şükela:  tümü | bugün
  • bi arkadaş saymış, 368 kere yeaah, 253 kere de jesus geçiyormuş filmin içinde
  • haklı bir haykırıştır. ekşi sözlük benzer isimli farklı öğelerin ayrımına gitmiyor. mesela serdar ortaç tutunamayanlar adlı summer 2014 hit parça yapsaydı o başlık alıp başını gidecekti. bir sürü örneği var bunun. game of thrones mesela. adam kitabını okumuş kitaba yorum yapmak istiyor, dizisini izleyen spoiler verme diye isyan ediyor.

    ssg ve kodır arkadaşları ufak bir güncellemeyle aynı isme sahip farklı başlıkları ayrıştırabilir. ama antik'i kaldıran adamdan faideli bir şey beklemek tayyör'den adalet beklemek kadar anlamsızdır. o yüzden goygoya devam.

    edit: arkadaşlar bahsettiğim şey formata aykırı değil. örneğin;

    parçacık fiziği:
    fiziğin alt dalı

    parçacık fiziği:
    serdar ortaç'ın şiir kitabı

    şeklinde aynı isimli başlıktan 2 tane olmasıdır. arama yapıldığı zaman ikisi üçü çıkmasıdır. en kötü yanına kategorisini bir simgeyle koyarsın. çok zor değil. foruma dönüşmez.

    ayrıca nedir bu format aşkınız amk ya. sözlük moderatörleri gittikten sonra yaşananlar antik'in kaldırılması, kullanışsız bir arayüze zorlanmak, ispiyonun kalkması vs. geldikçe geliyor siz hala format diyorsunuz.
  • (bkz: kamyon olan fargo)

    edit: başlıktan taşınınca esprisi kalmayan entry
  • --- spoiler ---

    peki ya 2. sezonun başında mike milligan'ın daktilocunun dükkanına girip adamın kravatını daktiloya sıkıştırıp tuşlara basarak dalga geçmesinin, son bölümde kendisine adeta ironik bir ceza olarak daktilolu, kravatlı kendi havasına hiç uymayan sıkıcı bir ofis işi olarak dönmesindeki muhteşemliğe ne denir ki.

    --- spoiler ---
  • -yeaaaaa?
    -yaaaaa!
    -yeaaaaah...

    kullanılan wisconsin aksanı nedeniyle sinirlenmeden izlemek mümkün değil, belki de bunu istemişlerdir coen kardeşler. amerikalılarla sağlam dalga geçmekte.
  • takako konishi adinda 28 yasinda tokyo'lu bir kadin, steve buscemi'nin gomdugu parayi bulmak icin taa japonyalardan minnesota'ya gelmistir.. yoredeki insanlardan paranin gomuldugu yer hakkinda bilgi almaya calisan bu japon hanim kizimiza bunun sadece bir film oldugu anlatilmaya calisilmissa da basarili olunamamistir.. nitekim kendisi donarak olmustur bu paranin ugruna.. olayin fargo'yu golgede birakacak kadar absurd ve trajikomik olmasi ise coen biraderlerin gozunden kacmamali, bu konu ustune yeni bir projeye girismelidirler.. ayrica bu japon hanimefendiyi de huzurlarinizda darwin odullerine aday gosteriyorum..
  • (bkz: barbara herhalde barbara manken olan) etkisi yapan başlık. dizi iyi ama harbiden hakkını yemeyelim şimdi.

    edit: işbu entry, "dizi olan fargo" başlığından taşınıp bugünlere gelmiştir.
  • ikinci sezon müzikleri ile, bir yangının külünü yeniden yakıp geçmiştir.

    2x1: waiting for the dutch

    fleetwood mac ~ oh well
    j. c. akins ~ i love you
    billy thorpe ~ children of the sun
    noah hawley ~ go to sleep you little baby

    2x2: before the law

    bobbie gentry ~ reunion
    burl ives ~ one hour ahead of the posse
    cris williamson ~ song of the soul
    jeff wayne ~ the eve of war

    2x3: the myth of sisyphus

    yamasuki ~ yama yama
    bobbie gentry ~ he made a woman out of me
    wayne chance ~ send her to me

    2x4: fear and trembling

    count basie & his orchestra ~ topsy
    devo ~ too much paranoias
    michel polnareff ~ historie de coeur
    brahms ~ motet op. 74, no. 1, "warum? warum is das licht gegeben den mühseligen"
    mahler ~ "das lied von der erde" vi. abschied
    mahler ~ symphony no.3 in d-minor - i, kraftig. entschieden
    bon iver - the chieftains ~ down in the willow garden

    2x5: the gift of the magi

    the dramatics ~ whatcha see is whatcha get
    jose feliciano ~ let's find each other tonight
    three dog night ~ shambala

    2x6: rhinoceros

    blitzen trapper ~ man of constant sorrow

    2x7: did you do this? no, you did it!

    jethro tull ~ locomotive
    white denim ~ just dropped in (to see what my condition was in)
    lisa hannigan ~ danny boy

    2x8: loplop

    musi o tunya ~ bashi mwana
    spirit ~ i got a line on you
    bill winson ~ pay day give away

    2x9: the castle

    jeff russo ~ the parable (gus' theme)
    cymande ~ getting it back
    dr. hook & the medicine ~ sylvias mother
    junction ~ sorcerer
    pink floyd ~ on the run
    britt daniel ~ run through the jungle

    2x10: palindrome

    black sabbath ~ war pigs/ luke's wall
    jeannie c. riley ~ the wedding cake
    bobby womack ~ california dreming
    jeff russo ~ highway snow
  • herkes 2. sezonda mike milligan`a bayılmış ama kimse de her bölümde gözümüze dürülen "bu gerçek bir hikayedir" ısrarının ne olduğunu, mike milligan'ın, gerhardtlar'ın, kanser hastası solverson`ın, peggy'nin, ed'in ve dizideki her mekan ve her kişinin neyi anlatmak istediği ve metaforladığı üstüne düşünmemiş sanırım. bundan sonra yazacağım her şey spoiler içereceğinden izlemeyenleri uyarmak boynumun borcu.

    evet bu gerçek bir hikaye. ayrıntılarını net hatirlamadığım 1. sezon da gerçek hikayeydi. fakat dizinin yaratıcılarının bize anlattıkları gerçek, x yılında x mekanda geçmiş bitmiş spesifik olaylar değil; bizim hikayemizi ve tarihimizi anlatıp kapitalizmin tarihini çizmek bence.
    _dizide boş ve süslü aforizmalar taslayıp sorulunca açıklayamayan 2 kişi var : ronald reagan ve mike milligan. ikisi de yeni sistemin ve yeni kapitalizmin sembolü
    _1. bölüm abd.nin kızılderili (yerli) katliamına gönderme yapan bir film setiyle açılıyor. fakat film setindeki yerli, yanina gelen yönetmenin sorduğu sorulara hiç beklediği gibi yanıtlar vermeyen, kendinden beklenen gibi bir yerli olmayan ve makosen giymeyen, "herkes gibi" olan ve abd sinemasının çizdiği yerli klişesine uymayan bir yerli. bu sahnenin hemen ardından reagan'ın vali seçildiği seçimlerin konuşmasiyla jenerik başlıyor.
    _kansas mafyasini ilk gördüğümüz sahne bir slayt gösterisinin önünde, ciddi bir şirket toplantısı gibi açılıyor. ilerleyen vakitlerde mafya olduklarını öğrenmesek gayet prestijli bir şirket toplantısı sanabiliriz.
    _sezonun başındaki mafya toplantısında karanlıkta kalan gizemli patron, sezonun sonunda gerçekten de müdür kılıklı bir adam çıkıyor ve mike milligan'i yerleştirdiği muhasebe ofisinde ona şirket müdürü tavsiyeleri veriyor.
    _dizi boyunca nerdeyse tek renk yeşil. tüm mekanlar ve çoğunlukla kıyafetler hep yeşil ve bu yeşil ağaç yeşili değil. acaba ne yeşili?
    _minnesota ve dakota'da geçtiğini sandığımız dizi, yahudiden çinliye kadar her milleti ve ülkeyi kapsayan bir senaryoyla aslında "evrenselleşiyor" ve anlattığı hikaye, bir aile ve şehir üstünden dünya tarihi anlatan bir hikaye oluyor.
    _hanzee'yle ilgili ilk ipucu önce 1. bölümün açılışında verilmişti; tüm beyazların öldüğü meydanda, yönetmenin kafasındaki yerliye uymayan yerli, hayatta kalan tek kişiydi. sonra da tavşanı sevdiği sahnede verdiler ipucunu. hanzee'nin aslında kafadaki yerli "prototipine" uymayacağı, beyazların ona yüklediği tüm "roller" ve klişelerden (ve ırkçı saldırılardan) bunaldığı ve bi haltlar yiyeceği belliydi yani.
    zaten sonunda peggy'e gelip kızılderili erkeklerin nerdeyse en asli sembolü olan saçlarını kestirmek istemesiyle ve "kurtulmak istiyorum" demesiyle aşikar oldu.

    tüm 2. sezonun ana hikayesini 5. bölüm özetliyor. aday reagan etik dolu, duygulu, hisli rüyalı, abd propagandalı konuşurken görüntülerde kansas mafyası ve gerhardtlar arasındaki vahşi kavgayı izliyoruz ve reagan abd tarihinin 1600'lerindeki destansı bir olayı anlatirken yerli hanzee ve kansas mafyasını temsil eden beyaz adam karşı karşıya kaliyorlar. sonra bear ve dodd gerhardt çiftliklerinde konuşuyorlarken şahane bir kurguyla reagan'in otobüsü, gerhardt çiftliğini kadrajın kenarında sıkıştırarak tum ekranı kaplıyor: reagan, gerhardtlari bitirecek. bu sahnenin devamında reagan'in sesi tekrar başlıyor ve sesin altında kadrajı 2'ye bölmüş şekilde reagan otobüsü ile mike milligan'ı görüyoruz: reagan(ın elçisi)= mike milligan

    _mike milligan, kofti aforizmalarının altında hiçbir şeyi çözemeyen, beceriksiz, akılsız, kuru gösterişli, tesadüfi hamlelerle yükselen bir sahtekar. gerhadt'ların çiftliğine "sahibi benim" diye gelmisti fakat daracık bir oda mukafati oldu. "this is a true capitalist story"
    _bence hanzee'nin dizinin bi yerinde kaosla bütünleştirilmesi ve yakalanmaması onun abd tarihini simgeliyor olmasından. hanzee daha uzun süre ayağa dolanacak ve kaos yaratacak, çünkü kendisi abd tarihi efenim *_*
    _ed, ev+araba+çocuk+dükkan ile abd rüyasını tamamlamaya çalısan bir sığ.
    _peggy tüm yaptıklarına, obsesifliğine ve birey olamamışlığına rağmen zerre para hırsı olmayan biri. burdan şuraya gelcem, dikkat ettiyseniz dizideki herkes uzay aracını gördü (ne tesadüf ki o da yeşildi) ama normalde bile hayaller gören peggy görmedi. uzay aracı zerre ilgisini çekmedi ve uçan daire diyip geçti. uzay aracıyla ilgili "insanları gözlüyorlardı" diyen üst sesi de hatirlatip herkesin uzay aracıni gördüğü sahneyi hatırlatayım. herkes para-iktidar-konum vs vs vs için birbirini öldürürken yukarda yeşil rengiyle uzay aracı belirdi. evet bir dünyalar savaşı işaret ediliyor ama sanıldığı gibi e.t'lerin ve alienların savaşını değil, bizzat içinde yasadığımız dünyalar savaşını işaret ediyor ve bu savaşın rengi de yeşil.

    bu dizi, abd tarihine gönderme yapan bir sahneyle başladı ve tarihi temsil eden tek kişiyi hayatta bırakarak bitti. kapitalizm, zorbalığın el ve biçim değiştirişi, büyüüüük uluslu büyüüüük şirketlerin doğuşu ve yayılışı; kisaca 80lerle ilgili yapılmış en şahane "true story" sanırım. grameriyle, senaryosuyla, müzikleriyle, karakterleriyle, sinematografisiyle, her şeyiyle... yaratıcılarına saygilar
  • (bkz: allah diyen fargo)

    edit: işbu entry, dizi olan fargo adında bir başlığa girilmişti. kanzuk yiyor ama çalışıyor.