şükela:  tümü | bugün
  • bugün ambulansla acil kısmını ziyaret edip 2 saat kadar misafiri olduğum hastanedir.

    evdekiler telaş etmesin diye kimseye haber vermediğimden, kendi başıma kıvrandığım sedyede annem gibi yanımda olan raziye hemşire ve figen hemşire için teşekkür etmekten fazlasını yapmak isterdim. allahım o cehennem anlarımda ikisi de beni hiç ihmal etmediler, pat patlayan damarlarıma kızmadılar, hatta çaldığı sırada telefon melodimi bile ne kadar beğendiklerini ifade ettiler.

    her hastadan sonra perdeyi aralayıp bana baktılar, gülümsediler. benim için o 2 saatte ellerinden ne gelirse yaptılar. ve beni sedyeyle girdiğim hastaneden çantam sırtımda yürüyerek gönderdiler.

    hastaneyi bilmem, hiç gitmedim. ama acilde iki melek görev yapıyor. bunu bilir bunu sözylerim. sağolsunlar.
  • son üç günümü zehir eden belkide hayatımın geri kalanını da zehir edecek bir hataya kurban gittiğim hastane. basit bir baş ağrısı için gittiğim acil servisinde iğne oldum ve olaylar gelişti. ertesi gün ayağımda bir ağrı oluşmaya başladı. bu ağrıyı pek önemsemedim, geçer dedim. zar zor akşamı edebildim. bu arada mide bulantısı ve baş dönmeside başladı. gece yeniden gittim hastaneye ve şikayetlerimi belirttim. sadece iğne olduğum yere bakıldı ve bunda hiçbir şey yok denilerek geri yollandım. ki belkide bana en çok koyan bu üslup oldu. hata bir yere kadar kabul edilebilir ama bu ihmalkarlık ve baştan savma kabul edilebilir bir şey değildi. o saatten sonra herşey daha da kötü olmaya başladı. ayağımı hiç oynatamaz hale geldim. ne lavobaya gidebiliyor ne de herhangi bir hareket edebiliyordum. yattığım yerde bile dönemiyor sadece sırt üstü yatıyordum. hiç uykusuz bir halde sabahı zor ettim. sabah yenide gittim bu hastaneye. artık onlarda işin ciddiyetini anladılar. nörolog gerçekten büyük bir soğuk kanlılıkla (bu alışık olduğumuz bir tavır değil) üç ay böyle zor oynatırsın ayağını altı ayda da zor geçer dedi. eğer ki fizik tedavi düzenli uygulanmazsa ayağım düşebilirmiş.

    ne kadar kolay değil mi insan sağlığıyla böyle oynanması. kısa vadede ki bütün işlerimi iptal etmek zorunda kaldım. bütün planlarım alt üst oldu. ve ben bu konuda ne yapabilirim hiçbir şey bilmiyorum. hakkımı nasıl ararım onu da bilmiyorum. gerçi bu sağlık sistemimizde bi hakkım da yoktur ya neyse.
  • ocak ayından itibaren önümüzdeki 4-4.5 yılımı acil servisinde geçireceğim hastanedir. umarım büyük bir sıkıntı yaşayıp istifa etmek zorunda kalmam ve uzman olarak çıkarım bu hastaneden. acil şefi marmara tıptan bir doçent ablamızdır. 5 tane acil uzmanı 10 kadar da acil asistanı bulunmaktadır.
  • sağlık raporu almak için geçirdiğim günde gözlemlediğim kadarı ile doktor ve hemşirelerin son derece yardımsever olduğu hastanedir. ancak aşırı kalabalık ve eski binalara sahip olmasından dolayı devlet hantallığından kurtulamamıştır. aynı ekip ile daha imkanlar sağlanırsa eminim özel hastane standartlarını yakalayabilir.
  • 7 eylül 2005 de ilk kez gittiğim gün yaklaşık bir buçuk ay tedavi gördüğüm hastane.
    o sıralar virane bir hastene idi. tedavim zamana yayılınca ben de hastanenin evrimini görmüş oldum. kullanılmayan bina düzenlenmiş, hasta odaları en fazla iki kişilik olarak ayarlanmıştır. tek kişilik odaları da var.
    odalarda lcd ekran televizyon, klima,buzdolabı,banyo ve tuvalet de bulunmaktadır.
  • ortopedi bölümüne girmek için merdiven ve tümsek eğim gibi yerleri çıkmanız gereken yer. asansör de merdiven çıktığınız kattan başlamayıp( giriş kat ) bodrum katından başlıyor. böyle bir hastahane evet. tabi çoğu devlet hastahanesi ve özel hastahane böyle. sonuçta ülke belli.
  • radyoloji bölümü gayet temiz, düzenli ve olması gerektiği gibidir. anneannem bu servise alındığında, 4 kişilik oda ve rezil bir yatak aklımda canlanmıştı. fakat, tek kişilik oda, televizyonu, otomatik ayarlanabilir yatağı, buzdolabı, özel tuvaleti ve refakatçinin de yatabilmesini sağlayan koltuğuyla şaşırtmıştır beni ilk önce. vaha gibidir.
  • eski ptt hastanesinin yeni adi.
  • kartal devlet hastanesi acil servisine bir kez hasta yakını olarak değil bizzat hasta olarak gitmiş her bünyenin, cennetten bir köşe olarak göreceği hastane.
  • ananemden dolayı istanbul'un görmediğim devlet hastanesi kalmadı. bu hastane kültürümle diyebilirim ki fsm hastanesi, istanbul'un en kaliteli devlet hastanesidir. başhekim kemal memişoğlu geldiginden beri hastane hep doğru çözümler üretti. poliklinik muayenesi derdini bitirdi, bolca hemşire ve sağlık memuru aldı. yeni bölümler açtı. tüm hastaneyi bina bina yeniliyor, yani büyükerşen gibi çalışıyor herif. doktorları desen uzmanlaşmış ve kaliteli. tüm doktorlar efendi, kültürlü falan. ayrıca cerrahpaşa,çapa gibi hastanelerde ileri tarihe verilen film çekimleri burada (yatan hasta için) anında yapılıyor. 3 saat içinde bilgisayarlı tomografi, ultrason, röntgen, akciğer grafisi çekildiğimi biliyorum. özel hastane ile aynı hızda yani.

    ha yine de ufak tefek aksaklıklar olabiliyor. ama şikayet oranına bakarsanız en az şikayetin olduğu hastanedir. üstelik torpilin de en az işlediği hastanedir.

    not: entry için para almadım ama 12 gün boyunca güzel bir tedavi aldım. vefa borcumuzu da ödemiş olduk.