şükela:  tümü | bugün
  • thomas hardy nin kitabinin adi. bathsheba everdene, kitabin baskahramani, ask konusunda hem sansli hem de sanssiz bir kadin. kendisini sewen uc erkek soz konusu. fakat ask, her erkekte baska bir anlama geliyor.
  • baş kadın karakteri bathsheba everdenein julie christie tarafından canlandırıldığı bir film uyarlaması olan kitap.
  • taptığım wuthering heights albümü. nefis kullanılmış progresif öğeler, hoş folk melodileriyle bezeli parçalar ve çift vokal barındırması bu albümün göze çarpan özelliklerinden. power metal'in kusturan tekdüze davullarından bıkanlar için w.heights'ın davulları biçilmiş kaftan. lost horizon ve dream evil'da dikkati çeken davullar bu grupta da en az saydığım gruplardaki kadar ilginç ve başarılı. grubun vokallerinden 1 tanesi de lost horizon'ın vokalini andırıyor ara ara, onu da belirtmeden geçmeyeyim. [edit: vokal jorn lande'yi de andırıyor. hala tek kişi mi vokal yapıyor 2 kişi mi yapıyor çözemedim.]
    progresif müziğin benim bünyem üstünde yarattığı parçalara ısınamadan dinlemeyi bırakma sendromu bu albümle sekteye uğradı. aksak ritm kullanımı içermemesi de benim açımdan dev bir artı puan.

    bu progresive power metal kırması albümü herkese öneriyorum; power metal'in sizi kısır döngüye sokan tarzının boğuculuğu üstüne poyraz misali esip bedeninizi rahatlatacak hatta
    -dur ulan dur
    -?
    -selam ettin mi sözlük bayanlarına?
    -aaa, atladık bunu ya

    sözlükteki iskandinavya çıkışlı, folk öğeleri barındıran, çift vokalli, progressive power metal sever bayanlara selam ederim; bir piyano resitaline gitsek, ardından bir suşi yesek beraber?

    edit: vokal tek kişi imiş.
  • türkçeye çılgın kalabalıktan uzakta olarak çevrilmiş thomas hardy romanı.
  • 4 gündür içimden çıkmayan, hala hazmediğim ıssız adam filminin çıkış noktası. filmde bütün öykü bu kitapla başlıyor...
  • ıssız adam filminden sonra bulmanın çok zor olduğu kitap.
  • ıssız adamı izledikten sonra okumaya başladığım ama dilinin çok karışık mı desem, ağır mı desem olmasından dolayı bir türlü bitiremediğim kitap. issız adam da duymasaydım bile sırf ismi için alıp okurdum. biri can yayınlarından diğeri oda yayınlarından olmak üzere 2 farklı yayınevi tarafından basılmıştır. can yayınlarını denemedim ama soner yılmaz tarafından çevirilen oda yayınlarının baskısını pek tavsiye etmiyorum...
  • kitabın adı, thomas gray'in elegy written in a country churchyard adlı şiirinin bir dizesine atıftır:

    "far from the madding crowd's ignoble strife,
    their sober wishes never learn'd to stray;
    along the cool sequester'd vale of life
    they kept the noiseless tenor of their way"

    http://www.cs.rice.edu/…r/minstrels/poems/1091.html
  • thomas hardy'nin müthiş anlatımı, akıcı ifadeleri ve sürükleyici kurgusu sayesinde insanın hiç elinden düşürmeden okumak isteyebileceği bir kitap.

    ortalama bir hızla okunmasının okurun romanı içine sindirmesi açısından faydalı olacağı kesin. yazarın diyaloglar ve karakter tahlilleri dışında verdiği mesajların pek çoğu başlı başına birer aforizma niteliğinde. kitapta beğendiği yerlerin altını çizen biri olsaydım romanın yarısının altını çizmiş olurdum.

    oda yayınlarından çıkan soner yılmaz çevirisi gayet kaliteli olmakla birlikte, hardy'nin dolu ve ağdalı dilinin günümüz türkçe'sine başarılı bir şekilde aktarılmış halidir. ancak kitapta romanın akıcılığında hoşgörülebilecek ve okuyucuyu engellemeyecek küçük editoryal sorunlar ve redaksiyon hataları bulunmakta. yine de bu sebepten can yayınları'ndan çıkan çevirisi denenebilir. dilinin karmaşık ya da ağır algılanması ise roman türünün yoğunluğundan kaynaklanıyor olabilir. vakti olan için bir çırpıda okunmak istenecek çekicilikte bir konuya ve üsluba sahip olduğu ise muhakkak.

    romana konu bir kadın, üç erkek; başlıca dört karakter bulunmakta. kadınla bir erkeğin ilk karşılaşması ve son yaşadıkları arasında geçen 2 yıllık zaman zarfında başlarından geçenler dramatik bir şekilde anlatılmakta ve yer yer okuru şaşırtmakta gayet başarılı olmakta.

    özetle konusunun şekillenmeye başladığı anlardan sonuna kadar, kadınlar hakkında beni neden şaşırtmadığını düşünmeme ve onları anlamak için yıllarını vermiş biri olarak, thomas hardy'nin daha 19. yy'da yazdığı bir eseri neden bu kadar geç okuduğumu kendime sormama yol açmıştır. her ne kadar şartlar, coğrafya ve değer yargıları farklı olsa bile kadın aynı kadındır...