şükela:  tümü | bugün
  • şimdi bir video izledim. çok moralim bozuldu. 27 yaşında bir kadını öldürmüşler. islamiyet adına... koca koca taşlarla vura vura, sopalarla döve döve, her tarafına tekmeler ata ata... dakikalarca... yetmemiş, üzerinden arabayla geçmişler... o da yetmemiş yakmışlar... böyle bir vahşet olamaz. böyle islamiyet de olamaz böyle din de olamaz. kalbim sıkıştı izlerken. insan desen insan değil. hayvan desen hayvan değil. böyle bir vahşet olamaz. midem kaldırmıyor görüntüler gözümün önüne geldikçe. her an kusacakmış gibi oluyorum. içimde kocaman bir boşluk var sanki. karnım kasılıyor kendi kendine. kusmak istiyor. içim almıyor, vicdanım kusmak istiyor.

    ne diyeceğimi bilemiyorum. ne yazacağımı şaşırdım. yazıklar olsun.
  • ne diyeceğimi bilemiyorum. o videoyu çekenin zihnindeki örümcekleri sikeyim. o kalabalıktaki herkesin teker teker mına koyayım. ne işiniz var sizin 21. yüzyılda? zavallı kadıncağızın dâvâsı görülmeye başlanmış. tıpkı madımak katliâmında olduğu gibi polisler bu vahşeti de desteklemiş. farkhunda'ya yardım etmesi için on metre ötedeki polisten yardım istenince polis şu yanıtı vermiş. "bırak öldürsünler. bu islâm'a hakâret edenler için ibretlik bir olay olur." demiş.

    (bkz: hiç şaşırmadık)

    arabayla üzerinden geçen orospu çocuğu da buymuş. tipini sikeyim senin!

    ayrıca sevgili sözlük yazarları... "türk kızlarının memelerinin bilmem ne olması", "sekse anlam yükleyen kadının sevişme tarzı", "homofobinin bir suçmuş gibi algılanması" tadında aptalca başlıklara gösterdiğiniz teveccühü bu başlığa göstermediniz. yuh olsun!
  • bir insan sürüsünün yaratabileceği vahşeti yaşamının son dakikalarına kadar yaşamış kadıncağız. insanın bir an için tanrı olup da şunları helak edebilsem diye içinden geçmiyor değil.

    kadınlar vahşilerce lime lime edilirken, çocuklar bombalar altında parçalanıp erirken o merhametli tanrı nereye bakıyor acaba?
  • her gün defalarca yeni bir pisliğe, yeni bir vahşete uyanıyoruz.

    yukarıda defalarca yazılmış "ne diyeceğimi bilmiyorum" diye, herkesin bilinç altına gelen şey şu, "küfür" evet açık açık söylemek gerekiyor, bu durum karşısında küfür etmekten başka bir çare bulamıyorsunuz ama yine de etmiyorsunuz, edemiyorsunuz.

    yeter artık ya, benim haberim yoktu bu olaydan az önce öğrendim. bir kadın din öğretmeni, cami önünde bir tane muska satan şerefsiz evladıyla tartışıyor, artık kadın bunu nasıl bozmuşsa "kuran yaktı, kuran" diye yaygara kopartıyor.

    sonra toplanan kalabalık, kadını bu hale getiriyor.

    https://twitter.com/…olcu/status/595125668100321280

    geçen sene itü sözlük'te, bir kadın kuran yakmıştı, sözlük üzerinden aslında buna benzer bir biçimde ve de buna ortam hazırlayacak bir şekilde linç ediliyordu. ben de itiraz etmiştim ve tabii ki itirazım kabul görmedi, bana da tepkiler verildi. sözlük üzerinden bile, bu durumu onaylayacak insanları yazdıkları ile, düşünceleri ile görüyorsunuz. bu insanlar afganistan da filan değil, burnumuzun ucunda ve bizle iç içe yaşıyor.

    ne diyeceğimi bilmiyorum, hakikaten bilmiyorum.

    yerin dibine batsın sizin dininiz, gerçekten yerin dibine batsın.
  • bu kadını sokak ortasında vahşice katleden insan azmanlarının davası, bugün 19'u polis, 49 sanıkla başlamış. türkiye basınında az yer almasına karşın, dünya basınında bir hayli fazla yer alıyor bu olay ve takip ediliyor. dünyanın bir ucunda, asılması istenen bir siyasal islamcı için, sürekli yazan, çizen, konuşan islamcılar böyle bir olay karşısında sessizliğini koruyor, şaşırmıyorum tabii ki.

    https://twitter.com/…rkan/status/595104876209790977

    bir siyasal islamcının kuran yakılmasında, net üzerinden de gösterdiği linç, böyle bir vahşetin karşısında hangi saiklerle sustuğunun ispatı aynı zamanda.
  • haksız yere katledilmiş insan evladı.
    din adına para kazanan molla, allah'a o kadar bağlı ki kendisini eleştiren kadına iftira atıyor, yalan söylüyor, ölümüne sebep oluyor ve hala din adamı olarak itibar görüyor.

    ıslamiyet bu kadar canilik nasıl yaratıyor ?bu insanların cehaletinin kaynağı ne, vahşetin nedeni hep mi din olmak zorunda. adaleti yaratan din mi?
  • iftira sonucu "kendi türü" tarafından katledilen, işkence edilen ve yakılan, nereden baksan ruh hastası yamyamlara kurban gitmiş canlardan yalnızca biri.

    kuran yakılınca aynısı yeniden basılabiliyor ama insan yakılınca aynısı dirilmiyor sakalını *** böcekleri.

    çok üzgünüm, iyi ki öldün farkhunda, bu öfke ve güvensizlikle nasıl yaşardın o hayatın geri kalanını?

    http://blog.radikal.com.tr/…-farkinda-misiniz-99179
  • söylenene göre dâvâsının görülmesi sonucunda 4 kişiye îdâm cezâsı çıkmış, 8 kişi 16 yılar hapis cezâsı almış. linçe katkıda bulunan 18 kişi de herhâlde kanıt yetersizliğinden salınmış. hay ben o mahkemenin adâletini!
  • alıntı: http://blog.radikal.com.tr/…-farkinda-misiniz-99179

    farkhunda, 27 yaşında bir afgan kadınıydı. öğretmen olacaktı.

    19 mart 2015 tarihinde bir caminin önünde muska satan bir molla ile tartışmasının bedelini bir grup öfkeli homo habilis tarafından linç edilerek ödedi. taşlar ve sopalarla feci şekilde dövüldü, yerlerde sürüklendi, bir çatıdan aşağı atıldı, arabayla çiğnendi ve benzinle yakılarak can verdi!

    üstelik o insansıların arasında bütün bu vahşetin her saniyesini videoya çekenler vardı, ibreti âlem için bütün dünya görsün ve korksun diye. islam'a yönelik her eleştirinin yakıp kavurucu bir öfke ile karşılık bulacağını, buna cüret edenlerin sonunun ne olacağını herkes bilsin diye. yüreği yetenler youtube'dan aynen izleyebilir.

    peki, ne yapmıştı farkhunda? o, bir molladan kötülükleri kovmak için muska satın alan kadınları bunlara para vermeyin, bunların islam'da yeri yoktur diye uyarmıştı sadece. çocuğu olmayan, hastalıklarından kurtulmak isteyen zavallı insanların kâğıt parçalarından medet ummasını doğru bulmuyordu. bunu gidip o caminin önünde o din satıcısıyla tartışma cesaretini göstermişti farkhunda. bedelini canıyla ödeyeceği o karşı duruşu sergilemişti.

    kesesini doldurmak için küçük kâğıt parçalarına dua yazıp insanlara hap gibi din satan o mollanın bir kadının cüreti karşısında afallayıp "kuran yaktı bu kadın" iftirasıyla ortalığı velveleye vereceğini ve bunun sonucunda oraya toplanan bir grup hayvansı tarafından vahşice linç edileceğini bilebilir miydi? "ben bir müslüman'ım ve müslümanlar kuran yakmaz" diye feryat etti ama dinletemedi. vahşeti durdurmak için çevredeki polislerden yardım isteyen birkaç doğru düzgün insanın aldığı cevap ise, boş verin bu da islam düşmanlarında ibret olsun şeklindeydi. o öldürülürken, bedeni paramparça edilirken öylece bekledi polisler.

    sonra babasını aradılar. gel, kızın bir 'günah' işledi al götür dediler. öyle ya, bir din satıcısın sahtekârlığını yüzüne vurmaktan daha büyük bir 'günah' olabilir miydi? hakkında bir sürü palavra uydurdular. akli dengesi bozuk bir kadın kuran yaktı dediler. oysa onun istediği hurafelerden ve din bezirgânlarından arındırılmış bir dindi ve bunu dile getirme cesaretini göstermişti, hepsi bu.

    ama umdukları gibi olmadı. farkhunda'nın parçalanmış ve yakılmış bedeni binlerce afgan kadınının öfke seline dönüştü. yüzlerce yıldır süren bu erkek düzenine, alınmaya, satılmaya, tecavüze uğramaya ve aşağılanmaya karşı farkhunda'nın ölü bedeninde hayat bulan bir öfke seline. kadınları hayattan silen, zindanlara hapseden o molla düzenine inat farkhunda'nın cenazesi binlerce kadının omuzlarında yol aldı. ve o kızı yetiştiren baba istedikleri gibi kızından utanmadı, onu lanetlemedi. ailesinin soyadını farkhunda olarak değiştirdi!

    olayın ardından hem afganistan'da hem de bütün dünyada tepkiler çığ gibi büyüdü. afganistan'da açılan soruşturma neticesinde 26 kişi tutuklanırken 13 polis açığa alındı. arkası gelir mi, gerçekten suçlu olanlar adalet önünde hesap verir mi, bilinmez. türkiye'de ise gündemin seçim nedeniyle yoğun olmasından mıdır, yoksa artık her türlü katliama karşı bağışıklık kazanmış olmamızdan mıdır bilmem farkhunda olayı yeterince gündeme gelmedi. hâlbuki üç beş sahtekâr politikacının seçim zırvalarını tartışırken farkhunda'nın katliamına verilecek anlamlı bir tepki için pekâlâ vakit bulabilirdik.

    sanıyorum artık alıştık. bir otele sığınmış insanların diri diri yakılışını tv'den izleyerek büyümüş bir nesil değil miyiz? kim bilir kaçıncı izleyişimiz bu insanların din adına vahşice katledilişini. ve islam dünyasından gelen tepkiler her zamanki gibi karışık. islam adına yapılan bir vahşeti islam dünyasının hep bir ağızdan gür bir sesle lanetlemesi için daha çok bekleyeceğiz gibi gözüküyor. kimi odaklar farkhunda'nın bunu hak ettiğini düşünüyor ve söylüyor, kimileri ise yine o bilindik martavalı okuyor: gerçek islam bu değil. bu değil, bu da değil, bu hiç değil, bu bizim köyden değil!

    bir şey söyleyeyim mi? gerçek islam'ın ne olduğu hiç umurumda değil. gerçek islam, gerçek hıristiyanlık, gerçek musevilik, şu bu. alın hepsi sizin olsun. ne yaşıyorsanız kendi içinizde, kendi tanrınızla aranızda yaşayın. yeter ki şu dünyaya ve insanlara bir rahat verin! din, ırk, ideoloji bilmem ne uğruna sayısız kez katlettiğiniz şu insanlığa bir damla huzur verin yeter.