şükela:  tümü | bugün
  • valla bu abiyi her gördüğümde , lakers'a koysan center oynarmış gibi geliyor bana.
  • az önce "benim bi ufak çocuk var ellerinizden öper, öpmeyebilir de, biraz huysuz bi çocuk" dedi ya.
  • 3-5 sene evvel bir mezarlık ziyaretim sırasında, görmüştüm kendisini. büyük zatlardan birinin mezarını yıkıyor, temizliyordu. kendi halinde, huşu içindeydi. yanına gidip selam vermiştim. gayet mütevazi ve sıcak bir adamdı. show peşinde yapmacık vs. olduğunu hiç ama hiç sanmam.
  • atv'de sahur programını meydana getiren zat-ı şahane. hatta bu günkü programı konuksuz, kendi başına yapmıştır. inanmak istemeyenler olabilir belki ama gerçekten çok sürükleyici bir 'din' programı oldu. hocalık sıfatına bambaşka açılımlar getirdiğine inanıyorum. insan onu dinlerken bir kabloya bağlanmış, bilgi akışı öyle gerçekleşiyormuş gibi hissediyor. engel olamıyorsunuz efendim, öğreniyorsunuz.
  • televizyon ekranlarına çıkıp program yapan din adamları arasında dinlemekten en keyif aldığımdır. star tv'de ki sahur programı iyi gidiyor, dinlerken ne uykum geliyor, ne sıkılıyorum ne de konuyu kaçırıyorum. bu gece cennet-cehennem anlatırken, cehennemi öyle nasıl kolay telafuz ederiz diye atarlanıp sonrasında "boru değil efendim cehennem" demiştir. keyifle ve muhabbetle takip ediyorum.
  • kimin dayısı kimin amcası bilmem ama ramazanın ilk gününden beri starda izliyorum. ilk 3 gün hayranlıkla izledim. din bilgim yok bu arada. adamın ses tonu duruşu anlatma tarzı... ancak günler geçtikçe o da coştukça coşuyor. her gün sesi yükseliyor.. hafiften slogan atıyor. ince ince... karşı oldugu fikirleri durup dururken eleştirmeye dalga geçmeye başlıyor. konudan, konuktan (izleyenden) uzaklaşıyor. "aha, bak baak, vallahhii diyorum" gibi sözler sözlüyor. ilk gün işe takım elbiseyle giden ama alıştıkça saçına başına traşına kıyafetine önem vermeyen, kendine güveni artan adamlara benziyor. ramazan başlayalı tam 1 hafta oldu bu gece. 1 haftada böyle olduysa ay sonu bu adam özgüveninden neler der bilemiyorum.
  • ''abi sen konuş ben kılımı kıpırdatmam.'' abisi, ne bileyim; insanın öz abisi gibi davranası geliyor kendisine. dini bir konuyu dünyevi bir örneğe bağlayarak anlatması da açıklayıcı oluyordur diye düşünüyorum aynı zamanda. zira cüz'i varlıklarız, aklımız bir yere kadar.
  • guzergah istikamet benzer olsa da, nihat hatipoğlu nun konuşması anlaşılmaz ve abartılı duygusal unsurlar içerir iken kendisi en azından meramını makul düzeyde ifade edebilmekte kendini dinletebilmektedir.
  • bir kaç gece önce denk geldim ebu zerr gıfari' yi anlatacağım dedi. dikkat kesildim. hayret dedim arkadaş türk televizyonlarında ebu zerr' i anlatacak birisi. ama arkadaş ebu zerr' in doğumu, islamı kabul edişi, ve ölümünü anlatıp ebu zerr' i anlatmış oldu. yerseniz.

    bak arkadaş her ramazan hamuduyla para götürüyorsunuz. alan memnun, veren memnun eyvallah. ama anlatacağın şeyi ya tam anlat, ya anlatma.

    ebu zerr' i ebu zerr yapan olayları söylemleri paylaşsana façan yiyorsa. muaviyenin sarayının önünde haykırdığı " ey vali! ey muaviye! bu sarayı halkın parası ile yaptırdıysan hırsızlıktır, haksızlıktır. eğer bu sarayı kendi paranla yaptırdıysan israftır, haramdır." sözlerini yazdırsana alt yazı olarak ekrana.

    nerde, adam samimi olduğunu sandığı üslup ile anlatınca millet seviyor ne de olsa. dinleyenler de bir bok okumayan mal sürüsü olunca, anltıyor da anlatıyor. aynı programı dinleyen insanların büyük kısmına geçen fatih çıtlak kimi anlattı diye sorsak, hani yalnız doğup ölecek olan biri vardı diye, alayı adını bile hatırlamaz ebu zerr' in. böyle inananlara böyle hoca müstehak tabi amk.

    tanım: işine gelmeyen konuyu yarım anlatan hocadır.
  • http://www.odatv.com/…cekten-cok-sansli--2611091200
    http://www.zaman.com.tr/…alleri-trt-ile-gercek-oldu

    linkler uçarsa diye oda tv'nin haberini yapıştıralım:

    başbakan gerçekten çok şansli

    başbakan gerçekten çok şanslı. ailesi de öyle...

    önce size neden böyle yazdığımızı anlatalım…

    trt’de bir program var.
    adı “hac yolu”.
    belgeselde iki kişinin gözünden hac yolculuğu gösteriliyor. bu yolculuk sırasında hac’ın nasıl gerçekleştirildiği anlatılıyor. mekke tanıtılıyor.
    belgeseli trt din ve ahlak programları müdürlüğü gerçekleştiriyor.
    programda yıllardır hayali olan hacc’ı gerçekleştirmek isteyen ve trt’nin adaylar arasında çektiği kura ile bu hayalini gerçekleştirme fırsatını yakalayan iki kişi yolculuğa çıkıyor.
    bu iki kişiden bahsedelim size…
    biri fatma tatlı…
    tekerlekli sandalyeye mahkum ve yıllardır hacc’a gitmek isteyen bir vatandaş.
    allah razı olsun trt kendisini hacı yaptı.
    bizim konumuz ikinci kişi…
    onun adı fatih çıtlak…
    fatih çıtlak’ın hikayesi ilginç…
    bu arada ilginç kelimesi bize ait değil…
    zaman gazetesi ilginç tabirini kullanıyor.
    neden mi?
    anlatalım…
    programda hacc’a gitmek isteyenlerden şanslı isimler çekilen kura bu isteğini gerçekleştiriyor.
    fatih çıtlak kuraya katılmamış…
    çıtlak cemaatin zaman gazetesi’ne kuraya katılmadığı halde kendisinin bu yıl hacc’a gideceğinin içine doğduğunu 24 kasım tarihinde bakın nasıl anlatıyor: “fatih çıtlak, kuraya katılmadığı halde içinde 'ben bu yıl hacca gideceğim' düşüncesini taşımaktaymış. hatta pasaportunu evde görebileceği bir yerde bırakmış. hac daveti bekleyen çıtlak'ın arzusu, trt'nin belgesel teklifi ile gerçek olmuş.” (http://www.zaman.com.tr/…alleri-trt-ile-gercek-oldu)
    kısacası kuraya katılmayan ama hac'a gideceği içine doğan çıtlak pasaportunu bile yolculuk için hazırlamış.
    allah’ın işi diyelim ama biz yine de kulun payını da hatırlatalım…
    neden mi?
    fatih çıtlak 29 mart yerel seçimlerinde akp meclis üyesi. başakşehir belediyesi’nde belediye başkan vekilliği görevini üstlendi. (http://www.basaksehir.bel.tr/baskanvekilleri.php)
    trt’de ramazan ayında “gece kahvesi” isimli programı sundu. gülen cemaati’ne yakın moral fm’de dini içerikli bir program hazırladı.
    hala bir şans göremiyorsanız bitmedi…
    fatih çıtlak, başbakan recep tayip erdoğan’ın oğlu bilal erdoğan'ın eşi reyyan uzuner'in öz dayısı. hatta atv’de başbakan’ın katıldığı programda ona sorduğu sorular ile ağlatan kişi…
    ne diyelim?
    trt türkiye’de hacc’a götüreceği bir ihtiyaç sahibi ararken bir anda başbakan’ın ailesinden bir isim kuraya katılmadığı halde seçiliyor. üstelik kuraya katılmadığı halde çıtlak’ın hacc’a gideceği içine doğuyor. pasaportunu çıkarıp bekliyor.
    tabii kötü niyet aramıyoruz. “içine doğmuş” diyoruz…
    “allah uçamayan kuşa alçacık dal verir” diyoruz.
    bu program için “şanslı” fatih çıtlak trt’den para aldı mı?
    bilmiyoruz.
    ancak…
    “rüşvet kapıdan girince iman bacadan çıkar”…
    onu biliyoruz.