şükela:  tümü | bugün
  • çektikleri acılar belediyelerde yıllarca işe gitmeden maaş alan bankamatik memurlarından çıksın inşallah.
  • 48,54,56,60. fatih’te aynı evde yaşayan 4 kardeşin yaşları. isimlerini de verelim çünkü bir isimleri de var bu insanların. cüneyt, oya, kamuran ve yaşar. bekarlar.iki kardeş çalışıyor. diğer iki kardeş evde. sabıkaları yok. bir tanesi sara hastası.

    evin elektrik borcu 2 aydır ödenemiyor. bakkala çakkala borç var. müzik öğretmeni olan oya bakkala “maaşıma haciz kondu” diyor kısa bir süre önce. ve bir gün 4 kardeş yaşadıkları evde toplanıyorlar, çok sayıda antidepresan içerek intihar ediyorlar. kapıya bu notu neden koydular bilmiyoruz. polislerden sonra eve ilk gelenler bedaş görevlileri ama, onu biliyoruz. elektriği kesiyorlar.

    cüneyt, oya, kamuran ve yaşar’ın ödeyemedikleri borç 607 tl.

    bu ülkede artık bir ekonomik analiz yapılamaz. ben bu hikayeyi size sırtımı grafiklere dayayıp anlatmam. o yüzden de artık ekonomi yazmıyorum. çünkü bunun adı çözülmedir.

    => haber linki
  • badem bıyıklı piçler ülkeyi soyarken, lüks jipteki türbanlılar götlerini dolar ile silerken namuslu insanlar intihar ediyor. tüm bu insanların kanı zalim'in eline bulaşmıştır.

    ekleme: hürriyet gibi lağım medyasının gazetelerinde çıkan garip garip bilgiler kanıma dokunuyor. bu olayın bir simge haline gelmesini istemiyorlar, bu yüzden her türlü ahlak dışı yola başvuruyorlar. olayı tek kişiye yıkmaya çalışıyorlar. bir de üstü kapalı cümlelerle hak etmiş falan gibi göstermeye çalışıyorlar. yok 86'da dans grubuna girmiş falan. lan o günden bugüne dans ediyor olamaz ya. yok modellik ediyormuş. şerefsiz piçler, milletin vicdanı ayaklanmasın diye ne yapacaklarını şaşırdılar. söylüyorum bu işler 84 romanını aştı bu ülkede. gittiğimiz yer çukurun dibi. medyaya mutlaka büyük yaptırımlar getirilmeli. her söyledikleri yalan ya da saptırma, çarpıtma. şeytan alaşağı edilince şeytanın medya imparatorluğu da mutlaka yıkılmalı. şu olayda bile sessiz sedasız intihar etmiş insanları suçlu çıkardılar neredeyse. bu şerefsizleri ayaklarından asmak lazım.
  • 4 kardeş nasıl intihar eder?
    2002 yılında ben 13, ablam 22, abim 19 yaşında.
    annem öldü, baba üvey o da gitti annem ölünce, para yok 3 çocuk gurbet denebilecek şehirde. genç bir kız ve 2 erkek.akliniza, hayal gücünüze gelebilecek her türlü zorluğu yaşıyorduk. (parasızlık, kötü niyetli insanlar, icra, haciz, ölüm yası, yalnızlık,evsizlik), bir gün çok eski böyle borusu camdan çıkan soba yakılır, ve kapağı açılır,birbirimize sarılır halde o gece ölmeyi planlamistik biz, hiç korkmadik. ta ki üst komşu gelip kapıyı kırmasa , bu olayın aynısı olacaktı.
    toz pembe hayatlarınız ile insanları anlayamazsaniz. ne yaşadıklarını bilemezsiniz. neyse . bu intihar değil sistemin cinayetidir.

    edit; burası ne kadar güzel bir platform, mesajlarınız için çok teşekkür ederim, herkes son durumumuzu vs sormuş. mesajların bazısı ağlattı, 30 yaşında koca adamı.
    son durumumuz çok sorulması üzerine;
    iyiyiz arkadaşlar, aslında iyi kavramı ne anlama geliyor,uzun zaman oldu unutalı ama iyiyiz diyebilirim.
    ben okudum meslek edindim. çok şükür son 10 yıldır hiç işsiz kalmadan çalıştım.
    ablam evlendi , iki tane çok sevimli, çok akıllı yeğenim var.
    abim evlendi sonra vefat etti, oradan da çok güzel yeğenim var amca da oldum.
    hem dayı hem amcayım, ablam da mutlu şükür, abim için de üzgünüz , o konuda yıkık hissederiz hep ama, o da bize miras tıpkı kendine benzeyen ufaklık bıraktı.
    iyi ya da kötü yaşıyoruz o döneme göre iyi miyiz? evet iyiyiz. zaten asla tam olarak iyi olamazsın ki bu hayatta, bu ülkede, anca "daha iyi" olursun. napalim bize de biçilen roller bunlarmış.
    hepinizi öpüyorum çok teşekkür ederim.
  • gündem olmayacak olan, türkiye'deki sosyoekonomik çöküşün acı sonuçlarından biri.

    her biri en az yarım asırlık hayat yaşamış olan 4 kardeşin artık hayatta bir çıkış yolu göremiyor olacak kadar köşeye sıkışmış, bezmiş, pes etmiş olması ne acı. elektrik borçları yüzünden elektrikleri kesilmiş. borç da borç olsa. 607 lira arkadaşlar. topu topu ortalama bir avrupalının 4-5 günlük kazancı yani. bu ülkeye tatile gelen turistler kapadokya'da 2 saatlik balon turu için 500 euro veriyorlar. bizim insanımıza bu şekilde yaşamak zorunda kalmayı reva görenlerin üzerinedir veballeri de.

    üşüyen çocuklarının eline saç kurutma makinesi vererek yan odada hayatına son veren emine akçay'ı, oğluna bir pantolon dahi alamıyor olmanın vicdan azabıyla kendini iple asan ismail devrim'i, 607 liralık elektrik borcunu dahi ödeyemeyecek kadar çaresiz bırakıldığı için toplu olarak intihar eden 4 yetişkin kardeş cüneyt, oya, kamuran ve yaşar'ı unutmayın. unutturmayın. çünkü ilk değil bu sosyoekonomik dram, son da olmayacak.

    edit: “ortalama bir avrupalının 4-5 günlük kazancı” kısmına takılanlar olmuş. romanya gibi doğu bloğu ülkeleri düşünülerek, epey pesimist şekilde yapılmış kaba bir hesap. o parayı 2 saatte kazanan hatrı sayılır sayıda insan da var avrupa’da. yani durum aslında yazdığımdan da vahim.
  • vay be. hakikaten milyonlar kazanan eşekler bir maçta 4 gol yiyor. entry sayısı 2000 lerde.

    4 insan hayatı kayboluyor. esamesi okunmuyor.

    bu yarın çocuklarınızın, sizin, yakınlarınızın başına gelebilir.

    bir şeyin nedeni değil bu yaşanan sürecin sonucu.
  • eldeki bilgilere göre maddi sıkıntılar yüzünden hayata tutanamayıp içimizi acıtarak ölüme giden kardeşlerdir. hepimiz için utanç sebebibidir. herhangi bir darp, kesici alet izi, vb. emare bulunamamış, kendilerini zehirleyerek hayatlarına son vermişler. işte bu çaresizlik neticesidir.

    onları anlamak lazım.
    48, 54, 56 ve 60 yaşlarındalar, hepsi yaşını almış insanlar bunlar. ikisi evde hasta yatıyor çalışamıyorlar, biri kurye ve sara hastası, bir tanesi öğretmen, ana babaları ya da başka bir destekleri yok. koca şehirde yapayalnızlar. yıllarca öğretmen ve kurye olanın çabalarıyla kenetlenip yaşıyorlar. işte buna vefa diyoruz.

    sonra sara hastası olan işsiz kalıyor, durumları iyice kötüleşiyor. geçim sıkıntısı yüzünden öğretmenin maaşına haciz konuluyor, faturalar ödenmiyor, sıkıntılar büyüyor. tabloya bakalım, üç hasta kardeş ve bir çaresiz öğretmen, hepsi 45 yaş üzeri. hayattan umutları olabilir mi? en sonunda da dayanamıyorlar zaten. buna da yıkım diyoruz.

    bir şekilde ya hep birlikte intihara karar veriyorlar ki bu seviyeye gelmek ve ölüm fikrini bu dört insanın tartışması nihayetinde intihara karar vermesi umutsuzluğun uç noktasıdır. ya da kardeşlerden biri artık dayanamayıp kendisi dahil herkesi zehirliyor.

    bitmiyor.
    yetmezmiş gibi intihar sonrası ödenmeyen fatura için bedaş elektrikleri kesiyor. buna da utanç diyoruz.
  • ülkenin geldiği nokta

    babası çocuğuna okul forması alamadığı için intihar ediyor.

    insanlar iş bulamadığı için intihar ediyor.

    öğretmenler atanamadığı için intihar ediyor.

    insanlar hayattan umudunu kestiği için intihar ediyor.

    ama ekonomi çok çokomelli.ülkede herşey çok iyi.
  • maddi durum yüzünden olduğunu öğrenince içim sızladı.

    çok yalnızız. etrafımızda onlarca insanla yaşasak bile. son noktaya kadar umurlarında değil sizin ne yaşadığınız. hatta sizi zayıf noktalarınızdan vuracak kadar kötüler. haberi okudum, kardeşlerden biri parasızlık yüzünden güzel sanatlar fakültesinde modellik yapıyormuş. öğrencileri gülüyormuş kilolu olduğu için.

    insanlar çoğu zaman kötü. dünya kötü. iyilerini bulmak, hayata tutunmak zor.

    hiçbir şey olmamış gibi maç konuşuyorlar. maç daha önemli. kadınların giydiği şeyler daha önemli sizin gündeminizde.
  • kapının üstünde "dikkat siyanür var, polisi arayın, içeri girmeyin." notuyla karşılaşan polis ekipleri, kilitli kapıyı açıp içeri girmiş.