını burada tekrar etmeye gerek yoktur. 1871 den beri bu yurt parcası uzerinde 11 askeri harekat yapılmıstırç fakat ne idare, ne adliye, ne de kultur bakımından hicbir tedavi yapılmamıstır. cumhuriyet hukumeti adet ve anenesi oldugu uzere, tenkil degil tedavi tedbirleri almaktadir.
    dersim oz turktur. halk yoksuldur. dag oyuklarına, magara ve ucurum bogurlerine sıgınan agalar, anadolunun son derebeyleridir. halk bunların esiridir. bunlar halkı yagma, talan ve kan hizmetlerinde kullanmaktadırlar....
    anadolu belki butun tarihinde, yalnız ataturk cumhuriyetinde sukun ve birlik gordu. taraf taraf ve devir devir radikal tedbirler alınmaga luzum gorulmustur. bugun sıra tunceli bolgesine geldi... anadoluda bir tek milletin evlatları oturmaktadır. kan birdir. ihtiyac birdir. dava birdir.."

    (falih rıfkı atay, tunceli, ulus, 26 ilkkanun 1935, ayrıca bk. ayın tarihi, sayı 25, ilkkanun 1936 s.74)
  • "türkiye'de demokrasi, hoca ve mürteci saltanatı demektir." buyurmuş şahıs.

    bkz. f.r. atay, eski saat 1917-1933, istanbul 1933, s.433; ismail kara, şeyhefendinin rüyasındaki türkiye, dergâh yay., üçüncü baskı, istanbul 2002, s.72
  • mina urgan'ın üvey babasıdır.