şükela:  tümü | bugün
  • bir nevi alt yuklenicilik muessesesi
  • daha çok tekstil sektöründe karşımıza çıkan ve taşeronlaşmanın had safhaya vardığı üretim şekli...amerika'dan süper fabrikalarda üretildiğini sandığımız nike ayakkabının tayland'da çocuk işçiler tarafından günde 18 saat tıkıldıkları atolyelerde üretilmesinin özeti...
  • işletmenin faaliyetlerini işletme dışına kaydirarak çıktılarını yarı-mamül, mamül veya hizmet şeklinde almasi, hantallıktan uzaklaşmasi. outsourcing demiş ecnebiler buna, yine de bana hep patlicanli musakkayi hatirlatir çagrisim olarak.
  • hammaddelerin işveren tarafından sağlandığı parça başına ücretle yapılan üretim
  • tekstil sektöründe zincirleme fason tamlaması biçimine dönüşebilmektedir. fasona verdiğiniz bir üretimin 2 gün sonra size teklif edilmesi duyulmamış olmakla birlikte çok da ihtimal dışı bir fantazi değildir. yabancı tekstil markalarının tamamına yakını üretimini bu yöntemle yaptırmaktadır, özellikle iş gücü maliyetlerinin düşük olduğu ülkelerde.
  • öyle çakma, tırt, sahte, korsan üretim vs.. gibi anlamlarının yanısıra ciddi ciddi bir üretim ilişkisidir. ister herhangi bir anadolu şehrinin organize sanayisindeki iflasın eşiğinde özdağhanlıoğulları gıda tekstil otomotiv inşaat turizm ticaret san. ltd. şti. olsun istersen de ülkenin en bilindik holdingine/şirketler grubuna bağlı bir sürü marka olmuş ürünü bulunan bir üretim şirketi olsun(ülker, unilever şirketleri gibi, en kallavi tekstil şirketleri gibi, hatta teknolojiyle ilgiliyse arçelik, vestel gibi ve hepsinden önemlisi çin'de herhangi bir fabrikası olan, ya da fabrikası olanları tanıyan herhangi firmaların binlercesi gibi..) gidersiniz onlara(yani bunu yapabilmek için sizin de o nitelikle bir firma olmanız gerekir, adamlara mail attım bakalım ne diyecekler diye cevap beklemenin alemi yok..)

    "kardeşim bana şu nitelikte, şu kalitede, şu maliyette vs.. bir üründen aylık, yıllık ya da sadece tek seferlik şu kadar bin adet/ton/m2/m3.. mal lazım sen yapar mısın bu işi?" diye teklif verirsiniz kabul ederler, etmezler, işine geldiği şekliyle şartları esnetirler falan filan..

    sonuç itibariyle asgari müşterekte anlaştıysanız aranızdaki ticari anlaşma gereği bir "fason" ürün oluşturmuş olursunuz, artık bundan sonrası, o ürünün markalaşması ve standartlaşması adına yapılan pazarlama ve tanıtım ya da ihracat ve dağıtım yatırımları tamamen sizin sorumluluğunuzdadır, çünkü ilgili olmayan kimse merak edip de bakmaz o ürünün üretim yerine..

    yani marka demek zaten halihazırla mevcut milyonlarca potansiyel müşterisi olan bir pazarlama sahası demek, coca cola'yı ya da levis'i ister bir firma üretsin ister birden fazla firma üretsin onu herkes pazarlar. ama le cola, bi cola, cart cola, curt kola'yı ya da hasdağlar sports'u, özbağlar jeans'i herkese ürettirebilseniz bile pazarlaması tamamen sizin işinizdir. işte fason ürünün ve fason üretimin başarısının ya da başarısızlığının aslı astarı budur. her fason ürün dandik olacak diye bir şart yoktur. ve hatta illa küçük üreticilerin büyük markalar adına üretim yapması şeklinde bir şartı dahi yoktur. bu genelleme sadece; büyük firmaların kalite standartlarını koruma ve de üretim kapasitelerini kendi pazarlama statejilerine göre şekillendirmesinden kaynaklanmaktadır. gerçek bir durumdur ama olmazsa olmaz bir ilke değildir..

    türkiye'de tekstil sektörüyle anılır olmasının yanısıra, ayrıca;

    (bkz: bim)*
    (bkz: sinbo) **
    **(bkz: made in p.r.c.)
    *(bkz: bim'de satılan muhteşem ürünler/#17044544)
    ve daha bilindik, bilinmedik neler neler..
  • üretim için gerekli malzemelerin ulus ötesi firma tarafından karşılanması fakat üretimin diğer bir firma tarafından yapılması. daha ucuz insan gücü, sermaye arayışından ortaya çıkan bir üretimdir.

    örnek vermek gerekirse, otomobil sektöründe bir çok malzemenin farklı ülkelerde yapılması.
  • fason üretim yaptırırken işin bir çok riski var. özellikle tekstil konusunda işin başında olmanız gerekiyor. yani ben vereyim kumaşı dikilsin gibi bir durum söz konusu değil. bunun haricinde ne var bilmiyorum ama kesin vardır ahah. bir atölye ile tekstil üzerine anlaşmak üzereyiz o yüzden bilen birinden farklı görüşler fikirler ve uyarılar almamız lazım, çok kişiden çok farklı şeyler dinledim ama işin gerçekten içinde olan biri bilgilendirirse çok sevinirim. bu entrynin de amacı budur.

    edit: asalaklıkmış diyolla. ee günde atıyorum 500 tane kot üretebilecek bir kişiysen ve fasona iş veriyorsan evet o zaman belki asalaklık yapıyor olabilirsin.
  • gerizekalı türk tekstil firmalarının yoğun şekilde uyguladığı üretim şeklidir.sen yıllarca made in turkey algısını yerleştirmek için uğraş, sonra git bangladeş, çin, vietnam vs. boktan kumaşlar ve boktan işçilikle sezon kurtar.
  • başka bir firma için yapılan üretimdir. sıklıkla tekstil ve ilaç sektöründe görülür.