şükela:  tümü | bugün
  • şu an tam olarak listesini bilmediğim için isimlerini veremediğim, çok başarılı ve meşhur modacılar yetiştirmiş bir devlet üniversitesidir*. new york'ta yedinci cadde, yirmiyedinci sokakta bulunur, zaten bu cadde de fashion avenue diye adlandırılır. itü ile imzaladığı anlaşma sonucunda istanbul'da da çift diploma programı ile öğrenci yetiştirmeye başlayacaktır.* kendi sitesi için http://www.fitnyc.suny.edu/html/dynamic.html adresinden. kısa bir bilgi için ise http://www.fashionwindows.com/…ashion_institute.asp adresinden yararlanabilirsiniz.
  • (bkz: fit)
  • mezunlarından olan tanınmış modacıların bir kısmı ve çalıştıkları firmalar:

    david apfel (david apfel lighting)
    matthew hanlon (matthew hanlon restorations)
    raymond matts (estee lauder)
    jhane barnes (jhane barnes)
    cherly henson (jim henson foundation)
    edward menicheschi (women's wear daily)
    john barlett (john barlett)
    joy herfel (ralph lauren, polo)
    susan bauer (mtv)
    leslie blodgett (bare escentuals)
    donna iucolano (scholastic)
    mark mincielli (schneider mills)
    leontyne broome (anne klein)
    lynda m. johnson (fairchild publications)
    yoko ohara (institute of fashion industries, tokyo)
    alicia calaway (fox channel 5)
    norma kamali (omo norma kamali)
    marcos oksenhendler (new york daily news)
    juliet polsca (the sopranos)
    david chu (nautica)
    susan costner- kenward ( napa valley fragances)
    roy ruan (nbc)
    kecia coby (avon)
    calvin klein (calvin klein)
    james taffin de givenchy (taffin designs)
    michael kors (celine)
    chalin yu (fisher-price)
    fanfan li (bvlgari)
    kathleen cwirko (mohawk)
    william frake (emmy award winner)
    niki livas (zum zum and niki)
    joanne gray (coty)
    nancy marino (sears)
    donald ziccardi (ziccardi partners frierson mee)
  • 2+2 sistemine sahip new york'un en iyi moda okullarindan birisidir. moda tasarim ogrencileri iki yil sonunda aa derecelerini alirlar ve daha sonra 4 yili tamamlamak icin ba'ya basvurabilirler. bir akademik yilin tamamini ya da bir donemini farkli ulkelerde okumak mumkundur. italya, floransa'da polimoda ile anlasmalidir ve egitim dili ingilizcedir.
    fransa'daki programina ogrenciler bir donem katilabilirler ve egitim dili fransizca oldugu icin iyi duzeyde fransizca gerekir. ayrica japonya secenegi de mevcuttur.
  • yurdum mühendislik fakültesinde eğitim almış bir gencin mezun olmasının akabinde bu üniversitenin kampüs olarak kullandığı sokakta çalışmaya başlamasına ya talihsizlik ya da kültür şoku denir.
  • büyük degil ama güzel*, büyük degil ama faydali*, büyük degil ama "doyurucu"* bir müzesi vardir fit'in, böyle. hatirladigim kadariyla girisi ücretsizdi; biz gittigimizde son yüzyilin önemli tasarimcilarin kiyafetlerinden bazilari sergileniyordu. modaseverlere minik bir zaman yolculugu yasatiyor; hep dergilerde, kitaplarda görülen eski kiyafetleri yakindan inceleme firsati veriyor. sadece söyle bir göz atayim diyorsaniz, 20 dakikada rahatca gezebilirsiniz. ama tüm aciklamalari okuyayim, not alayim, detaylara bakayim, kiyafetlerin kokularini almaya calisayim, sergilenenler arasindaki en güzel bes elbiseyi seceyim diyorsaniz, bir saat gibi bir süre ayirmaniz gerekiyor "the museum at fit"e.

    müzenin disinda okulu gezme firsatim da oldu demek isterdim, ama hayir, olmadi. müzeye girmeden bagel'lerimizi* yemek icin okulun önündeki banklarda oturdugumuzda fit ögrencilere göz atabildim ama, evet. aklimdaki "moda ögrencisi" resmini hic bir sekilde tatmin edemediler, cok kötü ve daha da "önemlisi" siradan giyiniyorlardi; kime göre mi? bana göre tabii ki. halbuki ben new york city'nin göbeginde yasayan ve modayla ilgili insanlardan yaraticilik, eglence, farklilik bekliyordum. simdi "zevkler ve renkler tartisilmaz ki?" diyenler olacaktir, onlarla muhatap bile olmuyorum bu konularla ilgili; "ben her tür müzigi dinlerim" diyenlerden farkiniz yok gözümde. (de anlamadim ben simdi, an itibariyle sadece hayal ettigim fiktif insanlardan nasil nefret edebildim ? delirdiysem eger, nasil delirdim? neyse, konuyu dagitmayalim).

    yakin bir süre icinde fit ögrencileri arasinda araarasirasira tamamen siyah giyinip, yine de hic bir sekilde gotik veya emo olmayan ögrencilerin de bulunacagini duydum; onlari yukaridaki paragrafta anlattiklarimin disinda tutuyorum, istisnalar kaideyi bozmazlar, gülümsememi saglarlar.

    fit müzesi ziyareti ardindan gününüzü ayni temada devam ettirebilmek icin önce sayisiz thrift shop'lardan birine girip, almasaniz bile* kürkleri oksamanizi, sonrasinda ise mutlaka ama mutlaka tiffany & co'ya gidip, audrey hepburn ve truman capote'yi anmanizi tavsiye ederim. diamonds are a girls best friend.
  • carolina herrera, michael kors, nanette lepore ve michelle smith de unlu mezunlar arasindadir.

    muzesine gelince: valerie steele tarafindan yonetilen muzeye son olarak balenciaga'nin nicholas'i* ve
    zac posentasarladiklari elbiseleriyle katkida bulunmu$tur.
  • en iyi moda okulu mudur bilemem ama tekstil ve moda konusunda new york'taki en donanımlı okul olduğunu söyleyebilirim. laboratuarları, kütüphanesi ve müzesiyle new york'taki ezeli rakibi parsons'dan öndedir. tekrarlıyorum, donanım açısından; eğitim konusu tartışılabilir. öğrencileri daha önce nasıldı bilemeyeceğim ama şu anda pek şenlikli tiplerle karşılaşabileceğinizi söyleyebilirim. özellikle erkek olarak doğma talihsizliğini yaşayan öğrencilerimizi tavsiye ederim, zira modayı en yakından takip edenler de onlar. sırf kantinde oturup gelen geçeni seyretmek bile eğlenceli olabiliyor. kısacası şimdilik pek bir sevdiğim okulum.
  • icinde sayili oranda turk hocanin da bulundugu universite. en azindan iki departmanin basinda turk profesorler bulunmaktadir.
  • burdan mezun olan yabancı kucuk kızlar gittikleri ulkede birer moda ikonu oluyorlar.