şükela:  tümü | bugün
  • tim booth bu sene sanctuary etiketiyle solo albümü bone'u piyasaya sürdü. bone'un 7. sarkısı fall in love aslında tanıdık bir booth eseri. daha önce sarkiyi angelo badalementi ile projesi booth and the bad angel'da fall in love with me olarak görüp aşık olmuştuk zaten. biraz değişmiş aradan geçen yıllarda, adı da kısalmış ve bu albümün en güzel yerlerinden birini kapmış.

    ease your lips into a velvet kiss
    while i enfold you
    move your hands across this promised land
    the seekers guided by the pole star
    say the words why don't you say the words
    i have been waiting long to hear
    please fall in love with me

    drift with me upon an endless sea
    we are divine in the realm of these senses
    every move has been subterfuge
    while we pretend that we really dont care

    lose your fear we may be strangers here
    but i can feel we might be one
    please fall in love with me

    i hear the sound of moons falling
    surrender to this charm
    i breeze across your soul darling
    deep eternity

    lost your mind well don't you think its time
    to swim away from the saftey of these beaches

    trust the tides they know which way to flow
    and don't you long to flow so far

    moved in waves we've never felt before
    till we are floating way out deep
    please fall in love with me
    please fall in love with me
    please, with me
  • tim abinin kutsal sesi, haifi bi gitar, mızıka ve çok arada baslar ve çello. tim abi bone albümünde bi kez daha hediye etmiş şarkıyı bize. saolsun.
  • usul usul dinlenmesi gerekli, vakar ve $ahsiyet sahibi bir parca.
    oyle salya sumuk olmadan adam gibi dinleyip, kapatacaksin albumu. en fazla ustune bir duble raki devirirsen pencerenin onunde guzel olur.
  • aşık olmak, aşka düşmek diye çevirebiliriz. neden "düşmek"? twilight sun'da çok hoş bir gerekçe gösterilmiş bu "düşmek" mevzusuna. tepenin öyle bir noktadasındır ki, ordan düşmek ne kolaydır, "o"na aşık olmak işte böyle kolay, zahmetsiz, kendini bıraktığın anda bakmışsın ki aşıksın; düşmemek için direnmek, geri tırmanmak esas zor olan, çaba gerektiren ve genelde başarılamayan...
  • (bkz: #10987675) buradan bakınca fizik yasalarına aykırı birşeydir bu.
  • aşka düşmek şeklinde yapılacak tercüme bence trt türkçesi kokuyor. bu ifadeyi, aşka düçâr olmak daha net karşılıyor.
  • hoş, samimi hatta melodik bir kalıp. herhangi bir dizide, filmde filan denk gelince bi uysallaşıyorum.
  • turkcedeki asik olmak sozunun karsiligi ve ayni zamanda cok daha anlamlisi bence.. yabancilar aski bizden daha iyi analiz edip tanimlamis.. cunku ask bir anda gelir anlamazsin olmak eylemi gibi istemli degildir yolda gormedigin bi tasa takilip dusmek gibi istem disidir..
  • az önce radyoda denk geldiğim ve acayip sevdiğim şarkı. phantogram diye bi gruba aitmiş. tarzlarına pek aşina değilim ama olmuş.