şükela:  tümü | bugün
  • çevremizde artık devlet kuracak kadar çoğalmış bir topluluktur. kendilerine belirledikleri referanstan zıt şeyler yapmaya çalışarak farklı olmadıklarını anlamaları, aynı referansı almış kişiler ile karşılaştıklarında ortaya çıkmaktadır.
  • basitçe herkesin içinde bulunduğu topluluk.
    "büyüyünce çocuklarıma böyle davranmayacam", "istediğim işi yapacam", "hayalini kurduğum şeyleri gerçeğe dökücem" derken söylediğimiz türkü mü yoksa bu?
    umarım değildir.
  • toplumdan farklı olduğunu göstermeye çalışırken yine sürü psikolojisine kapılıp aslında toplumun çoğunluğundan farklı bir azınlık topluluk oluşturan insanlardır bunlar. çevresine stereotip suçlaması yaparken, aslında kendisinin de bir topluluğun parçası olduğunun farkında değillerdir çoğu zaman.
  • herkes dahildir buna. en farklımızın bile farklılıkları çoğu zaman yüzeyseldir.

    hepimizin cebimizde paramız, kimliğimiz, anahtarlarımız var*, hepimiz ayakkabı, gömlek filan giyiyoruz.
  • sanatçıyla sıradan insan arasında toplumun para kazanan kesimi tarafından dışlanan tavşan beyinli bir kitle var. bunlar aslında diğer sınıfa dahil olmayı arzular, ama bunu yapamazlar. bu yüzden de sanatçıdan bir sayfa çalıp toplumu reddettiklerini söylerler. sanatçıdan bir sayfa çaldıktan sonra da bütün kitabı çalmaya kalkarlar –ama yaratma gücünden yoksundurlar çünkü aslında orta sınıfa aittirler. bu yüzden sıradan insanla sanatçı arasında sıkışıp kalmışlardır, ne para kazanmayı becerirler ne de yaratmayı. bu ikisini de yapamamak suç değildir tabii ki. ama gerçeği kabullenemedikleri için, aynaya bakamadıkları için, ruhçuluk oynamaya başlarlar; bot, sakal, bere, hip, pop, bop, ne olursa. uzun saç, mini etek, sandalet, psikadelik partiler, resim, müzik, psikadelik greyfurt, psikadelik gerilla cephesi, güneş gözlüğü, bisiklet, yoga, disko, jefferson airplane, hell’s angels, ne olursa, yeter ki ait olsunlar. bob dylan’dır onların ruhları: “bir şeyler oluyor ve senin ne olduğundan haberin yok, değil mi, bay jones?”. beatles onların ruhu, judy collins ve joan baez.”

    alıntı charles bukowski
  • farkli olma cabasi paydasında buluşmuş farkli olmaya calisanlar dernegi üyesi zat ı muhteremlerden oluşan topluluk.sürekli olarak dernek yönetim kurulunu toplayarak "neye göre farklılık , kime göre farklı" sorusunun güncel cevabını bulmaya çalışarak tüzüklerine eklemeyi hedeflerler.
  • (bkz: copycat)
  • aynılaşmaya başladığı insanların kendisinden esinlenerek aynılaşma yoluna girdiğini her fırsatta belirtip,daha da aynılaştığının farkına varamayan insan...
  • (bkz: oksimoron)