şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: #13481457)
  • gündüzün o trafiğine hiç aldırmadan, çöp kamyonlarını sıkışık caddelere salıp çöp toplatan belediye. arabalar bekliyor mu, geçemiyor mu, kırmızı mı yanmış yeşil mi yanmış kimin umrunda?
  • telefon numarası 453 1453 olan belediye.

    edit: uyarı için darioya teşekkürler
  • fatih camii kedilerine insanlık dışı muamele eden belediyedir.

    fatih belediyesi'nin fatih camii etrafındaki sokak kedilerine zulmünü, onların varlığını hiçe sayışını, onların da can taşıdığını umursamayışını biliyoruz, şahit olduk. hem de ramazan ayında.

    tabi bu umursamazlık, camiinin temizlenmesi konusunda tam aksi yönde işliyor. temizlik dediysem, hijyen anlamında değil. kedilerin temizlenmesi, ortalıktan kaldırılması, bertaraf edilmesi, belediye işçileri tarafından torbalara doldurulup daha yavruyken boğulmuş bedenlerinin çöp kutularına atılması konusunda.

    üstelik yakın muhitlerde oturan vatandaşların getirdikleri su ve yemek kaplarını da ortadan kaldırıp hayvanları açlığa ve ölüme terk ediyorlar. daha çok kısa süre önce itlaf gerçekleşti. osmanlı'dan kalma yöntemler halen işliyor. 50 küsür kedi konteynırlara atılmış ve ölmüş bu olayda, belediye görevlileri zaten kedilerin boğularak öldürüldüğünü itiraf etti, çuvalların içine toplayıp denize atıyorlar ya da konteynıra.

    gerçek bir müslüman, hayvana eziyetin en büyük günahlardan biri olduğunu bilir. çünkü hayvan allah'ın yarattığı bir canlıdır. allah'ın yaratığına eziyet etmeyi, zulmetmeyi hangi inanç, hangi ahlaki değer, hangi insani vasıf kaldırabilir?
  • bugün sultanahmet'te dolaşırken mavi tişörtlü grup grup gençlerle karşılaştık. ellerinde "size yardımcı olabiliriz, ücretsiz" yazan kağıtlarla geziyorlardı. "aaa neymiş" diye bakıyorduk ki, biri mavi biri yeşil gözlü iki tip yanımıza geldiler, ingilizce konuşmaya başladılar. "biz türküz, burayı biliyoruz" falan desek de bu sefer de sohbet etmeye başladılar. ara ara "ya siz bizi yiyorsunuz, türksünüz siz, hem bu yaka kartlarında türk ismi yazıyor, hadi hadi" dedik ama ya gerçekse diyerek de saf saf konuştuk. sonunda aydınlığa kavuştu, güldük eğlendik ama asıl bahsedeceğim şey şu; türkiye'de ilk kez bir belediyenin böyle bir çalışmasını görüyorum." turistik yer diye gördün!" diyeceksiniz, fakat ben alanya'da 8 yıl yaşadım, akdeniz'de ege'de her yıl tatil yaparım, görmedim. bu çocuklar ciddi ciddi işlerini yapıyorlar, güler yüzlüler, bize yaptıkları şakada asla kabalaşmadılar vs vs. kanal d bunların haberini yapmış, "ne dil biliyorlar, ne yer biliyorlar" diyerek. bugün de atv röportaja geldi, onlar iyi yönde bir haber yaptılar,şimdilik öyle sanıyorum.
    hükümete düşmanlara yapacak bir şey yok ben de bayılmıyorum, ama bu belediyede adamlar çalışıyor, çöpçüsünden, belediyeye ait kafesine, sokak temizliğinden, kültürel aktivitelere (hizmeti ücretsiz sunup, gençlere de harçlıklarını vererek) çalışan bir belediye var ortada. kanal d tarafsız olduğunu hiçbir yerde söylemesin, doğan medya'nın her biriminin girişinde yazan ilkelerde var bu, yazmasın.
    efendim, fatih belediyesi'ne ait bir kafede tost yedik çay içtik, hem güzeldi hem ucuzdu hem de temizdi. sokakta dilim karpuz satıyorlar, mısırcılar mısırları 1 liraya satıyorlar, çöpçüler, sokak işçileri harıl harıl çalışıyor, bir de o mavi tişörtlü çocuklar. kültür başkentlerinde her mahallede belli bir sayıda kedi köpek görmek gerekiyormuş, biz bol bol gördük.
    sultanahmet'e bir gidin derim, istanbul'da yaşıyorsanız, kendi şehrinizde fatih belediyesi sizi turist ediverecek. kara çarşaflı da göreceksiniz, ispanyol da. dert etmeyin. hayatınızı yaşayın, hem de size ait olanı. kavga etmeyin şu insanlarla, oralar sizin. fatih belediyesi de olsa çankaya belediyesi de olsa çalışanı görmezden gelmeyin. seslendim ki ne seslendim, fatih belediyesini beğendim.
  • ramazanın başlangıcıyla birlikte kumkapı restaurantlarının sokaklarında giriştiği yol tadilatını bir türlü bitirememiş belediye. taşlar oradan alınıp oraya taşınmakta, bir sokağın başı kazılmakta, orası kazılmış halde beklerken öteki sokağa girişilmekte. hal böyle olunca restaurantlar hizmet veremekte. sayın belediye başkanımızın içkisiz bir ramazan için gösterdiği çabayı ayakta alkışlıyorum.
  • yeni doğan kızım için içinde mamadan çocuk bezine, kıyafetten deterjana, şampuana kadar değişik bir sürü bebek malzemesi bulunan kocaman bir hediye paketi göndermiş belediyedir. kabaca hesapladım yaklaşık 100 liralık hediye vardı pakette, pakedin içinden ayrıca özel bi hastanede kullanılmak üzere 100 liralık da indirim kuponu çıktı. şaşırdım. doğrusunu söylemek gerekirse hoşuma da gitti. anladığım kadarıyla hediyelerin tamamı sponsorlardan karşılanmış gibi duruyor. halkın vergileriyle degereinin iki katı para verilerek alınmış şeyler değildi yani. güzel bir jestti.

    akp belediyeleri bu işleri iyi kıvırıyor, pakedi alınca düsündüm, maddi durumu gerçekten kötü olan aileler için hani çok eleştirdiğimiz, erzak yardımı, kömür yardımı gibi şeyler ilaç gibi gelebilir. eğer bu hediyelere gerçekten ihtiyacım olsaydı, hiç düsünmezdim herhalde oy verirken.

    her ne kadar işin içinde oy kaygısı, halkı dilenciliğe alıştırmak gibi kavramlar olsa da sosyal devlet olgusunun tam olarak yerleşmediği ülkemizde bunun gibi ufak tefek hediyeler gönderen bir ilçe belediyesinin bu çabası takdir edici.
  • yetki alanları içinde koca bir tarih yatıyor, kendi yönetim binası resmen "ucube"! o ne çirkinlik, o ne itici renklerdir öyle? tez vakitte mümkünse kaplama da olsa dış cephesine haysiyet, karakter eklemeli.