şükela:  tümü | bugün
  • izlanda maçı için 'çocuklar bundan önceki turnuvalara gidemediği için baskı altında. bu baskıyı kırmak için psikolocik (kendi deyimi) olarak destek veriyoruz ' demiş..

    ah canım ya.. ah güzellerim ya...demek baskı altındalar , kıyamam.. bir insanın tüm ömrü boyunca kazandığı paraya bir sezon top tepen adamlar bunlar..

    ulan baskı o değil ki, baskı çalışmayan asansöre 10 kişi doldurup zemine çakılmaktır.. baskı bunların bir restoranda iki katını ödediği paraları bir ayda kazanmak için yerin dibine inip boğularak ölmektir.

    yılda asgari 10.000.0000 tl kazanan insan lan hepsi. onların yaşadığı baskıyı sikeyim.. umarım izlanda koyar..

    ayrıca; gazeteci; "takım yorgun muydu? mourinho: yorgun? günde 15 saat çalışıp ayda birkaç yüz euro kazanıp evine dönen baba yorgun olur. biz değil.

    bir ayrıca daha; mourinho; baskı evine ekmek götürmeye çalışan insanların üzerinde olur. biz spor yapıyoruz. üzerimde baskı yok..
  • 'eve geldim iş bitmiş.usta mutlu,ben mutlu..' diyor boya reklaminda.

    e sen türk aile kurumunu yıktın be fatihim.derinden sarstın.
  • herşeyi geçtim de şu kupon yapmış gibi yorumladığı brezilya şili maçından sonra bir oh çekerek, "brezilya'nın kazanması yayıncı kuruluş için de iyi oldu" lafı aklımdan çıkmadı. yahu sen spor adamısın, sporun içinden gelen adamsın. sen tam aksine ortaya bir emek koyan takımı takdir edip, dünya devine kafa tutan, hayali son dakikada direkten dönen küçük ülkenin takımının elenmesine üzüleceğin yerde, zenginler daha çok para kazanacak diye seviniyorsun. sanane yayıncı kuruluştan, sponsorlardan falan. bu kadar mı düzenin adamı oldun yahu?
  • az önce kuralar çekildiğinde bu 4 takımdan 3 tanesi gider demiştim dedi. (hollanda, çek cumhuriyeti, izlanda ve türkiye)
    eeee gençler imparator kolay olunmuyor. bu gruptan kazakistan çıkar diyenler göt oldu an itibariyle.
  • öyle bir algı yaratılıyor ki bunlara göre kendisine milli takım teklif edilince kendisi "yok sağolun, milli takım şereftir ama galatasaray'ı yarı yolda bırakamam, hem şike aklayıcısı bir adamın olduğu yerde de rahatça çalışamam. zaten onlarca kameranın önünde söz verdim o adamla ilgili söyleyeceklerim var diye. onları söylemeden onunla çalışırsam insanlar bana ne der? peki çok sıkışıldıysa milli göreve el uzatmamak olmaz, camiamız izin verirse bu 4 maç için geleyim ama siz de planınızı sonraki dönem için bensiz yapın." gibi bir cevap verdi ama ünal aysal zorla milli takıma iteledi.

    konu terim olunca üç maymun'dan ikisini oynamaktan vazgeçmeyenler için tekrar yazalım şuraya. gözlerinizi, kulaklarınızı kapayın. görmeyin, duymayın ama konuşmaya devam edin siz yine.

    --- spoiler ---

    "fatih hoca bizde kalmak istediğini ama 4 maçlık bizden izin istedi. biz de tff'ye sadece 4 maçlık, hiçbir bedel istemeden çalışabileceklerini söyledik. sayın demirören bana, "ama biz böyle konuşmamıştık. ben bir daha düşüneyim" dedi. ben de konuyu kapatıp tatile çıktım. gider gitmez televizyonu açtım. karşımda imza törenini, önlerinde kontratlar, takım elbiseler... bu manzarayla karşılaştım. bu olayları en son duymak beni üzdü galatasaray başkanı olarak. lütfi arıboğan bir gün evel florya'ya gitti. fatih hocaya gelin konuşalım dedik. o an müsait olmadığını ama asistanıyla konuşabileceğimizi söyledi. ben de yönetim kuruluna bunu aynen ilettim. çıkan karar malumunuzdur."

    --- spoiler ---

    ama siz hala terim'e tapın . "o galatasaray'ı herşeyden çok sever" yalanına öyle bir sarılmışsınız ki, bunları görmezden gelmeye, yine "yuvasına dönecek imparator" diye goygoy yapmaya devam edeceksiniz. he yuvası görüyor burayı he. hazır başkan o dillere destan egosunu da "eleman" diyerek zedelemişken, bir adet hırsız ve bir adet tüpçünün ricası için camiasını satmıştır. açın şu gözlerinizi artık ta iyi okuyun olanları.

    ama kime anlatıyorsun ki. bir tayyipçiler, iki azizciler, üç te bu terimciler amk.
  • mağlubiyet başına prim alıyor galiba.

    yoksa bu kadar çok mağlubiyetin açıklaması olamaz.
  • fatih terim'in geçmişi ve nasıl olduğuna dair twitter'da çok güzel bir şey gördüm onu paylaşalım. fatih terim'in nasıl bir insan olduğuna dair gazete haberleri ile birlikte güzel bir derleme yapmış arkadaş. burada da kalsın bu yazı.

    -8 nisan 1984. fatih terim karaliç'i tokatladığı için 2 maç ceza alıyor. https://pbs.twimg.com/media/cfcl_d8xeaiuatj.jpg

    -17 ocak 1980. fatih terim antremanı terk ediyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcms7zw8aapemd.jpg

    - yine aynı tarih 17 ocak 1980. habere göre hocası konuşurken antremanı ve florya'yı terk eden fatih terim "bir daha asla galatasaray ile antremana çıkmam" diyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcmsfqw8aatzrx.jpg

    - daha sonra şık bir şekilde kıvıran fatih terim, basını suçluyor. (aaa çok tanıdık geldi değil mi?)
    https://pbs.twimg.com/media/cfcm-plwaaanf5y.jpg

    - bu sefer de kimseye söylemede, sormadan izinsiz bir şekilde adana'ya gidiyor fatih terim.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcnzxpwqaemlzm.jpg

    -30 mayıs 1983. şampiyonluğunu kaybettiğini anlayan fatih terim, erol'a saha içinde kafa atıyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcnvsnwaaakzqr.jpg

    - galatasaray penaltı kaçırmış, herkes sahasına dönerken fatih terim erol'u bekliyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcof6gweaq-rjg.jpg

    -önce ağır küfürler daha sonra burnuna kafa atıyor erol'un.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcoosiw8ae61cr.jpg

    -çizgiden 2 top çıkaran eski dostu erol'a ağır küfürler edip kafa atmıştır centilmen terim.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcoh5dwwaah6hr.jpg

    -fenerbahçe maçının devre arasında rakiplerine yumruklarla saldıran terim, mahkemeye çıkıyor ve tutuklanıyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfco64fxiaaqrds.jpg

    -geceyi emniyette geçiren terim, (her ne hikmetse) birilerinin araya girmesiyle serbest kalıyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcphr0w4aax4uh.jpg

    -futbolcu terim, gs kongre üyesi g. aktuğ'u dövüyor ve kayıplara karışıyor. aktuğ'un cebindeki para ve yüzük de kayıp.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcp5-tw8aahsg8.jpg

    -terim'den davacı olan aktuğu ikna etmek için bütün gs yönetimi seferber oluyor. baskıya dayanamayan aktuğ vazgeçiyor.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcqpstweaan3xm.jpg

    -milli takıma seçilmeyen terim, medya önünde hocasına sitem ediyor. "seçilmiş kişi"nin seçilmemesi anlaşılır değil!
    https://pbs.twimg.com/media/cfcqr58waaafw8q.jpg

    -terim, 1977 yılında müjde ar için gazino basıp karakolluk olmuştur. araya giren gs yönetimi ve emniyetin çabalarıyla kurtulmuştur.

    -1985'te erdal keser’e kırmızı kart gösteren hakemin üzerine yürümüş, ağır küfürler edip, yüzüne tükürmüştür.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcruwnwwaa5uqv.jpg

    -kırmızı kart gören terim, sahayı terketmeyi reddetmiş, tribünler galeyana gelmiş sahadan polis zoruyla çıkarılmıştır.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcsvkzwiaabg9v.jpg

    -maçtan sonra hakemin ve gözlemcinin raporuyla hareketlerinin karşılığı olarak alacağı ceza, “futboldan men” olacaktır.

    -bu durumda ileride teknik direktörlük yapma hakkı da yok olacaktır.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcsxyww8aemwau.jpg

    -ama çeşitli oyunlar ve “gizli el” yardımıyla raporlar ve cezalar değiştirilmiş, sadece 5 maç cezayla kurtarılmıştır.
    https://pbs.twimg.com/media/cfctbfrw4aavipe.jpg

    -terim, hayatı boyunca "gizli eller" tarafından kurtarılmaktadır.
    https://pbs.twimg.com/media/cfctzu2xeaas91b.jpg

    -ya raporlar değiştirilir, ya dosyaya konmaz, ya araya hatırlı kişiler girer...
    https://pbs.twimg.com/media/cfctrxjwwaa1ve8.jpg

    -bu konulara terim'in yaklaşımı ise bellidir:
    https://pbs.twimg.com/media/cfct0dqwqaagfdc.jpg

    -hakeme tükürdüğü maçtan sonra "gizli el"lerin kurtardığı terim jübile yapar ve futbolu bırakır.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcuyzdw4aa1wci.jpg

    -bu maçtan sonra futbolu bırakan (kendi kendini men eden) fatih terim jübile yapar, kursları bitirir ve antrenör olur. oysa ayynı sezonda hakeme tüküren adanasporlu bakir, talimat ve yasalar gereği hakeme tükürmekten tutuklanarak cezaevine konmuştur.

    -terim'in jübilesi de kendisine yakıştığı gibi, görgüsüzce olmuştur.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcu8orwsaagsbz.jpg

    -terim gs'de oynadığı sürede hep ilk 11'dedir. hep milli takıma çağrılır. hemen her yıl "yılın sporcusu" seçilir; ama hiç şampiyonluk göremez.

    -1988’de ankaragücü t. direktörü iken taraftar dayağından korktuğu için uzun süre evinden çıkamadığı söylenir “kabadayı” terim'in.

    -eylül 2000’de fiorentina’nın başındayken uefa maçında hakem o. erdemir’e ağır küfürler etmiş, erdemir tarafından tribüne gönderilmiştir. erdemir'in sözleri:
    https://pbs.twimg.com/media/cfcwfrgw8aakypd.jpg

    -2003’te trabzon deplasmanında allah’a ve dine küfür ettiği için trabzon valiliği özel kalem müdürü tarafından mahkemeye verilmiştir.

    -2003 – 2004 sezonunda, inönü’de beşiktaş tribünlerine ahlaksızca bir hareket yapar.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcwkaywsaay2uk.jpg

    -her ne hikmetse, medyanın büyük çoğunluğu bu hareketi ayıplamak yerine terim’i tahrik eden beşiktaş tribünlerini ayıplar.

    -2003. elazığspor maçında hakeme herkesin şahit olduğu şekilde aleni ağır küfür eder. ilginçtir, küfür hakem ali aydın’ın raporunda yer almaz.

    -aynı ali aydın, bir gs-bjk maçından sonra gs başkanının isteği(!) ve fed. başk. “olur”u ile ile düdüğünü asmıştır.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcxyowwiaajz8l.jpg

    -istifa kararını açıkladığı basın toplantısında federasyon başkanı haluk ulusoy ve mhk başkanı bülent yavuz da vardır.

    -2005’te m. takım hocasıyken futbolcuları isviçreli oyunculara saldırtır. 6 numaralı oyuncuyu işaret ederek bileğine basmalarını ister.

    -milli takım ağır cezalarla karşılaşır, federasyon başkanı ulusoy’un “özel girişimleri” ile cezalar minimuma düşürülür. mevcut türkiye futbol direktörü fatih terim’in başrolünde olduğu olay, türk futbolunun en kara lekesi olarak tarihte yerini alır.

    -2007’de, malta maçında 2 puan kaybedilince sorulan bir soru üzerine medyayı azarlar ve “ben ders almam, ders veririm” der. medya buna (her zamanki gibi) tepki vermez.

    -gerçi o medya, kendisine edep yerini gösterip "onu çekme bunu çek" dediğinde de koyun gibi susmuştur.
    https://pbs.twimg.com/media/cfcy0gtxiaadogl.jpg

    -zamanında "ders alan" terim, nasıl olmuşsa, "ders almam, ders veririm" moduna geçmiştir.
    https://pbs.twimg.com/media/cfczl6qw8aaj7j4.jpg

    -bir milli maçtan sonra tartıştığı osman tanburacı’ya telefonda “ananı, avradını, sülaleni, senin bıyığını ….keyim” der. hakkında dava açılır, dava sonunda ceza paraya çevrilir ve 5 yıl gözlem altında tutulmasına karar verilir.

    -barış, dostluk, kardeşlik mesajları verip, topluma "nereye gidiyoruz diyen terim, aslında son derce insancıl ve demokrattır!

    -istanbulspor’un t.d. saffet susiç için “benim ülkemde, hele de bir sırp bana böyle şeyler söyleyemez” diyerek açıkça ırkçılık yapar. medya yine suskundur. (not: susiç sırp değil boşnak’tır bu arada)

    -24 kasım 2012. elazığspor maçında gol kaçıran oyuncusu emre çolak’a kameralar önünde ağır küfürler etmiş, maçı izleyen herkes duyup gördü.

    -30 eylül 2003. r. sociedada 2-1 yenildiği maç sonunda, gabriel tamas’ı soran star tv muhabirini canlı yayında azarlamış, yayını terketmiştir.

    -terim için tuğrul yenidoğan'ın yazdığı yazı: utanç dolu geçmişle yüzleşme. çok şey anlatıyor.
    http://www.tribundergi.com/…wtopic.php?f=18&t=20668

    bu tivitleri atan hesap budur: https://twitter.com/_deniz_1

    güzel bir flood olmuş, buraya aktarmak istedim.
  • brezilya bizim takımımız, şili düşmanımızmış gibi yorum yapan tüpçü'nün kader arkadaşı. ''inşallah brezilya oyuna ağırlığını koyar, hepimizin sempatisi var'' diyor, adamın hayat felsefesi olmuş güçlünün yanında yer almak. hayır, hepimizin sempatisi yok, ben bu maçta şili'yi tutuyorum mesela.
  • milan baros (2014): "onun çok muhteşem bir hoca olduğunu söylerlerdi ama çalıştıktan sonra gerçeği gördüm. dünyada ondan daha iyi olan bir sürü hoca var. fatih terim'in maç öncesi taktik konuştuğunu hatırlamıyorum. sadece rakibi yıkmak, parçalamak gibi şeylerden bahsederdi"

    frank de boer (2008): "2000 yılında kazanılan uefa kupası'ndan dolayı bana göre başı hâlâ göklerde, bulutların arasında geziyordu. ama şunu söyleyebilirim ki, çok mükemmel bir antrenör değildi. kendisi futboldan çok dış görünüşüyle meşguldü. benim hiçbir yerde görmediğim bir şeydi. yarım sezonluk bir dönemde aynı kıyafetle diğer antrenmana çıktığını görmedim. bu gerçekten inanılmazdı. tam anlamıyla gerçek bir megalomandı”

    andrea pirlo (kitabından alıntılar): “dikkat çekici ve gerçekten tuhaf biriydi. kurallara karşı alerjisi varmış gibiydi. daha ilk başlardan uzun süre çalışamayacağı belliydi ve nihayetinde de kovuldu. milan öncesinde her istediğini yapabileceği daha küçük takımlarda çalışmıştı. milan’da ise atmosfer daha farklıydı. yemeklere geç gelir, resmi toplantılara kravatsız katılır, sırf big brother’ı (biri bizi gözetliyor) izleyebilmek için mr. bic’i (adriano galliani) masasında tek başına bırakırdı. parlak kıyafetlerle john travolta gibi gezerdi milanello’da.

    terim’in soyunma odasındaki sözlerini bize aktarmada sorunlar yaşıyordu. terim el kol hareketleriyle türkçe konuşur ve ‘çocuklar, sezonun en önemli maçlarından birini oynayacağız. birçok kişi bizi eleştiriyor ama ben size inanıyorum. şimdi vazgeçemeyiz. bizden beklentiler büyük, onları hayal kırıklığına uğratmamak görevimiz. bunu kendimiz için, kulüp için, başkan için, taraftarlarımız için yapalım. insanın kafasını kaldırması gereken bazı zamanlar vardır hayatında. o an bizim için geldi. haydi çocuklar, haydi’ derdi. ama tercüman neredeyse hareketsiz bir şekilde durur ve italyanca şöyle söylerdi: ‘juventus yarın geliyor. kazanmak zorundayız.’ biri 5 dakika konuşurken, diğeri 5 saniye konuşurdu.

    terim: ‘andrea, sen bizim için odak noktası olacaksın. oyunu sen yöneteceksin, ama acele etme, zorlama. durumu değerlendir ve etrafında en az rakip olan arkadaşına topu aktar. sana güveniyoruz. sen bu takım için ve oyun stilimiz için çok önemlisin. ama tekrar söyleyeceğim: zorlama. sakin ve soğukkanlı sözleri sloganımız. önce düşün, sonra pasını ver. doğru sonucu almak ve tüm italya’ya hala hayatta olduğumuzu göstermenin tek yolu bu. savaşmadan yenilmeyeceğiz. şimdi herkes sahaya çıksın. gerçek gücümüzü gösterelim ve bu yılın en iyi oyununu çıkaralım’

    tercüman: ‘pirlo pas at. hadi şimdi gidip idman yapalım.’

    bazı takım toplantıları, özellikle de en başlardakiler unutulmazdı. terim taktik panosunun önünde durur, bir tebeşir alır ve tahtaya 11 yuvarlak çizerdi. her yuvarlak bir oyuncuyu temsil ederdi ancak tahtada o kadar çok not ve karalama olurdu ki hangi oyuncu forvet, hangisi defans, hangisi orta saha anlaşılmazdı. tamamen kaos: sadece kaleci belliydi.

    bir noktayı gösterir ve ‘tamam, costacurta sen şuraya gideceksin’ derdi.

    ben de söze girmek zorunda kalırdım: ‘ama hocam o benim.’

    savunmacılarla golcüleri karıştırdığında iş iyice içinden çıkılmaz hale gelirdi. bunu bilerek yaptığından şüphelenmeye başlamıştım. sahada dört forvet ve yalnızca iki defans: berlusconi’nin yasak hayali.”
  • bir sonraki turnuvada biz bitti demeden bitmez gibi iddialı sloganlar kullanmak yerine el siki ile gerdeğe girilmez sözünü kulağına küpe edinmesi gereken tarator.