şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 3 coban cocuga meryem'in gozukmesi ve onlara 3 kehanetten bahsetmesi olayi. su anda (turkiye saatiyle 12.50) 3. sır canlı yayında açıklanmakta.
  • 1. kehanet 2. dünya savaşı
    2. kehanet sovyetlerde inananlarınzulum görmesi (başka bir yerde sovyetlerin dine döneceği diyodu)

    bugün açıklanan 3. kehanet ise beyazlar giymiş bir piskoposun ve bir kaç rahipin tepesinde haç olan bir şehire gelmesi, piskoposun haç önünde secdeye yatması ve bu sırada askerlerin çıkıp rahipleri ve piskoposu öldürmesiymiş.
  • (bkz: fatima)
  • üçüncü kehanetin katolik kilisesinin sonu oldugu ve bunun da üçüncü dünya savasi esnasinda olacagi da iddialar arasindadir. kardinal ottaviani, ki kendisi sirri bilenlerdendir, 1963 yilinda meryem ana papalik akademisi'nde, "sadece sunu diyebilirim; kilise için çok zor günler gelecek, çok dua etmeniz gerekiyor. umarim dinden çikanlarin sayisi çok olmaz" demistir.ottaviani, 1963 yilinda üçüncü sirrin diplomatik bir dille "santa rita" dergisinde yayinlanmasina izin vermistir. ayni metin papa roncalli tarafindan abd baskani john kennedy ve sovyet lider nikita krusçev'e de gönderilmistir. bu sirrin onlarca da açiklanmamis olmasi, sirrin panik yaratacak büyük bir trajedi ile ilgili oldugu iddiasini güçlendirmektedir.
  • pek inandirici olmayan kehanetlerdir.. insanlik alemi ve ya sadece hristiyanlar için o kadar önemli konu varken özellikle bir kaç konuda birlesmis olmasi altinin oyuk, belli bir amaca hizmet eden bir inanis oldugunu gösterir fatimanin kehanetlerini..
    bana deseler ki kehanet vericisin bize kehanet ver , ben var olustan, yok olustan falan bahsederim.. sovyetler birligine söyle olmus böyle olmus? dünyanin hangi bölgesinde din yüzünden ezilen halk yoktur? neden abd degil (dünyaya seklini veren bir ülke olarak.. sonuçta eger dünya nelerden etkileniyorsa bunda diger ülkelerden çok abd'nin rolü var)? çok saçma gelebilir bu soru belki ama tek kutuplu dünyanin saçmalayan yüzüdür bence fatimanin kehaneti..
    dikkat:üstte neden abd'den bahsedilmemistir kehanetlerde denmiyor.. aksine neden sscb. den bahsedilip abd. den bahsedilmiyor deniyor..
  • meryem, fatima'da kısa sürelik bir güneş tutulması yaratmıştır bu zamanlarda diye de söylentiler vardır.
  • italya.daki hucresinde papayla yaptigi unlu gorusmede kulaktan kulaga konusmalari sirasinda agca nin papaya o zaman henuz aciklanmamis olan sonuncusun ne oldugunu sordugu uzun yillar gundemi mesgul etmis sirlar.
  • şu yaşıma kadar kehanet denen olayın, kahinlik denen müessesenin ne sikime derman olduğunu kavrayabilmiş değil idim. katı materyalistliğimden mütevellid kehanetlerin gerçekliğine, mistik kustik yollardan gelecekten haber alınmasına ve akabinde bu haberin doğru çıkmasına ihtimal dahi vermiyor idim. ve lakin tarihe geçmiş pek çok kehanetin sosyopolitik alandaki ehemmiyeti karşısında kehanet denen şeyin bir tür gerçekliğe sahip olduğu hissinden de kendimi kurtaramıyordum. velhasıl bu güne kadar kehanet mevzubahis olduğunda hep kafamda bir soru işaretiyle melül melül bakınmakta idim.

    evet, ta ki bu güne kadar. dilime takılan "fadime'nin güğümleri kalaylı" türküsünü mırıldanırken fadime ile fâtıma'nın benzerliğini farkedip acaba bunlar aynı isim midir diye sözlüğe baktığımda karşıma çıkan fatima'nın üç kehaneti'ni okuduğum şu dakikaya kadar. şu dakika artık biliyorum ki kehanet vardır, gayet de gerçektir. amma mistik bir gelecek bilgisi olarak gerçek değil, politik bir manipülasyon organizasyonu olarak gerçek.

    efendim neymiş, meryem ana birilerine görünmüş, üç tane kehanette bulunmuş, biri şuymuş biri buymuş biri de oymuş. bu kişiler bu kehanetleri hemen gerekli mercilere iletmişler. gerekli merciler napmışlar peki bu kehanetleri duyunca? pozisyon almışlar mı? önlem almışlar mı? kaderimiz buymuş deyip ahlayıp vahlamışlar mı? önlem alsınlar yahut ahlayıp vahlasınlar diye kehanetleri halka açıklamışlar mı? hayır!.. hayır, hayır, hayır!.. hiç birini yapmamışlar!.. ne yapmışlar peki? sadece ve sadece saklamışlar!.. saklamışlar ki kimse duymasın. ne zaman açıklamışlar peki? kehanet gerçekleştikten sonra!.. e bu gelecekten haber vermek olmadı ki, geçmişten haber vermek oldu!.. peki nasıl oldu da biz bunu gelecekten haber vermek sanıyoruz? çünkü baştan dile getirilmiş ve bize inandırılmış bir kehanet iddiası var. yani önce içeriği belirsiz bir kehanet oluşturuyorlar, biz mistiğe kustiğe inandığımız için buna da inanıyoruz. sonra seçtikleri bir olmuş olaydan bunun içeriğini oluşturuyorlar, biz onlara inandığımız için bunu baştan beri bildiklerine de inanıyoruz. böylece hem kehanetleri gerçekleşmiş oluyor, hem de seçtikleri olay bizim gözümüzde kehanetlere konu olacak kadar mühim bir mertebeye yükseliyor. üstelik tarihe geçtiği vakit (misal bin sene sonra) kehanetin açıklanmasındaki 40-50 senelik atlamayı kimsecikler hatırlamıyor. süper organizasyon.

    bu gün şunu anladım ki kehanet, gerçekleştirmesi zor, ustalık ve kararlılık isteyen uzun soluklu bir organizasyon imiş. usta olunmadığı vakit, kıyametin tarihini 1996 diye veren, 96'da gerçekleşmeyince 2000'e erteleyen, 2000'de de olmayınca 2012'ye atan yehova şahitleri gibi madara olmak işten bile değil...
  • üçüncü kehanette görülen az çok şöyle birşeydir: meryem'in sol üstünde, sol elinde yanan bir kılıç tutan bir melek vardır, lakin alevler meryem'in sağ elinden çıkan ışıkla yok oluyordur. melek ise sağ eliyle toprağı gösterip "kefaret, kefaret, kefaret" diye bağırmaktadır. bunlara ek olarak, beyazlar içinde bir piskopos, başka piskoposlar, papazlar, kadınlar ve erkeklerle yıkıntılar içindeki bir şehrin içinden üstünde haç olan dik bir dağa tırmanıyorlardır, bu sırada da etraftaki cesetlerin ruhlarına dua okuyordur. haç'a ulaşıp diz çöktüğünde bir grup asker tarafından ateş edilerek öldürülür, diğer psikoposlar ve insanlar da aynı şekilde katledilir. haç'ın iki yanında ise iki tane melek vardır, ellerinde içi şehit kanı dolu kristal kaseler vardır, bu kanı ise tanrı'ya yükselen ruhların üzerlerine serpmektedirler.

    sırrın verildiği lúcia santos, 1960'ta sırrın açıklanmasını istediği halde 1960'ta vatikan sırrın sonsuza kadar mühürlü halde kalacağını açıklar. 2000 yılında açıklanan sırra ise çoğu kişi sahte gözü ile bakmaktadır, asıl sırda dünyanın sonu ve katolik kilisesinin şeytan tarafından kontrol edilip çökertilmesinin olduğuna inanırlar.

    http://www.vatican.va/…00626_message-fatima_en.html
  • fatima hareketi olarak adlandırılacak bir harekete konu olmuştur. bu hareketin sitesinde mevcut vatikana ve başındakilere savaş açılmış görüntüsü vardır.

    okuduklarıma göre; vatikan ve katoliklik, yahudilere hizmet eden "gizli yahudi masonlar" tarafından ele geçirilmiş durumdadır. dolayısıyla vatikanın kurumu yönetenler ve söylemleri bakımından hristiyanlıkla alakası yoktur.

    sitedeki fotoğraf, video ve veriler dünyaya hükmeden bütün liderlerin yahudilik ve masonlukla bağlantılarını ve tek elden yönetildiklerini ortaya koymaya yöneliktir. hatta bir yerde ingiliz kraliyet ailesinin yahudi olduğunu açıklamasının an meslesi olduğu yazmaktadır. ilginçtir, okunmalı ve düşünülmelidir.