şükela:  tümü | bugün
  • bir emir cümlesidir, aynı zamanda slogandır. olayların, duyguların, olguların içine çok fazla dalıp oralarda bir yerlerde kaybolunmaması gerektiğini savunur. insan günlük hayatta ne kadar çok düşünürse, ne kadar ince davranmak isterse karşılıklardan etkilenme katsayısı da o kadar yüksek olur. fazla düşünmemek kanalları tamamen kapatmak değil, derinlemesine düşünme aktivitesini bilinçli bir şekilde yapmaktır. fazla düşünmeyen insan daha rahattır, daha neşelidir.*
  • bunun bir değişik modeli de "beklenti oluşturma"dır. (bkz: beklentileri azaltarak yaşamak)
  • din konusunda fazla düşünürsen kafayı yersin derlerdi biz çocukken hacı amcalarımız

    herşeyi çift yaratmış allah, e hal böyleyken dinen herşeyin karşılığı ezoterizmde de olabiliyor ve bir şekilde az/çok bilgin de varsa seni yanlış yola sürükleyebilir, yarı yolda yolu şaşırabilirsin. unutma herşeyi bilemezsin bütün bunların üzerine birileri tuzak kurmuş da olabilir. herşey olabilir.

    o yüzden hacı amcalar haklı sanırım, falza düşünmeyin kafayı yersiniz
  • en uyuz olduğum cümlelerden biri. ulan beyin bu beyin. yorulmak için var bu beyim. düşün gittiği yere kadar düşün. iki satır okuyup gözleri kanayanlar var. iki laf dinleyip beyinleri yananlar var. size hakaret edeceğim de tavşana gülle atılmaz. boşa gitmesin hakaret.
  • takma abi kafaya en iyisi takmamaktır alternatifidir ve hiç bir boka yaramayan, derde deva olmayan kelimelerdir.
  • "gittiği yere kadar düşün" demiş bir suser.

    zaten yüzlerce yıl önce bunu yapan, düşünmeyi hayat gayesi haline getirmiş bilge kişiler vardıkları son noktada "fazla düşünmeyin" diye öğüt vermişler insanlara. çünkü bu denli düşünmekle hiçbir şey olmuyor.

    vaiz buna "rüzgarı kovalamak" diyor mesela.

    ve özdeyişlerden biri de şöyle: "çok düş, çok tasa doğurur".
    -
    hayatta en büyük pişmanlıklarımdan biri, kalbimi mühürleyip aklımın kölesi olmuş olmamdır. evet kölesi... düşünce krizi gibi tarafi pek mümkün olmayan hallerin içine girip zihnimin sınırlarını zorlayacak ve kontrolü kaybedecek kadar köle olmak. bu hiçbir şey kazandırmadı bana. aksine inancımı, yaşam enerjimi, arzularımı, sevgimi, ruhumu aldı götürdü ve sırf efendi ilan ettiğim zekama toz kondurmamak uğruna, beni sevenlerin safiyetini kaybettim. kısacık hayatımızda yapılabilecek en büyük aptallıklardan biridir çok düşünmek. elbette kimse kandıramıyor seni, leb demeden anlıyorsun leblebiyi, birkaç hamle sonrasını görüyorsun, mükemmel kararlar veriyorsun fakat bazen inanç akıldan üstün geliyor. çünkü insan her şeyi bilemez ve aciz zihniyle bunu yapmaya gayret ederse -eylemleri doğruya yakın bile olsa- kalp kırmaktan kaçamaz ve hem kendisini hem de onu seven diğerlerini -istemeden de olsa- yanlışa sürükler.

    fazla düşünmekten ziyade sezgisel bir inanç ile eyleme geçmek veya eylemsizlik daha güzel olacaktır.