şükela:  tümü | bugün
  • son birkac yildir dillere pelesenk olan laf. birilerini herhangi bir konuda uyandirmak, dikkatini o konuya cekmek vb. anlamalara geliyor. neden bilmiyorum ama bana cok samimiyetsiz, yapmacik, vicik bi laf gibi geliyor. acikcasi illet oluyorum "amacimiz bu konuda bir farkindalik yaratmak" diye soze baslayan insanlara. herkes her konuda farkindalik yaratmak pesinde! bu laf sakiz olmadan once biz ne kullaniyoduk? yoksa, kimse kimsenin dikkatini bir yere cekip, bilinc asilamak pesinde kosmuyo muydu?
  • (bkz: awareness)
  • avrupa birliği fonlarının da bir numaralı adresidir. bunu yapana şeker veriyorlar. nutella, çokokrem ile ziyarete geliyorlar. ihya ediyorlar. hani citizen dediğin keriz ya, onu dürttüğünde senden adamı yok. bir numara hatta avantayı cebinde bulansın. ben misal, milyon öyro*luk projemi kuruyorum, sonra ava yatıyorum. düşerse, müthiş bir farkındalık, müthiş bir insan yaratıyorum. bir nevi insan vs robot savaşı kurgusunun katkıcısıyım. ondan farkındalık diyor olabilirler. ama ben biraz saftirikim... gibi geliyor bana.
  • birtakım salakça eylem ve hareketlerinizi daha havalı göstermek istiyorsanız kullanabileceğiniz kalıp.
  • farkında olmayanlar tarafından yadırganır. eylemin asıl zorluğu da farkında olmayana değil umrunda olmayana farkettirmektir.
  • reklamcılık lisans eğitiminin her dersinde geçen klişe cümle.
  • (bkz: ses getirmek)
  • birbirinden kibirli iki kavramın bir araya gelmesiyle oluşan enerji soğurgacı. farkındalık kavramını felsefi terminolojiden çekip (bkz: awareness) üzerine ilahî terminolojiden yaratmak eklenerek türkçeye sokuşturulmuş kavram. fakat çeviride yorum yapılarak farkındalık artırmaktan (bkz: raise awareness) farkındalık yaratmak (bkz: create awareness) haline getirilmiştir. farkındalık oluşturmak olarak da kullanılabilecekken sol lügatte yaratmak olarak kullanılması daha bir beğenilmiştir. farkındalık oluşturmak varolan bir durumu göze sokma gibi bir eylem hali iken farkındalık yaratmak var olan veya olmayan bir durumu göze kanırtarak sokma hissiyatı taşır. avrupa birliği aracılığıyla sivil toplum örgütlerinin yaptığı iş genelde bu şekilde tanımlanmıştı. solda sivil toplum takıntısı oluşmadan önce bilinçlendirme veya daha kuramsal haliyle işçi sınıfına bilinç taşıma eyleminin kalıntısı olduğu düşünülebilir, düşünülmektedir hiç olmadı ben öyle düşünüyorum.

    herhangi bir kedi ile yapıldığında:

    bilinçlendirme: bak kedi sen bu düzende sokakta yaşarken bazı kediler evlerde yaşıyor, maması önünde şefkati sırtında sadece yatıyor, sen ne yapıyorsun her gün o çöplük senin şu kasap benim ekmeğini çıkarmaya çalışıyorsun. bu gidişe bir dur demek lazım. sırtına tekme yemediğin gün yok ama senin pençelerin de var. gel örgütlenelim.

    farkındalık yaratmak: kedi sen sokakta yaşıyorsun ama o sokakta biz de yaşıyoruz, çöpleri karıştırırken, poşetleri parçalarken etrafı kirletiyorsun, bu kirlilik çocukların hasta olmasına neden oluyor. hem çalışırsan sen de bir evde hijyen hijyen yaşarsın. herkes kendi evinin önünü süpürsün kampanyamıza düzenli bağış yapmak istersen kredi kartı numaranı alabilir miyim?
  • "farkındalık" dünyanın en önemli ve gerekli sözcüğü olabilir. bir misyon edinerek belli bir konuda insanlarda bilinç oluşturmak da en ulvi davranışlardan biri olabilir. herkes dünyanın derdine, stresine, işine, gücüne dalıp gitmiş. bu durumda bu dalgınlığa bir çomak sokmak gerekiyor. farkındalık sözcüğünü kullanan adam, farkındalık yaratmaya gönüllü olan adam önemli, özenli ve de gerekli bir adamdır.