şükela:  tümü | bugün
  • hayatı insanların birbirlerini umursaması üzerine indirgeyen ve akabinde burjuva ya da burjuva özentisi hayatlar üzerinden, sosyolojik çıkarımlar yapan moronlardır.

    bu insanlar mutlaka istiklal caddesini ibret verici bir hayvanat bahçesi olarak görürler.
    istiklal caddesi boğuk bir uğultunun yükseldiği, muazzam bir kalabalığın sürü gibi yürüyüp herkesin yalnız olduğu bir yerdir.
    bu caddede milyonlarca ayrı ama aslında aynı hayat farklı renklerle geçit yaparlar ve kimse kimseyi görmez.
    atıyorum bir yerde iki kişi birbirini bıçaklar, ama kimse dönüp bakmaz.
    iki sevgili kavga eder, ağır küfürler eder ama kimse onları görmez falan filan.
    bu gibi durumlar da farkındalık moronları için muhteşem tespitlerdir, kalabalığın yalnızlığı, işte bu yok olmuşluk, yitip gitmişlik filan diye başlarlar cümlelerine.
  • "düşün...
    oturmuşsun bir bankta simidini yiyorsun...
    karşında akıp giden bir kalabalık,
    sen oturmuş izliyorsun...
    kim bilir akıllarından neler geçiyor,
    binbir türlü düşünce geçiyor akıllarından,
    sen oturmuş simit yiyorsun,
    sadece geçenleri düşünüyorsun...
    oturup simit yemek lazım..."
  • bildiğin klişe timi. ama biraz edebi, so kold eğitimlisi.
  • - abi, farkında mısın bilmiyorum, bildiğin domatesi yarıyorsun ikiye, kokluyorsun, domates gibi kokmuyor yaa.
    - ?
    - bırak domatesi, insan insan gibi kokmuyor be abi, ne günlere geldik!
    - en son ne zaman yıkandın sen?
    - iki gün önce. n'oldu, kokuyor muyum?
    - evet. ama insan gibi kokmuyorsun.
    - abi çok özür dilerim.
    - tamam. çekilebilirsin.
  • bunun bir alt versiyonu "o kağıt helva neyden yapılıyor bilsen yemezsin"dir. dışarıda yenen her şeyi en baştan sorgulayabilirsiniz, ama bunu yeni fark edip meziyetmiş gibi satmak işte bu farkındalık moronluğudur.