şükela:  tümü | bugün
  • fazil say sosyal medya hesabı ınstagram üzerinden, "sayın ince @vekilince yazdıklarımı lütfen okuyun" notuyla yazdığı bir görseli paylaşarak chp'nin cumhurbaşkanı adayı muharrem ince'ye önerilerde bulundu.

    "bu ülke bir bütün olsun, doğusunu batısını yadırgamayalım artık; uzak olmayalım, sorunumuz 'manevi uzaklık', siz bunu sağlayacaksınız, seçim ne olur bilmiyorum; ama bu yol iyi bir yoldur… biz arkasındayız" diyen fazıl say şunları yazdı:
    "bizlere umut oluyorsunuz; bunun bir numaralı sebebi eğitimle ilgili düşünceleriniz. yaratıcı eğitim, özgür eğitim, gerçek hayalleri olan gençler, çocuklar.. mesele budur. mesele tabuları aşmaktır. insanı insan kılmaktır, bu da, çocuklukta başlar. bakın; almanya, 2. dünya savaşı yenilgisinden sonra kurduğu ilk kurum nedir biliyor musunuz?— 'darmstadt modern müzik merkezi'. darmstadt küçük bir şehirdir, 'modern müzik' ise bir yüzyılın yarısına şekil veren sistem. yaratıcılık. sınırsız yaratıcılık. sayın ince; emin olun türkiye'nin çoğu bilim insanı sanat insanı arkanızdadır, size destek ve yardım vermeye hazırdır, bu destek parasal destek olmayabilir, olamaya da bilir, ama fikirsel destek, emek desteği, herkesin bildiği üzere çok daha büyüktür. dünyaya açılan türkiye, dünyayı anlamak isteyen türkiye istiyorsunuz, haklısınız, eksiğimiz budur, bu diyalogdur, bu 'başını kaldırıp etrafa bakma bilincidir', dünyayla artık küs bir duruma varmamızın sebebi de budur, iç çekişmelerimizin sebebi de budur, kıskançlıklarımızın sebebi bile budur, hepsinin sebebi bu tıkanıklıktır. dünyayı, insanı anlamalıyız, en azından öğrenmeye çalışmalıyız. felsefeniz doğrudur…
    'bu ülke bir bütün olsun, doğusunu batısını yadırgamayalım artık'
    türkiye'nin en ücra köşelerine bilim ve sanat enstitüleri, yaz festivalleri, sempozyumlar, workshoplar koyabilirsiniz; buna hasret bir toplum. hepimiz destek oluruz… ağrı'da astrofizik enstitüsü, van'da opera, sinop'da çağdaş kimya enstitüsü, bolu'da 'dünya müzikleri festivali doğu ve batı', malatya'da çağdaş sanat bienali, diyarbakır'da senfoni orkestrası, bingöl'de fizik enstitüsü, artvin'de kısa film festivali, kütahya'da doğu batı felsefesi günleri, yozgat'da gençlik korosu, denizli'de piyano festivali, kars'da dünya etnik müzikleri festivali; emin olun bunların hiç biri uzak değil; daha nicesi, yüzlercesi uzak değil; bu ülke bir bütün olsun, doğusunu batısını yadırgamayalım artık; uzak olmayalım, sorunumuz 'manevi uzaklık', siz bunu sağlayacaksınız, seçim ne olur bilmiyorum; ama bu yol iyi bir yoldur… biz arkasındayız. tüm dünya da destekler bunu… dış politikanın özü de budur, "anlamak" gerek, anlayan kavga etmez…daha yazacağım#fazilsay #muharremince @vekilince"

    https://tr.sputniknews.com/…ay-muharrem-ince-mesaj/
  • arabesk muzik dinleyenlere ve bu sanatı icra edenlere yavşak diyen, insanları etiketleyip hakaretler eden sanatçı olduğunu sanan şahsın yazdığı mektup.
    şöyle bir göz gezdirdim. özgürlük kardeşlik, manevi gelişim, doğunun ve batının yargılanmamasından falan bahsetmiş. atatürk'ün ismi geçmemiş olması şaşırtıcı. sonuç olarak: samimi bulmuyorum...

    biz türk toplumunun en büyük sorunlarından birisi: geçmişi hemen unutup, geleceği sıfırdan yaşıyor olmamız. aslında tarih hep tekerrür.
    edit: entry me cevaben yazılmış entry sahipleri! gerçekten acınası haldesiniz. dünya sanatçısıymış. tutarsızlığı görmemeniz sizin probleminiz fakat bunu genele yaymaya çalışıp virüs gibi bulaştırmaya çalışmanız ve sonucunda kısmen başarılı olmanız ise onaylayanların ayıbı.
    aslında neye hizmet ettiğiniz çok belli. güzel ülkemin faydasına ne varsa karşısında duruyor, zararına ne varsa destek çıkıyorsunuz. aydınlığa çıkmakmış... asıl hedefiniz karanlık...

    edit 2: bir kaç ifade aşırı sert olmuş. ayrıca (bkz: orhan pamuk)
    bonus : (bkz: turk halkinin arabesk yavsakligindan utaniyorum)
  • bu yazıyı arabeskten girip atatürk'e bağlamak büyük başarı gerçekten.
    gayet güzel bir mektuptur, düşünmesi bile hoşuma gitti.
  • türkiye'nin yetiştirdiği en yetenekli sanatçılardan birinin muharrem ince'nin cumhurbaşkanlığına aday olması ve bu süreçte sergilediği başarılı performans ile yeşeren umutlarını kağıda döktüğü mektuptur.

    maalesef ki toplumumuzun en büyük problemlerinden biri de cehalet ve cehaletten kaynaklanan sınırsız özgüvendir. fazıl say gibi dünya çapında bir değerimize sahip çıkmak yerine "sanatçı olduğunu sanan şahıs" gibi ifadeler kullanmak hep bu temelsiz özgüvenden kaynaklanmaktadır. alişan, ibrahim tatlıses, demet akalın gibi "sanatçılar" devletin en üst kademesinde onore edilip saygı görürken, uluslararası kabul görmüş tanımı ile sanatçı olan fazıl say gibi isimler muhalif kimlikleri nedeniyle aşağılanmakta ve binbir çeşit iftiraya maruz kalmaktadır.

    önümüzdeki dönemde, sn. ince'nin başkanlığında inşallah bu cehalet batağından kurtulacak güzel ülkemiz. eğitimli insanlar daha özgüvenli olarak fikirlerini ifade ederken, çeşitli nedenlerle cahil bırakılmış insanlarımız da kıraathanelerde değil, okullarda eğitim görerek yenecek bu cehaletini ve kültür yoksunluğunu.
  • başıma bir iş gelmeyecekse samimiyetsiz bulduğum mektuptur.
  • helal olsun, ben destekliyorum. neden bizim ülkemiz ileri gitmesin. cevher lazimsa o cevher var. hepimiz biliyoruz. tek ihtiyacimiz olan kendimize güven. ögrenilmis caresizligimizden siyrilmamiz gerekiyor.
  • yavuz bingöl, uğur ışılak, sibel can, meğri tatlses gibi sanatçımsılar destek olacağına fazıl say gibi bir sanatçı destek olsun bir cumhurbaşkanı adayına.

    kaliteli ve güzel, umut dolu mektuptur.
  • günümüz türkiye'sinde gerçekten müzik üretebilen, çok saygın bir sanatçının mektubu. o kadar güzel şeyler yazmış ki, toplumu gözümün önüne getirince "tövbe estağfurullah" diyip yüzüme tokat atasım geldi. "yozgat'ta gençlik korosu" güzel fikir ama sanırım anadolu'yu tanımıyor fazıl bey. eski normal toplum yok artık. ayaklar saç oldu. toplumun takdir ettiği şeyler tepetaklak oldu. kötülük, cahillik, yalan, iltimas erdem sayılıyor. evet gelecek nesle insana yakışır eğitim verilirse bu mektuptaki dilekler hayal olmaz. yakın gelecekte gerçekleşebilir. ne var ki eğitim şu anda her zamankinden ve her alandakinden çok daha berbat durumda. ümit yok. a hbr, kanal 24, ülke tv bağımlısı; kekle, çayla, kıraathanede yatıp yuvarlanmayla avunan ve "dolar bin lira da olsa umrumuzda değil. bizim dolarla işimiz yok" diye hönküren bir kitle oldu sözkonusu toplum. bence ütopik olmuş.
  • gayet samimi ve seviyeli bir üslupla, umut verici tavsiyeler olmuş.

    kula kulluk ederek methiyeler düzüp şarkılar besteleyen sanatçı ! larla karıştırmayalım.