şükela:  tümü | bugün
  • yılmaz güney'in eşi...yılmaz güney'in "ilk görüşte aşık oldum" dediği vefalı kadın...bir kolej öğrencisi iken tanıştığı yılmaz güney ile evlenerek kendi yaşam tarzından tamamen kopmuş, özellikle kendisi cezaevinde iken ona yardım etmiş, yazdığı senaryo vs'lerin dışarı çıkarılmasını sağlamıştır...yılmaz güney'in ölümünden sonra üzerine bir isim miras olarak yüklenmiş, bazen altından kalkamasa da, bugüne kadar bir çok fedakarlıklar yaparak taşımıştır...
  • kitap fuarlarında yilmaz guneyin kitaplarını imzalayan sarışın kadın.
  • yılmaz güney in eşi.ertuğrul özkök , 28 şubat 2006 tarihinde hürriyet'te yayımlanan "mao'yu ezberleyemeyen çocuk" başlıklı yazısında yılmaz güney'in , oğlu yılmaz'ı dövdüğünü iddia etmiştir.fatoş güney in özkök e verdiği cevap;

    "yılmaz güney , türkiye ve dünya sinemasında saygın yeri olan önemli bir sinemacıdır.bir edebiyatçı , bir hikayeci ve bir romancıdır.berlin , locarno , venedik , cannes gibi festivallerden 38 tane ödülün sahibidir.eğer yazılacak , üzerinde tartışılacak bir konu varssa o da eserleridir.10 yıl boyunca yasaklanarak türkiye sinema tarihinden silinmek istenmiştir.104 adet filminin negatifi yakılarak yok edilmiştir.düşüncelerinden ötürü yargılandığı 100 yıllık ceza nedeniyle yurtdışına çıkmak zorunda kalmıştır.bir takım çevrelerin kara kalemleri onu vatan haini ilan etmişler, ölümünün ardından 22 yıl boyunca susmamışlar , kin ve nefretlerini her fırsatta kusmuşlardır.karalamalar , insafsızca yalanlar , suçlamalar ; yapanların yüzkarasıdır ve her zaman geri tepmiştir.karakalemler hınçlarını alamamışlar, işi baba - oğul ilişkisine kadar indirgeyerek bir oğulu , babasıyla ilgili en hassa duygularını kamuoyu önünde açmak zorunda bırakmışlardır.bu, bir baba kadar bir oğul için de acı bir durumdur.bir anne olarak bu durumdan büyük üzüntü duyduğumu sizlerle paylaşmak istedim.artık bu çağdışı zihniyetlerin geride kalmasını , mahkum olmasını diliyor ve bunu yapanları bir kere daha kamuoyu önünde kınıyorum."
  • yılmaz güney'e t.c. vatandaşlığının iade edilmesi gündeme gelince bu işi artık önemsemediğini ve cenazeyi de türkiye'ye, gerçek demokrasinin henüz yerleşmediği gerekçesiyle, kesinlikle getirmeyi düşünmediğini açıklayarak akp'nin bu işten nemalanma hevesini kendi olanakları dahilinde kırmış olan kişi.

    bu konudaki haber için: http://www.ntvmsnbc.com/news/471463.asp
  • fatoş güney, o geceyi anlatıyor.

    `http://t24.com.tr/…til-oldugu-geceyi-anlatti/113090`
  • yılmaz güney'in eşi ve büyük destekçisidir. sinema festivallerinde rastlamanız mümkündür. kalabalık içinde entellektüel duruşu ve farklı aurasıyla onu tanıyabilirsiniz. hdp'den parti meclisine katılarak güney'in bıraktığı yolda ilerlediğini kanıtlamıştır.
  • kulaktan dolma şeyleri anlatan kadın. konuşmasa daha iyidir.
  • bana nebahat çehre'den falandan filandan daha samimi gelen kadın, röportajlarına rastladığımda hep kocasının statüsünü, gücünü, adını kullanmadığını, kullanmayacağını söylüyor, hep kocası için onunla röportaj yapılıyor, haliyle hep röportajlarda yılmaz güney'den bahsediyor ve gerçekten adamcağızın statüsünden nemalanmıyor, o samimiyeti, sevgiyi, sadakati hissediyorsunuz. çok içten buluyorum kendisini.

    kgfhjjkbv bana neyse...
  • rahmetli yılmaz güneyin botokslu estetikli karısı. çok devrimci bir karakter gerçekten.
  • liseye giderken verilen bir ödev sonucu kitap fuarına gidip bir yazara kitabını imzalatıp daha sonra da kendisiyle röportaj yapmamız istenmişti, ben de fatoş güney'i bulmuştum fuarda. kitabını aldım, kendisiyle tanıştım ve imzalattım; daha sonra bir röportaj yapmak için de sözünü aldım. bu süreç boyunca oldukça nazik, alçakgönüllü ve samimi bir hanımefendi profili çizmişti.

    sonrasında eve geldim, evdekilere durumu anlattım. bizimkiler sağ/sol muhabbetleri ile zaten karışık olan okulu iyice karıştıracağımdan korkup bu röportajı yapmamamı istediler. böyle düşündüklerini ve gönülsüzlüklerini ortaya konup özgür bıraktılar.

    abim cezaevinden yeni çıkmıştı ve gerçekten okul sağ/sol muhabbetleri yüzünden genelde karışıktı. olabilecekleri enine boyuna düşündükten sonra röportajı yapmaktan vazgeçtim. bu anlamda bir pişmanlığım yok ama kendisiyle daha uzun süre sohbet etmek isterdim doğrusu.