şükela:  tümü | bugün
  • bu ikisi arasında kesinlikle doğru orantı vardır. farkındalığınız ne kadar artarsa o kadar yalnızlaşıyor ve kafa dengi insan bulmakta zorlanıyorsunuz. etrafınızdaki insanların yaptığı çoğu şey boş ve anlamsız gelmeye başlıyor. hatta dönüp geçmişinize baktığınız zaman kendinizin de ne kadar boş birisi olduğunuz yüzünüze tokat gibi çarpıyor ve zamanında ben de dışarıdan böyle mi gözüküyordum diye kendinizle ufak bir çatışma yaşıyorsunuz.

    fakat bu durumun en güzel yanı ise bu durumun farkına varmış olmanız. işte tam bu farkındalık noktası sizin yalnızlığınızın kesiştiği nokta oluyor. bundan sonra hayatınıza alacağınız insanları adeta bir elekten geçirir gibi sorgulamaya başlıyorsunuz.

    sizi mutlu ve mutsuz eden şeyleri daha net ayırt edebiliyor, hangi tarzda insanların size iyi hissettireceğinin ayrımını daha iyi yapabiliyorsunuz.

    insanın kendisine yapabileceği en iyi şeylerden birisi budur. farkındalığınız arttıkça kendinizi daha iyi tanıyor ve aslında etrafınızdaki insanlarla çok yüzeysel ve saçma ilişkiler kurduğunuzun farkına varıp kendinizin kıymetini daha iyi biliyorsunuz. bu durum da beraberinde güçlü olmayı getiriyor.

    çünkü sahte ilişkiler yerine kaliteli ve bilinçli bir yalnızlık her zaman daha iyidir.

    edit: bir çok salak tarafından tuhaf tuhaf yaklaşımlarda bulunan mesajlar aldım. bire bir muhatap olmak yerine buradan yazmak istedim. birincisi bu yazdığımdan kendimin çok zeki olduğunu ve kendimi farklı gösterme çabasında olduğumu nereden çıkardın? ben burada kendi zekamı ön plana çıkaran şeylerden mi bahsetmişim? bu sadece bir bakış açısı ve insanların yalnızlaşmasında geçerli olan bir seçenek. bunun gibi onlarca şey bulunabilir üzerinde düşündükten sonra. ben burada kendi hayatım için geçerli olan, geçmişime baktığım zaman farkındalığımın düşük olduğunu herkesle kolay iletişim kurabildiğimi ve bunların bana şimdi ne kadar boş geldiğinden bahsetmişim. sen bunu nasıl zekaya ve kendimi övmeme bağlayabiliyorsun ki?

    bak bu attığınız mesajlar bile bu öneriyi haklı çıkarmaya yardımcı oluyor. okuduğunu anlamayan asalaklarla iletişim kurup ne yapayım sizin gibi salak tiplerle muhatap olup onlara bir şeyleri açıklamakla mı geçireyim zamanımı? gerçek hayatta da aynı böyle işte tam da bu noktada bu iddia devreye giriyor ve daha seçici olmaya başlıyorsunuz ve doğal olarak bu durum da sizi yalnızlaşmaya itiyor. çünkü seçici olmak demek bir yerde yalnızlaşmak demektir.

    hele hele asosyal olduğumu ve buna kılıf uydurmaya çalıştığımı söyleyenler olmuş onlara zaten diyecek bir şeyim yok allah akıl fikir versin. yazık bu kesim farkındalığı yüksek olan kesim tarafından dışlananlar sanırım. olum mantıklı, tartışma kültürü olan, insan gibi tartışmasını bilen adam senin gibi önyargılı ve saldırgan tavırlarınla neden uğraşsın? basar götüne tekmeyi yollar sen de sızlanır durursun. nefretini böyle kusmaya çalışırsın mesaj kutularında. attığın mesajın agresifliği ta buradan hissediliyor allah bilir çevrendekiler nasıl kaçıyordur.

    burada yalnızlıktan anladığınız şeyin ne olduğunu da çok merak ettim. yalnızlık dendiği zaman herkesin tek başına olduğunu, hiç arkadaşı, sevgilisi, eşi dostu olmadığını mı sanıyorsunuz? öyle bir tablo mu canlanıyor gözünüzde? bazen etrafınızda onlarca, yüzlerce arkadaşınız vardır fakat kendinizi yine de yalnız hissedebilirsiniz işte bu yalnızlık o yalnızlık oluyor.

    farkındalığının artması demek, kendini kültürel olarak da geliştirmek anlamına geliyor. çok geniş bir yelpazeye sahip bu ''farkındalığın artması'' bir çok şekilde farkındalığınızı arttırabilirsiniz. siyasi olur, sanatsal olur, kültürel olur... olur da olur. doğal olarak zamanında can ciğer olduğunuzu ve en yakın arkadaşım dediğiniz ve büyük anlamlar yüklediğiniz o arkadaşlarınızın aslında çok boş ve yerinde sayan insanlar olduğunu fark ettiğiniz zaman yüzleşiyorsunuz bu durumla. bunun farkına varmanız da sizin onlar gibi yerinde saymamanızdan kaynaklı.

    toplumun ne kadar cahil ve yozlaşmış olduğu ortada, cehaletin bu kadar tavan yaptığı bir dönemde kaliteli insana rastlamak samanlıkta iğne aramak gibi bir şey haline geldi. işte bak bu sebeplerden dolayı da yalnızlaşmış oluyorsun. istersen etrafında binlerce arkadaşın olsun aynı frekansı bulamıyorsan yine yalnızsın.

    yazık öyle mesajlar atmışlar ki, kendi hayatlarında ne eksikse içten içe neyin eksikliğini yaşıyorsa gelmiş onu kusmuş. zekaya bağlamış adam ya neymiş ben kendimi çok zeki sanıyormuşum da, herkesi küçümsüyormuşum bu yüzden yalnız kalıyormuşum. valla allah akıl fikir versin kardeşim sen her zaman öyle mesaj kutularında mesajı cevapsız kalmış, kapılar yüzüne kapanmış bir vasat olarak kalacaksın. üzgünüm ama bu kafayla çöpten bir farkın yok gözümde.
  • ikinci aşamadır bu.

    birinci aşamada farkındalığınız oluşur. bir şeylerin ters gittiğini anlamaya başlarsınız. çevrenizi temizleme gereği duyarsınız, ki bu ikinci aşamadır.

    yalnızlığınız her geçen gün daha da artar. sonra sizin gibi farkındalığı yüksek olan insanları bulmaya başlarsınız. çevreniz yeniden şekillenir fakat kaliteli insanlarla.

    yalnızlığınız azalmaya, eskisi gibi eş dost sahibi olmaya başlarsınız ve bu da üçüncü aşamadır.

    sürecin ne kadar sancılığı geçeceği belli değildir. fakat atlattığınız an güzel insanlar edinmiş olursunuz. hayır demeyi öğrenmiş olmanız da cabası.

    not: yalnızlık allaha mahsus sözü de budur aslında. tanrı o kadar farkında ki her şeyin, onu anlayacak kimse yok.
  • güzel tespit.

    bir süre sonra her şey sıradan geliyor. sıradan olan şeylerde keyif vermiyor. sıkıyor, boğuyor.

    mesela ben her şeyde biraz estetik arar oldum. estetik katılmamış insan veya obje olsun uzaklaşıyorum.

    çevresine karşı duyarlılığı olmayan sığ beyinleri zamanla çıkarmıştım hayatımdan. çok fazla tanıdığım var ama arkadaş olarak bişeyler paylaştıklarım azala azala kalmadı gibi bişey.

    bazen yüzünü bile görmediğin bir insan sana iyi gelebiliyor. aynı frekansta hissediyorsunuz.

    farkındalık iyidir, yalnızlık da o kadar kötü bişey değildir. içi boş hayatların içinde olmaktansa yalnız olup kendi akışında kaybolmayı tercih ederim.

    kitap okuyan insan candır, en çok onlarda farkındalık oluyor. kurdukları cümleler olayı sarıp sarmalamaları bile farklı.

    farklı bakışları seviyorum.
  • övünülünmemesi gereken bir kopuştur.

    edit: bir takım edilgen düzeltmeler.
  • kalitesiz bir kalabalıktansa, kaliteli bir yalnızlık tercih edenlerin bir süre sonra fark ettiği gerçek.
  • insanın yaş aldıkça daha az gülmesi daha ağırlaşması daha gerçekçi olması gibi bir şey
  • benim şöyle bir teorim var. bu insanlar bir şekilde bir araya gelip bir zincir oluşturmalı. kapalı devre bir grup gibi...
  • büyük bir cezadır aynı zamanda.
  • ben çok memnunum böyle olmaktan
    kuru kalabalık yerine yalnız olmak daha iyidir
  • farkındalık nedir yeni yeni öğrenen hatta tam olarak kavrayamamış farkındalığı düşük yazar beyanı. farkındalığa giriş de sayılabilir.

    aramıza hoşgeldin çekirge, zamanla durumun böyle olmadığını kavrayacağını umuyorum.