1. ordu'nun ilçesi.
  2. ünye perşembe arasında yer alan , kadir inanır gibi güzide! bir kişiyi türk halkına hediye etmiş , onu senelerce özenle yetiştirmiş bağrından koparıp, göğsüne taş basıp genede onu milletine vermiş olan , eskiden daha çok yaşanan terör olaylarıyla akılda yer etmiş karadeniz sahil kasabası. çocukluğumun bir kısmının geçtiği , bütün sokakları denize çıkan ve sürekli deniz kokan ; anılarımda ki o yer .
  3. bir zamanlar fikri sönmez diye bir devrimciye evsahipliği yapmış, zamanında iktidar tarafından komunistlerin bölgesi olarak görüldüğü için saldırıya uğramış ordunun bi ilçesi..kurtarılmış bölge de denebilir. şimdi ne durumda acaba..
  4. 14 temmuz 1980'de nokta operasyonu ile dümdüz edilmiş ilçe. çünkü devlete ihtiyaç duymadan elbirliğiyle sokaklarını çamurdan temizleyebiliyor, su şebekeleri kuruyor, fındık kabuklarını yakacak olarak yoksullara bedava veriyor, şenlikler düzenliyor, kısacası yetkiyi belediye meclisi gibi bürokratik kurumların elinden alıp doğrudan halk komitelerine veriyor, böylece de devleti kıskandırmanın ötesinde korkutacak denli başarılı bir yerel yönetim deneyi sergiliyorlardı.
    (bkz: terzi fikri)
  5. dunyada bir cok universitede ders olarak okutulan bir deneyimdir fatsa.
    hem bir yerel yönetim deneyi, hem de hoşgörülü, özgürlükçü sosyalizm deneyi.

    her seyden önce 3 noktayı vurgulamak gerekiyor. birincisi, fatsa'ya yapılan nokta operasyonu'nda yüzlerce, binlerce gözaltı, cinayetler, iskenceler yaşanmıştır. ve bu işkencelere ortak olan yüzleri maskeli mhpli militanlar orduya yol göstermiş, fatsa halkı işkenceden geçirilmiştir. ikinci olarak bu operasyona sebep 2 astsubayın aslında kaçırılmadığı, 2 hayat kadınıyla alem yapmak için ortadan kayboldukları da sonra anlaşılmıştır. ama orduya devrimcileri ezmek için bir fırsat yaratmıştır bu durum. üçüncü olarak da fatsa'da dev yolcular vardı ve kuvvetliydi. ama fatsa'yı dev yolun kurtarılmış bölgesi ilan etmek, sagcı gazetelerin bir uydurmasıydı.

    terzi fikri fatsa'da secimi kazandıktan sonra (ki evet, o bir dev yolcuydu, tıpkı 12 eylül'den önce onbinlerce degil, yüzbinlerce insanın oldugu gibi) ilk iş olarak mahalle komitelerini örgütlemişti. bu mahalle komiteleri o zamanki direniş komiteleriyle karıştırılmamalı. mahalle komiteleri o mahallede yaşayan tüm insanların (tüm solcuların degil, tüm insanların) mahalleyle ilgili ortak kararlar almasını saglayan araclardı. ve fikri sönmez (bkz: terzi fikri) bu yontemlerle sözü, yetkiyi, kararı, iktidarı halka dagıttı. fatsa'da belediyeyle ilgili tüm kararlar komitelerde tartışılmaya ve buralarda alınmaya başladı. o zamanın ünlü deneyimlerinden biri de camura son kampanyasıydı. fatsa camurdan gecilmiyordu, ve mühendisler 4 yıllık bir projeden bahsediyorlardı. komiteler bu sorunun ortak bir çalışmayla çözülecegini saptadılar ve tüm fatsalılar bir haftada fatsa'yı camurdan temizleyip adam gibi yollara kavusturdular. hala da o yollar kullanılır. bu zorla yapılmamıstı. yöre insanı kendi yasam alanı hakkında kendi kararını vermisti ve bu yüzden gönüllü calısmıstı.
    ünlü bir fatsa senligi de anlatılır. basbakana, cumhurbaskanına da davetiye gitmisti, ama hala sagcı gazeteler, ülkenin tüm yöneticileri cagırılmasına ragmen bunu "dev yol senligi", "gizli komünist senligi" diye adlandırmıslardı.
    murat belgeli, can yücelli bir edebiyat toplantısına carsaflı köylü kadının, üniversiteli gencin, iscinin yan yana katılmasını da halkın yönetimi acıklar ancak.
    fatsa'da hava soldan eserdi, dogru. insanlar sorunlarını konusarak çözerler, kararları toplanarak alırlardı. fatsa özgürlükçü sosyalizmin bir örneğiydi, sosyalizmin sovyetler birligi olmadıgının, baska alternatiflerin bulundugunun bir kanıtıydı ve bu alternatifler iktidarı tehlikeye düşürüyordu zaten.
    o yıllar her yerde katliamlar vardı, corum'da, maras'ta fasistler yüzlerce insanı katlediyorlardı. oysa terzi fikrinin ve düsüncesinin var oldugu fatsa'da bir bucuk yılda nerdeyse hicbir suc islenmemisti. konusulabilen, anlasılabilen yerde nicin suc olsun ki? ama fatsalılar fatsa'dan cıktıktan sonra gittikleri her yerde, örnegin unye'de komünistler diye devamlı dayak yiyor, hakarete ugruyorlardı.
    corumdaki katliamlardan dikkati baska yere cekmek isteyen ve fatsa'nın ornek olmasından korkan iktidar mudahele edecegini belli ettigi zaman ap, chp ve hatta msp ilce baskanları ankara'ya telgraf cekip sacmalamamalarını, fatsa'da yanlış bir şey olmadığını anlatmışlardı ama nafile. insanları 12 eylülün provası bir 14 temmuz bekliyordu. hapisler, işkenceler, cezaevinde ölen bir terzi fikri

    konuyla ilgili ayrıntılı bilgi bir yerel yönetim deneyi adlı kitapta bulunabilir.
  6. nokta operasyonu sırasında yaklaşık binlerce kişinin gözaltına alınıp işkence gördüğü, 12 eylül'ün bütün şiddetini gösterdiği, 24 yıldır hala baskının sürdüğü bir yer olduğu için ne yazık ki artık solun kalesi olmayan yer.

fatsa hakkında bilgi verin