şükela:  tümü | bugün
  • fırsatçılıkla pek ilgisi yoktur.
    adalet kuramı çerçevesinde, toplumda ortalama mutluluğun maksimize edilmesinin en adil sistem olduğunu savunur. faydacılara göre, herkesin eşit derecede faydaya sahip olduğu sistemdense, bazılarının daha düşük bazılarının daha yüksek faydaya sahip olduğu ama toplam faydanın daha yüksek olduğu bir sistem, daha tercih edilir bir sistemdir.
  • (bkz: hedonizm)
  • hem antikçağın epikurosçuluğunun hem de aydınlanmanın natüralizminin mirasçısı olan doktrin
    (bkz: epikuros)
    (bkz: etik)
    (bkz: hukuk)
  • iktisatta azalan faydalar teoremi adinda bir teorem vardir. bu teori bir seyden edinilen faydanin o seyin miktari arttikça düsecegini söyler. iste faydacilik bunun üstüne kuruludur. bir sey ne kadar azsa o kadar yüksek fayda saglar, dolayisiyla insanlar devamli kendilerinde olmayan seylerin pesinde kosarlar. abazan erkek kiz pesinde kosar, fakir adam para pesinde kosar, çok çalisan zaman pesinde kosar, yaslandikça gençligin pesinde kosariz. hatta ölümsüzlügü arariz, sanat, edebiyat pesinde kosariz. bu nedenle faydacilik herkesin içinde olan birseydir. faydacilik özümüzde olandir. dünyanin dengesini saglar.
  • (bkz: pragmatizm)
  • locke liberalizmi ve bentham-mill* faydacılığı john stuart mill*'in zihninde kaynaşmadan önce, "eşit oy ilkesi" gibi hususlarda aynı endişeleri taşıdığı liberalizmle doğal haklara karşı çıktığı ölçüde zıtlaşmış, daha çok ahlak felsefesi üzerinde kümelenen bu zıtlaşmadan doğan zengin tartışma platformuyla da modern felsefeye çok şey katmış düşüncedir.
  • faydacılığa göre "iyi" insana en fazla fayda sağlayan şeydir. o halde ahlaken yanlış sayılan bir davranış kişisine fayda sağlayacaksa o davranış iyi ve doğru bir davranıştır. faydanın tam olarak belirlenememesi, kimin için fayda ve ne zaman faydanın oranının değişeceği gibi sorunlar faydacılığın dar sınırlarıdır.hazcılık ile bağlantısı mutluluk ve faydanın zevke dayandırılması sonucudur.
  • "yararcılık" sözcüğünün yozcası.