şükela:  tümü | bugün
  • almancası phantomschmerz olduğu için bu şekilde çevirdiğim ama türk tıp terminolojisindeki varlığından emin olamadığım bir kavram. hayalet ağrı demek de mümkün: kesilen, olmayan bir organda hissedilen ağrı için kullanılıyor. örneğin kolunuz yok, ama siz kolunuzun dayanılmazca ağrıdığını hissediyorsunuz. her sey beyinde baslar beyinde biter söylemine bir nevi kanıt. ingilizcesi phantom pain olmalı...
  • (bkz: amputation)
    (bkz: amputasyon)
  • isminde "ağrı" geçmesine rağmen ağrı dışında; karıncalanma, kaşınma veya gıdıklanma şeklinde de görülebilir...
  • fantom ağrı-zahiri ağrı gibi de tanımlanan; vücutta olmayan, kesilmiş uzuvların ağrıması hali. hadise şudur ki, sol bacağı kesilmiş bir insan sol topuğunun ağrıdığından yakınmaktadır örneğin. orgazmın cinsel organlarda değil de beyinde oluşması gibi ağrı da beyinde oluşan bir olgudur. bu ağrı tipinde sorun, ağrıyı hissetmemize yol açan kimi kimyasal maddelerin beyinde ilgili organı temsil eden beyin bölgesinde deşarjından kaynaklanmaktadır. bu bölgelerin yekununa de homunculus denmektedir. (homunculus: latince'de hilkat garibesi)

    beyin vücudu aynen böyle görmektedir:

    http://www.boldra.com/…ming/sensory_homunculus.jpeg

    http://www.brainconnection.com/…rt/l/homunculus.jpg
  • doğuştan özürlüler, zeka özürlüler veya uzvunu 3 yaşından önce kaybetmiş kimselerde görülmeyen ağrı. aynı zamanda protez kullanmak için de kullanılır.
  • ilk kez ambroise pare tarafından, 16. yy'da tanımlanmıştır. bu iğne batışı şiddetindeki, zaman zaman günlerce sürebilen ağrıların nedeni kesin olarak bilinmediği için tedavisi de yoktur. ağrı kesicilerin fayda etmediği söylenir hep.

    bu hayalet kol, bacak sendromuna yakalanan insanlarin çok az bir kısmı uzun süre aynı dertten şikayet ederler. genelde organın kesildiği günü takiben bir veya iki ay sonra kesilir ağrılar.

    organın bedende kalan parçasında oluşan ağrı ile bu karışmamalıdır.
  • bir travma sonucunda uzvun kesilmesi sözkonusu ise, beynin hala uzuv varmış gibi emir göndermesi sebebiyle kesilen sinir uçlarının tıbbi olmayan bir deyimle "napıcağını şaşırması" sonucu hissedilen agrı, acı,karıncalanma veya gıdıklanma hissi. uzuv artık yerinde olmadığı halde beyin çok net olarak agrının nerede oldugunu tespit edebiliyor.
    kesilmiş olan sinirleri yatıştırmak için ise sara hastalarına verilen benzer ilaçlar verilmektedir.
  • - napıyorsunuz bülent hanım?
    - sikim kaşınıyor.

    budur.