şükela:  tümü | bugün soru sor
  • yapıştı kaldı kartona; çitos vardı yapışkanlı kartonun üzerinde. baş parmağım kadar bir şey. 3-5 gündür uyutmuyordu beni. salonda tv izlerken bile ortalarda dolanabilecek kadar da pişkin ve cesur bir hayvan. zıplıyor bir de; geceleri ben uyurken, uyuduğum koltuğun arkasından geliyor zıplama sesleri.

    bugün gidip yapışkan aldım, bali gibi bir şey. a4 kağıdı büyüklüğünde bir kartona sürdüm bunu, üzerine de birkaç parça çitos; saat 19:30. mutfağa, salondaki koltuğun arkasına ve başka bir odaya olmak üzere 3 tane tuzak kurdum.

    saat 21:30 sularında murfağa gittiğimde fareciğin tuzağa yakalandığını farkettim. sessiz bekliyordu öyle tuzağın üzerinde, mini mini ayakları yapışmış, hareket edemiyor zavallı. birkaç dakika sonra çıktım mutfaktan, lambasını kapattım. daha salona girmeden bu bağırmaya başladı, kuş gibi ötüyor, daha doğrusu çığlık atıyor. belki de yardım istiyor benden.

    bense koltuğuma çakıldım kaldım salonda, çığlıkları buraya kadar geliyor. muhtemelen sabaha kadar ölmeyecek, sinirden-stresten bağıra bağıra kuduracak oracıkta, belki sabaha karşı ölecek. belki sabah da canlı bulacağım kendisini kartonda.

    alıp dışarı da atamıyorum. korkuyorum; kartonun üzerinde onu taşırken birden kurtulup üzerime sıçrar diye, bunu düşününce bile irkiliyorum.

    her çığlık vicdanıma bıçak gibi saplanıyor.
  • bu ne biçim hikaye bilader. fatma girik’in bebeğine bu kadar üzülmemiştim.
  • geçmiş olsun. bundan sonra yapılabilecek hiç birşey yok. o kartonu veterinere de götürsen ağzı burnu yapışkan oldu. can çekişiyor şu an zaten.

    şimdi badilerim bile linç edecek ama şu saatten sonra en mantıklısı;

    kartonu ikiye katla. varsa çekiç yoksa başka birşeyle acısını dindir.
    kartonu da üç poşetin içine koyup iyice ağzını bağla. yoksa çöpü karıştıran kedi köpeğin de ağzına burnuna yapışır, onların da kanına girersin. (ben çöpe kürdan bile atmıyorum bu yüzden)

    çıkarılacak ders: az insan olun artık. öldürmeden yakalayacağınız tahta "tuzak"lar var. o kadar da korkmayın artık. korkuyorsanız da korkmayan birini bulun alsın bi başka yere salsın hayvanı.

    yapıştırıcıyla fare yakalamak mı kaldı yahu? ne biçim bir ölüm şekli.
  • nuri bilge ceylan'ın uzak filminde vardır böyle bir sahne.küçük bir fare sonunda tuzağa yakalanmış ve minicik ayaklarıyla kartonun üzerine yapışmıştır.fareli kartonu bir poşete koyan kahramanız sokağa çıkar ve bir çöp kutusuna bırakmak ister.fakat çöp kutusunun yanında bekleşen kedileri görünce acır fareye ve poşetin içindeki fareyi büyük bir acıma duygusuyla bir duvara vurarak ölmesini sağlar.kediler poşetin içindeki fareyi ulaşsalar da artık farenin ölüsünü parçalayacaklardır.o sahneyi izlediğimde, farelerden nefret eden ben acımıştım.seyredilesidir.