şükela:  tümü | bugün
  • dil ve düşüncede mantık hataları anlamındaki kullanımı, alev alatlı ve mail grubu üyeleri tarafından, türkçe'ye 'safsata' olarak çevrilen sözcük.

    örnek verelim.
    latince adı : argumentum ad hominem
    ingilizce adı : argument against the man
    türkçe adı : adam karalama safsatasi
  • düpedüz sahtekarlık. allahın adını verdim, hakkaten budur...
  • aynı zamanda bir ekonomi terimidir.fallacy of composition,( introduction to econ. alanlar bunu çok iyi hatırlarlar hele benim gibi 2 kere alanlar)* bir parça için doğru olan şeyin bütün için doğru olamayacağı anlamına gelir.
  • (bkz: bandwagon)
  • sağlıklı bir tartışmada düşünceler çarpışır.

    bir argüman, farklı yapıtaşlarından** oluşur. tartışmanın niteliğine göre, bu yapıtaşları farklı şeylerden oluşur. tartışma, olgular* üzerinden olabilir. olgular üzerinden yapılan bir tartışmada, sayılanlarla sınırlı olmamakla beraber yapıtaşları bilimsel kanıtlardan, bilimsel iddialardan, tarihsel gerçekliklerden, olaylardan oluşabilir. tartışmanın niteliğine göre, olgular üzerinden argüman kurulamamasına, veya kurulan argümanın sınırlı olmasına karar verilebilir - münazara turnuvalarında, örneğin, genelde olgular üzerinden argüman kurulmaz**, zaten konular da genelde olgusal argümanlara yer vermeyecek şekilde belirlenir - bu durumda argüman yapıtaşları fikirlerden oluşur; rasyonalite gibi.

    bir argüman, bu yapıtaşlarından kurulduktan sonra, karşı düşünceyle bir araya geldiğinde, düşüncelerin uyumsuz yapıtaşları çakışır* ve o ya da bu şekilde, daha sağlam olan argüman kazanır.

    aynı doğrultuda, eğer bir argümana itiraz ediliyorsa* karşı argümanın yapıtaşları da, saldırılan argüman ile benzer formatta olmalı, yapıtaşları hemzemin olgular ve fikirlerden oluşmalıdır ki sağlıklı bir çakışma ve tartışma olabilsin.

    işte bazen (aslında bazen değil, çoğu zaman. özellikle ülkemizdeki tartışmalarda neredeyse her zaman) bu argümanların yapıtaşları hatalı oluşturulur. şekillerinde, içeriklerinde, bir araya geliş yollarında, bunun ötesinde argümanın niteliğinde, şeklinde, duruşunda bir hata olur. bu hatalar, tartışmasal hatalar değillerdir, yani aksi iddia edilebilecek şeyler değillerdir, daha meydana geldikleri anda "olmadı be abi..." denebilecek hatalardır. bazen çok belirgin, bazen sinsice belirsizdirler, ama yarı yarıya kasıtlı, yarı yarıya kasıtsızdırlar. argüman oluşturulurken meydana gelen bu hatalara "fallacy" denir. bunlar, asimetri yarattıklarından ve çatışma noktalarının sağlıklı olarak ortaya çıkmasına engel olduklarından, iyi bir tartışmada asla yerleri olamaz.

    meşhur ad hominem bunlardan biri ve en barizidir. yine ülkemizde en çok rastlananı budur. ad hominem, bir argümanın yapıtaşlarına veya bütününe değil, argümanı kuran kişiye yapılan bir saldırıdır. yine de burada bir noktaya dikkat çekeyim, "fallacy"lerde de type i error ve type ii error'lara dikkat edilmelidir; örneğin ad hominem'in nitelikli istisnalarından biri, "bu ne pehriz bu ne lahana turşusu"dur. örneğin, şirketinin elemanları tuzla tersaneleri'nde her gün işçi öldüren bir firmanın ceo'su "ülkemizde işçiler eziliyor, kesinlikle buna bir çözüm bulunmalı, hakkaniyet sağlanmalı" dediği zaman, "bi dediğine, bi yaptığına bak?" demek ad hominem olmaz; çünkü argümanın bir yapıtaşını oluşturan olgu ile argümanı kuran kişi direkt olarak bağlıdır. ama bir bilkent / bilgi iktisat öğrencisi aynı şeyi söylediği zaman "baba parasıyla okuyosun sen! ne işçisi, ne ezilmesi? baba parası yiyosun sen, sus!" demek doğrudan ad hominem'dir.

    sayılanlarla sınırlı olmamak üzere;

    (bkz: hiçbir gerçek iskoçyalı)
    (bkz: eğer-viski-derken hatası)
    (bkz: teksaslı keskin nişancı hatası)
    (bkz: ad hominem)
    (bkz: post hoc ergo propter hoc)

hesabın var mı? giriş yap