şükela:  tümü | bugün
  • yaptığınız fedakarlıklar göreviniz gibi görülmeye başlandığında enayilik sınıfına girmiştir.
  • olsa olsa alt küme çizgisidir.

    fedakarlık enayiliğin alt kümesidir. çünkü fedakarlıkta olan her eleman enayilikte de vardı.

    dolayısıyla her fedakarlık bir noktada enayiliktir de ama her enayilik bir fedakarlık değildir.
  • fedakarlık ne kadar yapılırsa yapılsın ve sonucu ne olursa olsun yapan kişi için hep fedakarlık olarak kalacaktır kalbinin bir köşesinde. dolayısıyla enayilik sadece şerefsizlerin bu duruma bakış açısıdır, karşı tarafın dangalak çıkmasıdır. fedakarlık cesaret ister. ötesi yok!
  • sessiz, biraz düşünceli, susan insanın her seferinde enayilik tarafına düştüğü sınır çizgisi.

    çünkü o susar... sesini yükseltmez. bekler ki insanlar kendi kendine bir şeylerin farkına varıp düzeltsinler. çünkü ancak kendiliğinden gelişen farkındalık kalıcı olabilir. aksi sadece düzeltilen hatalar olarak kalır. bu uğurda kendinden bir takım fedakarlıklar yapar. aldırış etmez... görmezden gelir.

    ne gariptir ki bunları yapan insanla hayatta hep ezilen başarılı olamayan insan da aynı kişidir. hep pasif kalır hayattaki rolü hep çalınır.

    ve merhaba o kişi benim.
  • hiçbir fedakarlık ya da iyiliğin eneyılık olmadığını bilenler için oldukça kalın bir çizgidir. aslında, kişi en nihayetinde her şeyi kendisi için yapar.
  • deger verdigin kisiye karsi yapilan ilk bir kac iyilik fedekarlik diye adlandirilirken, surekli bunu sizden talep etmesi ve bunu sizin yapiyor olmaniz ise enayiliktir. bu durumda cok sevsen bile surekli iyiligi hakeden hic kimse yoktur sonucu cikarilabilir. *
  • fedakarlık diye yaptığınız iyiliklerin enayilik olduğunu sonradan anlarsınız.
  • birinden haz alırken diğerinde kendini kullanılmış hissedersin. o ince çizgi hissayattır.
  • iyi örtülmüş kibir'in perdeleyebildiği şeffaf çizgidir.
  • çoğunlukla bir randıman tutturamadığım çizgidir. enayiliğe çekiyor.