şükela:  tümü | bugün
  • ing. bıkmak usanmak manasına gelen kelime, "with" article ı alır.
  • (bkz: fedex)
  • outkast'in speakerboxxx albümündeki ghetto musick adlı şarkının klibinde esasoğlan big boi'un çalıştığı kargo şirketinin adı, fedex'in yamultulmuş halidir.
  • benzer anlama gelen bir diğeri ise (bkz: enough is enough)
  • bogazina kadar tikanmis olup kusmak, kurtulmak isteme hali. "yeter ulan!" hali. "bitse de gitsek" hali. "bir siktir git" hali. vs vs
  • ilk trailer'ı yayınlanan belgesel. amerikan yiyecek endüstrisinin insan sağlığı üzerindeki etkisinden ve bununla ilgili regulasyon çarpıklıklarından bahsedecek.
  • gıda endüstrisi üzerine bir belgesel, tam canan karatay'lık:

    http://www.imdb.com/title/tt2381335/?ref_=nv_sr_1
  • geçen hafta izlediğim, bünyedeki paranoya güdüsüne tavan yaptırmış belgesel.

    bu hafta içerisinde 2 kere market alışverişine çıktım ve normalde ortalama 10-15 dakika süren alışverişlerim şu son iki seferdir 45 dakikayı aştı.

    reduced fat, low-calorie, no-calorie falan hikayeymiş ya lan. aynı ürünün diyet olarak satılan versiyonlarındaki şeker oranları resmen iki kat daha fazla.

    belgesel şeker konusunda epey uyarılarda bulunuyordu zaten de, insan gözüyle görmeden pek tatmin olamıyor işte.
  • klasik amerikan titre ve kendine gel temalı belgesellerden biri sanıp izlemeye başladığım ama bütün ön yargılarımı yutup sonuna kadar seyrettiğim belgesel. malum ortamlardan kendisine ulaşmak gayet mümkün, o yüzden herkese tavsiye ederim.

    öncelikle belgeselin verdiği en önemli mesaj şu:

    "yıllarca şişmanlara az ye çok hareket et dediniz ama hepiniz haksızsınız ibneler"

    belgesel çok yemenin ve hareketsiz yaşamanın obezitenin bir nedeni değil bir sonucu olduğunu ve obeziteyle mücadelede bu argümanı kullanmanın çok cahilce olduğunu anlatıyor.

    belgeselden çok hoşuma giden bir kesit: (13-14 yaşlarında yaklaşık 120 kilolik bir ergen azmanı konuşuyor)

    "insanlar obezlerin suçlu olduğunu düşünüyorlar ama obezitenin bir bağımlılık olduğunun farkında değiller. bir alkolik ya da uyuşturucu bağımlısı olduğunuzu ve bütün reklam panolarında içki ve uyuşturucu reklamları döndüğünü hatta ve hatta okul kafeteryasında bile bunların kolaylıkla temin edilebileceğini düşünün. şimdi bağımlılıktan kurtulmak daha zor hale geldi değil mi?"

    başka bir önemli nokta ise üzerinde "yağsız, diyet, kalorisiz vırt, zırt" yazan şeylere tamah edilmemesi gerektiği. şekerine bak kardeşim ne kadar şeker var diyor adamlar. tabi ki haklılar da. bu arada şeker diye bakıp bir şey görememe ihtimaliniz çok yüksek çünkü götverenler şeker yerine yazılabilecek bütün kimyasal isimleri yazmayı tercih ediyorlar.

    belgeselin sonuç kısmı nispeten tahmin edilebilir şekilde: "kahrolsun bağzı lobiler"

    1970'lerden beri hızlı tüketim devlerine karşı ne kadar aksiyon alınmaya çalışıldıysa hepsinin başarısız olduğu görülüyor. coca-cola, pepsi ve kraft gibi her bokun altında etiketi olan devler sayesinde boktan yeme alışkanlıkları bütün dünyayı sarmış durumda. bizde durum bir 10 sene kadar geriden geliyor ama daha bugünden izlerini görmek mümkün. çok uzaklara değil sokakta etrafınıza bakın, patso + kola + mısır şuruplu çıtır çerezle beslenen ergenlerin ne kadar şekilsiz büyüdüğünü göreceksiniz.

    entrymi bitirirken başta gazlı içecekler, hamburger ve pizza gibi sikimsonik şeylerden mümkün mertebe uzak durmanızı ve şeker içerme ihtimali olmayan, işlem görmemiş gıdalarla beslenmenizi tüm türk analarından niyaz eyliyorum.
  • enfes bir belgesel,

    spoiler-

    özellikle o tombik kiz her agladiginda icim parcalandi lan ama anlamadigim sey su, kiz agliyor ayh ne zor falan diye ama hamburgerleri löpür löpür götürüyor, lan biz diyet yapsak kac tane yumurta yiyebiliriz doktor hanim diye icimiz icimizi yiyor
    ve diger elemanlarda da ayni sorun, lan normal gida bile degil fast food ile zayiflamayi hayal ediyorlar, halbuki amerikasin lan sen, bunu da mi bilmiyorsun, ögretmiyorlar,

    burdan itibaren izledikce notlari yaziyorum:
    -ah joe yaktin icimi, joe un babasini anliyorum, ameliyata sokarken cocuga bakmadi ve gitmedi, o son bakis olabilir diye sanirim, üzücü,
    -tüm tofilerin de allah belasini vermesin,
    -ayrica seker lobisi cok bencilsin,
    -lan bu amerikan okullari restoran gibi, ne ararsan var,
    -senatör tomcugumun da dedigi gibi, ulan hic utanmaniz yok mu, hic mi ben yanlis birsey yapiyorum demiyorsunuz?,
    -bu shelleyin tipi zaten gicik,
    -yaw aglatmayin su tombik kizi, icim kiyiliyor her defasinda,
    -aileye bak lan komple iki insan cikarttilar kilolarindan, demek ki isteyince oluyor,
    ..ulan brady iki saniye önce seni övdüm, kilolarinin hepsini geri almak ne lan dingil,
    spoiler-

    yarin ehliyete yaziliyorum, 15 yasindaki cocuk araba sürüyor,

    tüketiciyi bilinclendirin bilgilere veriyor, mesela low fat aldiginzi birseye iki kat seker koyup ayni zararli hale getiriyorlar, yani yag gidiyor ama seker geliyor ki seker daha zararli olabiliyor,
    izleyin cok faydali ve ilgi cekici, sikmiyor. (fark ettiyseniz türkce karakterlerle yazmiyorum, son kelime de yanlis anlama olmasin, döverim)