şükela:  tümü | bugün
  • kelebekler vadisinden çıkılan patika yolla ulaşılan, kesinlikle değen, serin serin yiyip içilesi kitap okunup uyunulası yer, evlerin arasında gezilmesi ve kabak koyuna yürünmesi planlanıp üşengeçlikle tüm gün keyif yapılan mekan. eskiden koca bir tepsi dolusu yiyecek getirirlerdi doyana dek.
  • eskiden vadide kalanların kışın hava koşulları yüzünden yerleştigi, vadinin tepesinde kalan köymüş sanırım...(bkz: yamuluyorsam düzeltin)
  • yukari cikip bi de george house'ta yemek yedikten sonra 'keske yanima daha fazla para alsaydim bu gece burada kalir sabah minibusle oludeniz'e doner ordan tekneyle geri donerdim' dedirten yer. cikis yolu lonely planet'in rehberinde "a hard walk up" olarak tanimlansa da aslinda "a hard climb up" formatina daha yakindir. rehberde yazana uyan ve asagiya tekneyle ulasmak yerine yukari minibusle ulasip asagi yurumeyi tercih eden insanlar sirt cantalariyla oradan nasil ineceklerini kara kara dusunup imkansiz oldugunu anlayinca george house'ta kalmayi tercih ederler. ozellikle oglen sicaginda uc buyuk bira ictikten sonra koye tirmanmaya kalkmak son derece tehlikeli ve zaman zaman sinir bozucudur. ama yine de yukari cikinca gorulen manzara herseye deger. bi de george'un yukari cikisini gormek oldukca moral bozucudur, cunku sizin uc kisi birbirinizi iterek ciktiginiz yerleri o kosarak cikar.
  • resmi adi uzunyurt olan buyudugum koy.
  • 1999-2001 seneleri arasinda izmir de cikan bi dergide tefrika edilen roman.
  • olu denizden faralya dolmuslarina binersiniz ve o korkunc yolculuk baslamis olur .aman abi ,yavas abi! ucurumdan ha dustu ha dusuceksiniz derken ,varirsiniz o guzel koye..yaz geceleri cok soguk olur,sabahlari mis kokulu...kelebekler vadisine kacak girebilirsiniz burdan .ancak,ipler yardimiyla inip cikicaginiz , gayet zor ve uzun bir yolculugu goze almaniz gerekir...
  • kelebekler vadisi'nde sirtinizi denize verirseniz sagdaki daga tirmani$ sizi faralya koyune goturur. faralya yine sirtinizi denize verdiginizde tam kar$inizda kurulu olan koydur ve gece soluk i$iklari gorunur. yuksekligi 350 metre civaridir. sessiz, hayvan gibi manzaraya sahip huzurlu bir yerdir.

    faralya tirmani$i kucuk $elale yuruyu$une hic benzemiyor. bazi yerlerde 90 dereceye yakin parkurlari iple tirmaniyorsunuz ve yine iple iniyorsunuz. vapurdan atlarken bile tereddut edebilen $ehir cocuklari icin iyi bir dogayla bari$ma parkuru yani. kesinlikle bot tarzi bir $eyle gidilmesini oneririm, lastik tabanli sandaletle ciktim ve indim; ozellikle ini$te kaygan kayalardan millet hoplayip ziplayip giderken surekli bir yerlere tutunmak zorunda olmak "sikerim boyle tatilin izdirabini ulan" dedirtebiliyor.

    tirmani$ sirasinda, ozellikle sicaklarda elinizi kolunuzu soktugunuz yere dikkat etmenizde fayda var, 30-40 cm civarinda ye$il bir yilan hemen onumuzden s cizerek kaydi gitti cunku.

    3-4 tane zorlu, cikmadan once $oyle bir bakakaldiginiz noktasi olsa da toplamda mucize bir tirmani$ degil. vadide her gun bir kere gidip gelen tipler var, iyi bir egzersiz gercekten. ini$in ciki$tan biraz daha zor oldugunu soylemek de yanli$ olmaz, ozellikle topragin epey kaygan oldugu son 100 metrede.
  • kelebekler vadisinden tırmanırken yalnız olmamak, cıktıgınızı sizinle beraber gelmeyen birilerine haber vermek, acık bilinçli olmak, durup mola verdiginiz her noktada oturup manzaraya bakıp mest olmak farzdır.

    faralyadan güneş batışını izlemek çok keyifli oldugundan, aksam üzeri çıkılması tavsiye edilir, tıpkı güneş batmadan önce inilmesi gerektiği gibi. güneş ufuk çizgisinde yokolduğunda aşağıya doğru yola çıkılırsa hava tam kararmadan vadiye rahatlıkla varılır.

    ha bir de faralya ahalisi sıcaktan baya yavaslamıstır, iletişim kurmaya çalıştığınızda tepki alamazsanız sabırlı olun.